YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/331
KARAR NO : 2023/873
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
Taraflar arasındaki paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 08.09.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 21 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 10 No.lu binanın babaları İlyas’a ait iken vefatı ile taraflara kaldığını, binada babalarına ait 3 adet mesken mevcut iken davalıların bu binayı kullandıklarını ve müvekkiline kullandırmadıklarını belirterek, dava konusu taşınmaza elatmanın önlenmesi ile geriye dönük 5 yıllık kira bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalılar vekili; müvekkillerinin yurt dışında ikamet ettiklerini, dava konusu taşınmazda yılın en fazla bir ayı kaldıklarını, dava konusu taşınmazın babaları İlyas tarafından değil de davalı … tarafından yaptırıldığını, müvekkillerinden Raif’in dava konusu taşınmazdaki daire anahtarlarından birini davalı …’e diğerini davacıya verdiğini, taşınmazdaki 3 dairenin kullanılmadığını, davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli 2018/277 E. 2021/293 K. Sayılı karar ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
IV.İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde;
1. Mahkeme kararının gerekçesi ile dosya delillerinin uyumlu olmadığını,
2. Tanık beyanları dikkate alındığında müvekkiline muristen kalan taşınmazın kullandırılmadığının sabit olduğunu, davalıların kendisine anahtar da vermediğini,
3. Taşınmazda müvekkilinin mirastan gelen payının kullandırılmadığı, taşınmazın tamamının davalılar tarafından kullanıldığı sabit olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 28.06.2022 tarihli 2021/2006 E. ve 2022/99 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olmak üzere karar vermiştir.
V. TEMYİZ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin Kesin Kararına Karşı Temyiz Talebinde Bulunanlar
Davacı vekili Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin yukarı tarih ve sayısı belirtilen kararını temyiz etmiş olup, temyiz dilekçesinde;
1. Keşif ve tanık beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın davalıların kullanımında olduğu, davacının kullanımının olmadığının anlaşılacağını,
2. Keşif ve bilirkişi raporları ile dava değerinin ecrimisil yönünden 13.749,08 TL olduğu, elatmanın önlenmesi yönünden de 352.817,00 TL olduğunu, bu nedenle burada bölge adliye mahkemesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Temyiz Talebini Değerlendirmesine İlişkin Kararı
Davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 08.09.2022 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusunun dava değeri itibariyle kesin olarak karar verildiğinden HMK’nın 366. maddesinin yollaması ile HMK’nın 346 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi Temyiz Talebinin Reddi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı temyiz etmiştir.
4.Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Keşif ve tanık beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın davalıların kullanımında olduğu, davacının kullanımının olmadığının anlaşılacağını,
2. Keşif ve bilirkişi raporları ile dava değerinin ecrimisil yönünden 13.749,08 TL olduğu, elatmanın önlenmesi yönünden de 352.817,00 TL olduğunu, bu nedenle burada bölge adliye mahkemesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
5.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince verilen davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair kesin kararının temyize tabi olup olmadığı ile paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilen davada verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1 ve 362/1-a maddeleri
3.Değerlendirme
1. İlk derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair kesin olmak üzere karar vermiştir. İstinaf itirazları esastan reddedilen davacı vekili, temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 08.09.2022 tarihli ek karar ile temyiz başvurusunun reddine karar vermiş, bu ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 08.09.2022 tarihli ek kararında, yerel mahkeme kararının dava değeri itibariyle kesin olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 366 ıncı maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanunun 346 maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar vermiş ise de, el atılan taşınmazın değeri ile birlikte ecrimisil değeri dikkate alındığında bu karar davacı yönünden temyizi kabil nitelikte olup davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi’nin ek kararı kaldırılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2. İşin esası yönünden yapılan incelemede; belirtilmelidir ki, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16 ıncı maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur. Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30 uncu ve 32 inci maddelerinde hükme bağlamıştır. Somut olayda, mahkemece fen ve inşaat bilirkişileri ile birlikte 27.09.2019 tarihinde yapılan keşif sonrası sunulan bilirkişi raporlarında dava konusu el atılan taşınmazın değeri 352.817,00 TL olarak tespit edilmiş ise de eksik harç bu değer üzerinden tamamlatılmadan karar verilmiştir. Mahkemece bakiye harcın tahsil edildikten sonra işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.