YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8609
KARAR NO : 2008/12381
KARAR TARİHİ : 08.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Koru Mahallesi 235 ada 6 parsel sayılı taşınmaza irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … olduğunu ileri sürerek hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemi niteliğindedir.
Çekişmeli 235 ada 6 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında, 5009 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile komşu 11 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş ancak tespite … … tarafından itiraz edilmekle kadastro komisyonunca itirazın kabulüne ve taşınmazın … … adına tesciline karar verilmiş süresi içinde, Hazine ve … … tarafından komisyon kararının iptalinin istenmesi üzerine Gazipaşa Kadastro Mahkemesi’nin 1992/84 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda Hazinesi’nin davasının kabulüne, davacı … …’ın davasının reddine 235 ada 6 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, 08/11/1996 tarihinde kesinleşmekle tapuya orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 30/3/1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Gazipaşa Kadastro Mahkemesi’nin 1992/84 sayılı kararı ile,davaya konu 235 ada 6 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilerek kesinleştiği, 1982 Anayasasının 138/4. maddesindeki “Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmü ile, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 23. maddesinde, orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılması gereken yerlerin sayıldığı, bu maddenin 1. fıkrasının (G) bendinde “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı” (halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 26/g maddesi) hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğu halde, yörede yapılan ve 15/6/1988 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığı, ancak bu olgunun kesinleşen mahkeme kararı ile orman olduğu belirlenen taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği,
davacı yönünden taşınmazın niteliğini belirleyen tapulama mahkemesi kararının, taşınmazın öncesinde davacının babası … … zilyetliğinde iken 1963 yılında … …’a sattığı, Gazipaşa Kadastro Mahkemesi’nin 1992/84 sayılı dava dosyasında bu şahsın davalı olarak yer aldığı, bu davanın davacısı …’un ise irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığına göre, ilk zilyet olan davacının babasının satışı ile … …’a geçen çekişmeli taşınmazla ilgili olarak hem … … hem de … yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturacağı, Anayasanın 169. maddesinde belirtildiği gibi ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre davaya konu taşınmazın “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman sınırı içine alınabileceği göz önünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 8/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.