YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7226
KARAR NO : 2008/9231
KARAR TARİHİ : 26.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen yargılamanın yenilenmesi davası sırasında davalı taraf vekili 07.04.2008 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davalı vekili, 07.04.2008 günlü dilekçesinde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/97 E. sayılı dosyasında davaya bakan hakim hakkında “tutuklanan Kişnişçi, … 2. Asliye Hukuk Hakimine rüşvet vermekle suçlanıyor, Konyada bölünmez lehine karar veren hakimin, kararı rüşvet karşılığında değil hatıra binaen lehte verdiğini öne sürdüler” şeklinde gazete haberleri çıktığı, bu haberlerin tekzip edilmediği, hakimin tarafsız olmadığı gerekçeleri ile reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Reddedilen Hakim … … Kakı’nın (21795) ret talebinin yerinde olmadığı görüşü üzerine dosyayı inceleyen merci hakimliğince adaletin tarafsız şekilde yürütülmesi gerektiği; ancak gazetede çıkan haberler de gözönünde bulundurularak reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, H.Y.U.Y.’nın 29. maddesi uyarınca hakimin reddi istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına göre, taraflar arasında görülüp, Yargıtay denetiminden geçerek 22.01.2008 tarihinde kesinleşen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 2007/61-186 sayılı kararı için 03.03.2008 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu 2. asliye hukuk mahkemesinin 2008/97 Esasına kaydedilen davanın yargılaması sırasında davalı … Ofisi A.Ş. tarafından 12.03.2008 tarihli dilekçe ile Hakim … … Kakı hakkında tarafsız olmadığı yönündeki Reddi Hakim talebinin … 3. Asliye Hukuk Mahkemesince merci hakimliğince incelenerek 28.03.2008 tarihinde 2008/40-40 D. … sayılı kararı ile reddi hakim talebinin reddine karar verildiği, bu kez davalı vekili tarafından 07.04.2008 günlü dilekçe ile ikinci kez başka iddialarla (gazete haberi) reddi hakim talebinde bulunulduğu 24 Mart 2008 tarihli … … Gazetesi ile 22 Mart 2008 tarihli Sabah Gazetelerinde hakimin adı belirtilmediği, davanın taraflarının da adı geçmediği, gazete haberlerinin soyut iddialar olduğu, eldeki dosya ile ilgisinin olup olmadığının dahi belirlenemediği, merci hakimliğince gazete haberleri gerekçe gösterilerek reddi hakim talebinin evrak üzerinden kabulüne karar verilip, H.Y.U.Y.’nın 36/4-5 maddesinde değişlik yapan ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 10. maddesi hükümlerinin de incelenip değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasanın 9. maddesine göre yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasa, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlarına göre hüküm verirler. Hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları
yasal çerçevesinde çözmek zorundadırlar. Kurulacak hükümle tarafların adalet duygusunu güçlendirmesi gerektiğini düşünüp hedefleyerek çalışılmalı, adalet duygusunun zedelenmemesi bakımından her türlü dikkat ve özen en üst düzeyde gösterilmelidir.
Yargılama devam ederken, taraflarca mahkeme hakimleri hakkında tazminat davası açılması, Adalet Bakanlığı ya da H.S.Y.K.’na suç duyurusunda bulunulmuş olması ya da yayımlanan gazete haberlerinin direkt olarak hakimin reddi sebebi sayılması yargılama yapan tüm hakimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, davaya bakan hakimlerin sağlıklı, baskılardan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi maddi bulgu ve delillerle desteklenmeyen soyut iddiaların duygusallıkla karşılanıp hakimlerin davadan çekinmesine neden olabileceği gibi, tabii hakim ilkesinin zedelenmesine de yolaçabilecektir.
Somut olayda; hakim hakkındaki iddiaların gazete küpürüne dayandığı, gazetede çıkan isimlerin davanın tarafları ile aynı olmadığı gibi reddi hakim sebeplerinin yukarıda açıklandığı gibi soyut iddialara dayalı olduğu; kaldı ki; hakimin vereceği kararın Yargıtay denetimine de tabi olduğu gözetilerek, reddi hakim talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 26.06.2008 günü oybirliği ile karar verildi.