YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5998
KARAR NO : 2008/9804
KARAR TARİHİ : 03.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, … … mirasçıları, … … mirasçıları ile … … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 24.06.2005 tarihli dilekçesiyle, … Köyü (Mahallesi) 25692 ada 2 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen … kadastro sınırları içerisindeyken, 1988 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına … sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen … sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan 1970 yılında yapılan genel kadastro sırasında tapu kaydı ile gerçek kişiler adına tesbiti kesinleşen taşınmazın ifrazıyla dava konusu parselin payları oranında Hazine ile davalı gerçek kişi adına tapu kaydı oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki bir kısım davalılar ile bir kısım davalılar murisleri adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli parselin … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 10.12.2007 tarihli krokide (A) ile gösterilen 906 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 397 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Hüküm (B) bölümü yönünden Hazine, (A) bölümü yönünden de … … mirasçıları, … … mirasçıları ile … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen … kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına … sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen … kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı … kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması (bu uygulama idare mahkemesince iptal edilmiştir.) ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 1303 m2 yüzölçümünde tapuda paylı olarak … oğlu … …, … oğlu … … ve … oğlu … … … adlarına kayıtlı olan çekişmeli parsel, genel kadastroda Haziran 1930 tarih ve 17 sıra numaralı tapu kaydıyla … … adına tesbiti itirazsız kesinleşen 17950 m2 yüzölçümündeki … köyü 78 sayılı parsel ile genel kadastroda 1947 yılı … kadastro sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilen 364 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre
tevhit ve ifrazıyla oluşmuş, genel kadastroda belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … mirasçıları …, … …, … ve … … adlarına tesbit edilip, … Yönetimin açtığı kadastro tesbitine itiraz davasının reddine ilişkin Tapulama Mahkemesinin 12.02.1986 gün ve 1981/597-83 sayılı kararının kesinleşmesiyle tesbit gibi tescil edilen … köyü 25 sayılı parseldeki payları nedeniyle … …, … … ve … … … adlarına kayıt edilmiştir.
Kesinleşmiş … kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman … bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen … kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan … tefrik komisyonunca, … makisi olarak tesbit edildiği, 1976 yılında … Yönetimi tarafından, makiye ayırma işlemine değer verilmeyip, … kadastro sınırı içinde kalmaya devam ettiği kabul edilerek, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına … sınırları dışına çıkartıldığı ancak, … Yönetiminin açtığı dava sonunda, bu işlemin … İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararıyla, taşınmazın … sayılan yerlerden olduğu ve bu niteliğinin yitirmediği belirlenerek, makiye ayırma işlemine değer verilmeden … rejimi dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, kararın Danıştay tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, daha sonra, 1989 yılında 3373 sayılı yasa döneminde yapılıp kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması sırasında, yine makiye ayırma işlemine değer verilmeden, taşınmazın 1947 yılında kesinleşen … sınırları içinde aplike edildikten sonra 3302 sayılı yasayla değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması soncu, Hazine adına … sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiği belirlenmiştir.
1. … köyünde 1952 yılında çalışan I numaralı makiye ayırma komisyonu, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için … tevzi işlemleri de yapılmadığı, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan … tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilip, davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulmuş tapu kaydının bulunmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak makiye ayrılan taşınmazların, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla … sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği 1989 yılına kadar hukuken … olduğunun kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 5653 Sayılı Yasanın 4. maddesindeki “Bu yasa yayımı tarihinde yürürlüğe girer” hükmü gereğince, yasanın geriye yürümeyeceği, bu nedenle 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesinin de, yasanın yürürlük tarihinden sonra yapılacak … kadastro işlemlerinde uygulanması gerekeceği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre … kadastrosu yapılan ve kesinleşen ormanların tümünün, tahdit tutanakları ile birlikte 1/10.000 ölçeği ile düzenlenen haritaları bulunduğu halde, yönetmeliğin hiç bir maddesinde … komisyonlarının belirleyeceği makilik sahaların, … kadastro (tahdit) haritaları üzerinde gösterileceği konusunda hiçbir hüküm bulunmadığı, bu yerlerin askeri haritalar üzerinde gösterileceğinin belirtildiği, 5653 Sayılı Yasanın yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükmü ile yönetmeliğin yukarıda yazılı hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinde, … belirleme komisyonlarının … kadastrosu (tahdidi) yapılmamış yerlerde çalışacağının açıkça anlaşıldığı, Anayasa Mahkemesinin 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45. maddesinin iptali konusunda verdiği 01.06.1988 gün 1987/31-13
ve 14.03.1989 gün 1988/35-13 ve 13.06.1989 gün 1989/7-25 sayılı kararlarında ve bir çok ilgili Yargıtay Daire Kararları ve H.G.K. kararlarında açıklandığı gibi, kesinleşen … kadastro sınırları içindeki yerler için genel kadastro yoluyla yada ihdasen oluşturulan tapu kayıtlarının hukuki değerinin bulunmadığı, kesinleşen … kadastro sınırları içinde kalan tapu kayıtlarının yasal değerini yitireceği, (HG.K. 1978/778 Sayılı kararı, Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan H.G.K.’nun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19-97 sayılı kararı) doğal olarak böyle bir yerde zilyetliğe değer verilmesinin de düşünülemeyeceği, gerek 3116 Sayılı ve gerekse 5653 Sayılı Yasada ve bu yasa gereğince çıkartıldığı kabul edilen yönetmelikte, makiye ayırma işleminin … rejimi dışına çıkarma işlemi, ya da kesinleşen … sınırını daraltma ve değiştirme işlemi olduğu veya olacağı konusunda da hiç bir hüküm bulunmadığı, kesinleşen … sınırı içinde kalan yerlerin niteliği ister tapulu tarla olsun, ister makilik olsun, isterse … içi boşluk, çayırlık olsun, o taşınmaz, 1961 Anayasasının 131/2 ve 1982 Anayasasının 169/2. Maddesindeki “Devlet Ormanları zamanaşımı ile mülk edinilemez” hükmü gereği ve … mülkiyet hukuku ve … ceza hukuku yönünden … sayılan yer olduğu, kesinleşen … kadastrosunun, 3116 Sayılı Yasanın 13 veya 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesinin emredici hükmü gereğince tapuya tescil edilip edilmediğine bakmadan [Medeni Yasanın 715 (E.641) Maddesi hükmüne göre “…yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tarrufu altındadır…. yararı kamuya ait … yerler , kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiç bir şekilde özel mülkiyete konu olamaz” ve yine 999 (E.912) Maddesi gereğince “Özel mülkiyete tabi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir ayni hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz” kesinleşen … kadastrosu sınırı içinde kalan taşınmaz parçası hukuken kamu malı … sayılan yer olduğu ve tapu kütüğüne tescil edilmemiş olması taşınmazın hukuken … olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve kesinleşen … kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kayıtları yasal değerini yitireceğinden] sadece … kadastro harita ve tutanakları uygulanıp, o yerin … sayılan yerlerden olup olmadığının tesbit edileceği, H.G.K.’nun 1998/903 Sayılı kararında açıklandığı gibi … sınırlaması kesinleşen yerlerde bir yerin … sayılan yer olup olmadığının sınırlama harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirleneceği, makiye ayrılmakla o yerin … kadastro sınırları dışına çıkartılmış kabul edilmeyeceği, bu güne kadar Ceza mahkemelerinin ve Yargıtay’ın uygulamasının bu şekilde olduğu, 5653 Sayılı Yasanın, 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı … Yasasının 117. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, 5653 Sayılı Yasanın 1/e maddesine paralel nitelikte hüküm getiren, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi uyarınca, … Genel Müdürlüğünün 24.12.1959 ve şb 2.2802-1 sayılı teklifi ve Bakanlık makamının 24.12.1965 günlü oluru ile yürürlüğe giren Funda ve Makilik Sahaların Tespitine Ait Talimatnameyle, 17.08.1950 tarih ve 2.Şb 9857-203 sayılı tamimle yayınlanan … Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırdığı, buna rağmen … Yönetmeliği dayanak gösterilerek 24.12.1965 tarihine kadar ve yine bu tarihten sonra da … Talimatnamesi dayanak gösterilerek makiye ayırma çalışmalarının yapıldığı, 3116 sayılı yasanın 7. maddesi … kadastro komisyonlarının yaptıkları … kadastro işlemlerinin, 6831 sayılı yasanın 11. maddesinde … kadastrosu ve … rejimi dışına çıkarma (2/B) işlemleri sonuçlarının ilan edileceğini ve itiraz süresi içinde itiraz edilmez ve dava açılmaz ise işlemlerin kesinleşeceğini bildiriliği, yasalar ile bu konuda çıkartılan yönetmeliklerde de ilan süresi ile nerede? Ne kadar ? süre ile yapılacağı, ilandan sonra kimler tarafından nasıl itiraz edileceği, itirazın nasıl inceleneceği, davanın kimler tarafından hangi mahkemeye açılacağı konularının ayrıntılarıyla düzenlendiği, 2613, 5602, 766 ve 3402 sayılı kadastro yasaları ve bu yasalar gereği çıkartılan yönetmeliklerde de, bu konularda açıklayıcı ve emredici, hükümler bulunduğu halde, gerek 08.09.1956 tarihinden önce ve gerekse bu tarihten sonra yapılan makiye ayırma çalışmalarının hiçbiri ilan edilmemiş olduğu gibi yasa, yönetmelik ve talimatnamede, yapılan çalışmanın yerindeliğinin, hangi makam tarafından incelenip denetleneceği ve onanacağı konularında da hiçbir hüküm bulunmadığından makiye ayırma çalışmalarının … İdaresinin bir iç işi olduğu, … rejimi yada … sınırı dışına
çıkarma işlemi olmadığı, yapılan işlemin her zaman iptal edilebileceği, ya da yeniden yapılacak bir … kadastro çalışmasında makiye ayrılan yerlerin … kadastro sınırı içine alınabileceği, makiye ayrılmakla birlikte o taşınmazın hukuken … olmaya ve kesinleşen … kadastro sınırı içinde kalmaya devam ettiği, çünkü, “… niteliğini kaybetme nedeniyle … rejimi dışına çıkarma” kavramının 1961 Anayasasının 131. Maddesinin, 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmesinden sonra hukukumuzda yer aldığı ve Anayasanın bu maddesinin değiştirilmesinden sonra 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi değiştirilerek “bilim ve … bakımından … niteliğini yitirme” nedeniyle … rejimi dışına çıkartma işleminin … kadastro komisyonları tarafından yapılmaya başlanıldığı ve kesinleşen … sınırları içinde iken makiye ayrılan yerlerin kesinleşen … kadastro sınırları içinde kalmaya devam ettiği kabul edilerek somut olayda olduğu gibi 2/B madde uygulamasıyla … rejimi dışına çıkartıldığı, makiye ayırma işlemlerine değer verilmediği, 20. Hukuk Dairesinin Y.K.D. Aralık 2001 sayısında yayınlanan 10/05/2001 gün ve 2001/3179-3713 sayılı kararını direnme yoluyla inceleyen ve 20.Hukuk Dairesinin kararında belirtilen ilkeleri aynen ve oybirliği ile benimseyen, Hukuk Genel Kurulunun 03/07/2002 gün ve 2002/20- 558- 588 sayılı kararı ve 20. Hukuk Dairesinin bir çok kararları ile 1. Hukuk Dairesinin 27/06/2000 gün 6766/8652 ve 02/04/2001 gün ve 2670/3847 ve 14/05/2001 gün ve 5062/5949 sayılı kararlarında makiye ayırma çalışmalarının idare tarafından her zaman iptal edilebileceği ve makiye ayrılan yerin halen … sınırı içinde kalmaya devam ettiğinin kabul edildiği, … Yönetimi de, … Yönetmeliği ve … Talimatnamesindeki hükümleri bu şekilde anlayıp yorumlayarak, uygulamalarını da buna göre yürüttüğü, yerleşik Yargıtay kararlarıyla yönetimin bu uygulamalarının doğru bulunduğu,
… sayılan yerler ile 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince … rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle … rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına … sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği … Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, … Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, … rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına … sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, bu tür yerler için ihdasen Hazine yada belediyeler adına
oluşturulan tapuların hukuk değer verilemeyeceği, Hukuk Genel Kurulunun 09.06.1999 gün ve 1998/8-487-492 sayılı kararında kabul edildiği gibi, 2924/4127 Sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen “muhdesat ile tasarruf eden kişilerin isimlerinin” tutanağın beyanlar hanesinde gösterilebilmesi için taşınmazın … köyü sınırları içinde olması gerektiği, bu hükümlerin beldelerde uygulama olanağı bulunmadığı, Dava konusu taşınmazın … köyünde olmayıp, … Belediyesinin mahallesinde imar parseli olarak tapuda tescilli olduğu, bu nedenle muhdesat konusunda tapunun beyanlar hanesine şerh yazılamayacağı, yine H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258 sayılı ve aynı gün 1999/1-304 -260 ve 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davaları 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı,
Kesin hükmün tarafları için ve kesin hükmün konusu taşınmaz için hüküm ifade edeceği, kesinleşen mahkeme kararından ardıllık ilişkisi olmayan kişiler yararlanamayacağı gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerden başka bir yerdeki her hangi bir taşınmaz için mevcut olan kesin hükmün çekişmeli taşınmaz için bağlayıcı olmayacağı,
Konuları gözetilerek, çekişmeli parselin … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 10.12.2007 tarihli krokide çekişmeli parselin (A) ile gösterilen 906 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin olarak Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
2. Hazinenin çekişmeli parselin … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 10.12.2007 tarihli rapor ve krokide (B) ile gösterilen 397 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince, çekişmeli parselin bu bölümünün fiilen çak krokisi sınırları içinde bulunduğu, … köyü 78 sayılı parselin genel arazi kadastrosunda tapu kaydına dayanılarak … … adına tesbit edildiği, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleşerek bu kişi adına tescil edildiği, intikal ve satışlar sonucu ¼ pay ile … …, … …, … … ve … … adlarına tescilli iken 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda çekişmeli imar parselinin … … ve … … adına kayıt edildiği, … İncenin daha sonra öldüğü, taşınmazın mirasçılarına intikal ettiği, Hazine tarafından … köyü 78 sayılı parselin, kesinleşmiş … kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına … sınırları dışına çıkarıldığı savı ile açılan tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin, … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 25.12.1997 gün ve 1995/1215-1156 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, bu kararın H.Y.U.Y nın 237 maddesi gereğince Hazine aleyhine, davalılar murisi … … yararına kesin hüküm oluşturduğu, kesin hükmün tüm yargı organlarını ve yönetim organlarını bağlayacağı gözetilerek, bu bölüme ilişkin davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön yoktur.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; temyiz eden … … mirasçıları, … … mirasçıları ile … İncenin çekişmeli parselin … bilirkişi tarafından düzenlenen 10.12.2007 tarihli krokide (A) ile gösterilen 906 m2 yüzölçümündeki bölümüne, yukarıda ikinici bendde açıklanan nedenlerle de Hazinenin çekişmeli parselin aynı krokide (B) ile gösterilen 397 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.