Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/18064 E. 2007/3268 K. 15.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/18064
KARAR NO : 2007/3268
KARAR TARİHİ : 15.03.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında,… Köyü 291 ada 2 parsel sayılı 207,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına, 291 ada 39 parsel sayılı 747,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile 2 pay itibariyle 1/2 payı … …, 1/2 payı … … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …; çekişmeli taşınmazların dedesinden paylaşım yoluyla babası … …’ye kaldığı, … … mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından esasa ve davalılardan … … tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye çekişmeli 291 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı kişiye eşinin babasından intikal ettiğine, 291 ada 39 parselin ise, …’ın kardeşi … … tarafından babası … …’nin verdiği vekaletname uyarınca satıldığına, aksi düşünülse dahi adına tescil kararı verilen kişilerin kadastro tespit tarihine kadar bağımsız 20 yıllık nizasız fasılasız … sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğuna, böylelikle 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davalılar yararına oluştuğu, davacının davasını ispatlayamadığına göre, davanın reddi yönünde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verildiği ve davalılardan … … kendisini vekille temsil ettirdiği halde davalı … için vekalet ücreti
takdir edilmemiş ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, “Davalılardan … … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesi uyarınca takdir edilen 150.00.- YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine”cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 15/03/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.