Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8423 E. 2023/1085 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8423
KARAR NO : 2023/1085
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, davacı yönünden takibin durdurulmasına ve davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu dava dilekçesinde özetle; okur yazar olmadığı, icra takibine dayanak olarak gösterilen 20.11.2016 tanzim, 20.11.2018 vade tarihli 5.000.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı itirazıyla gelerek takibin iptali ile davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata ve yine alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde özetle; şeklen atılan imzalarda okuma-yazma bilme zorunluluğunun bulunmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 206. maddesinde sadece imza atamayanların durumuna ilişkin bir düzenleme bulunduğu, okuma yazma bilmeyenlere ilişkin herhangi bir açıklamanın olmadığı, maddede geçen mühürlü parmak izli ve işaretli belgelerin düzenleme şekli ve şartları hususundaki kuralların geçerlilik değil ispat şekline ilişkin bulunduğu, kişinin okur yazar olmaması nedeniyle imzanın kendisine ait olmadığının iddia edilemeyeceği, borçlunun … Ticaret Odası’na kayıtlı beyannamesinde ismini yazdığı ve altına imzasını attığı, tacir sıfatını taşıdığı, iddialarıyla davanın reddine ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı yönünden takibin durdurulmasına ve davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Anılan mahkeme gerekçesinde özetle; mahkemece alınan her iki raporda da imzanın borçlunun eli ürünü olduğuna dair kesin kanaat bildirir bir tespitin bulunmadığı ancak raporlar arasında çelişki olmadığı belirtilerek borçlunun davasının kabulü ile takibin durdurulmasına, Adli Tıp Kurumu raporunda imzanın borçlunun eli ürünü olmadığının kesin kanaat bildirir şekilde tespit edilemediği gözetilerek borçlunun koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde özetle;
1. Alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı,
2. İtirazlarının dikkate alınmadığı, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı,
3. Raporlarda belge asıllarından değil fotokopilerden yararlandığı,
4. İmzaların yıllar içerisinde değişebileceğinin kabul edilmesi gerektiği,
5. Davacının okuma yazma bilmediği iddiasının yersiz olduğu itirazlarını ileri sürmüştür.

Borçlu istinaf dilekçesinde özetle;
İmzaya itirazın kabulüne ilişkin kararın yerinde olduğunu ancak kötü niyetli olduğu gözetilerek alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklının ve borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararda özetle; mahkemece aldırılan ilk raporda imzanın keşideci …’e ait olmadığı ifade edilse de Adli Tıp Kurumu raporu ile bu hususta tam bir kanaate varılamaması nedeni ile iki rapor arasında tam bir uyum olmadığından alacaklının, imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediğinin kabulü ile borçlunun imzaya itirazının kabulüne karar verilmesi ve imzanın davacıya ait olmadığı tam olarak belirlenemediğinden tazminata hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesine dayanılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde özetle;
1. Alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı,
2. Kendilerine ispat için gerekli … ve işlemleri yapma hakkının tanınmadığı,
3. İmzanın basit olması sebebiyle borçlunun imza örneklerinin birbiri ile birebir benzerlik taşımadığı,
4. Bilirkişi incelemelerinin dosyada bulunan asıllar üzerinden değil fotokopiler üzerinden yapıldığı,
5. Mukayeseye konu olan imzaların borçlu tarafından çok eskiden atıldığı ve yıllar içerisinde değiştiğinin dikkate alınmadığı iddiaları ile kararın bozulması talebi ile geldi.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo takibinde imzaya itiraz ile takibin iptali ve aleyhe tazminat ile para cezasına hükmedilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 170. ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, ödeme iddiasının da İİK 169/a maddesi gereği belgelerden biri ile ispatlanamadığının anlaşılması neticesinde alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.