YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8662
KARAR NO : 2023/1610
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin taliki veya iptali davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle icra emrinin davacılar yönünden iptaline, karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular dava dilekçesinde; Alacaklı bankanın gönderdiği ihtarnamedeki borç miktarına ve hesap özetine itiraz edildiğini, ilam hükmünde olan ipotek sözleşmesi bedeli olan 120.000,00 TL bedel alacak için yapılması gerekeceği diğer alacaklar için ise ayrı bir takip yapılması gerekeceğini beyanla davalarının kabulü ile takibin ve ödeme emrinin iptaline, yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; alacak yönünden icra takibinin aşamalarının eksiksiz olarak ve usulüne uygun olarak işlemler ile yürütüldüğünü beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ipotek borçlusuna, icra emri gönderilebilmesi için alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerektiği, bu hususun kamu düzeninden ve takip şartı olduğu; alacaklı tarafından ipotek maliki muris Hasan … SİVİŞ’e 02.10.2015 tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiği anlaşılmışsa da davacı mirasçılar adına düzenlenmiş bir hesap kat ihtarının taraflarına tebliğ edilmediği, taraflarına hesap kat ihtarı tebliğ edilmeden mirasçılar aleyhine takibe geçildiği, takip şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle icra emrinin davacılar yönünden iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlular istinaf başvuru dilekçesinde; takibin iptaline karar verilmesi gerektiği halde icra emrinin iptaline karar verildiğini, ayrıca ipotekle ilgisi olmayan üçüncü kişi ve şirketlerin borçlu olarak gösterilmesinin de takibin iptali sebebi olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı banka tarafından, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermeyen limit ipoteğine dayalı olarak borçluya usulüne uygun ihtarname tebliği sağlanmadan, borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamaz ve borçlulara örnek 6 icra emri gönderilemez ise de, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermemesinin, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel olmadığı, bu sebeple davacılara hesap kat ihtarının gönderilmemesi takibin iptali sebebi olmadığı, mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde ileri sürmediği hususların istinaf aşamasında dinlenmesi mümkün olmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde olmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlular temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ve ipotek edilen taşınmaz ile bir ilgileri olmayan 3. kişi ve şirketlerin ipoteğin paraya çevrilmesi talepli örnek 6 ödeme emrinde borçlu olarak gösterilmeleri takibin iptali sebebi olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 150/ı. maddesi
3. Değerlendirme
İİK’nın 150/ı maddesinde “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar” hükmü yer almaktadır.
İİK’nın 149/1 maddesinde “İcra memuru, … borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.” hükmü yer almaktadır.
İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK’nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için TMK’nın 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması TMK’nın 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.
Somut olayda, alacaklı banka tarafından şikayetçi ipotekli taşınmaz malikleri murisi ve dava dışı asıl borçlu şirket hakkında Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan sorumlu olunan tutarın tahsili amacıyla limit ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, asıl borçlu ile birlikte şikayetçi ipotekli taşınmaz malikleri murisine hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği, murisin mirasçılarına yeniden hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmesi gerekmediğinden, şikayetçi borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılmasında bir engel yoktur.
Öte yandan, şikayete konu takip limit ipoteğine dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibidir. Şikayetçi sair şikayetlerin yanında limit ipoteğinde yazılı miktar kadar sorumlu olduğunu, takip talebinde limitin aşıldığını belirtmiştir. Bu husus kamu düzenine de ilişkin olup süresiz şikayete tabidir. Şikayetçinin şikayetinin bu yönüyle kabul edilerek ipotek limitini aşan kısım için takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.