Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8344 E. 2023/660 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8344
KARAR NO : 2023/660
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların 17.06.2015 tarihinde çocuksuz olarak vefat eden muris …’in yeğenleri olduğunu, davalı taraf ise …’in ileri yaş evliliği yaptığı ikinci eşi olduğunu, …’in vefatından kısa bir süre önce eşi davalı … ile Bursa 13. Noterliği’nin 11.03.2014 tarih ve 6014 yevmiye numaralı işlemi ile düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptıklarını, davalı taraf da anılan sözleşmeye dayanak muris …’e ait 1444 ada 8 parselde kayıtlı kargir ev vasıflı taşınmazı tapunun 11.07.2016 tarih ve 28660 yevmiye numaralı işlemi ile kendi adına tescil ettirdiğini, bu sözleşmeye dayanılarak yapılan tescil işleminin de yolsuz bir tescil olduğunu ve iptali gerektiğini, muris … ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile bakılıp gözetilmeyi değil davacıları cezalandırmayı ve onlara mal bırakmamayı amaçladığını, muris …’in bakım sözleşmesi altında gizlenen bağış iradesinin bulunduğunu açıkta gösterdiğini, bakım sözleşmesi irade noksanlığı yönünden, bağış işlemi de resmi biçim koşullarını taşımadığından geçersiz olduğunu belirterek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile dava konusu 1444 ada 8 parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile murisin mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılar adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde davacılara ait saklı payların tenkisi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçisinde; muris ve davalı evlendikten sonra bir evli çiftin evliliği nasıl oluyorsa o şekilde yaşamlarını idame ettirdiklerini, davacıların ise muris ile husumetli olduklarından murisin sağlığında bir kere bile ziyaretine gelmediklerini, telefonla dahi arayıp sormadıklarını ve murisin vefatından sonra da cenazesine ve dini merasimine katılmadıklarını, murisin sağlığında sadece davalının bulunduğunu, murisin tüm ihtiyaçlarını davalının karşıladığını, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapılmasıyla murisin ölmesi arasında 15 aydan fazla süre geçtiğini, davacıların murisin yeğenleri olmaları nedeniyle saklı paylarının bulunmadığını, davacıların muvazaaya yönelik tekrarlayan asılsız iddialarını ve sair iddialarını kabul etmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin mirasçılarından mal kaçırma amacıyla ölünceye kadar bakma akdini yapmadığı, ölünceye kadar bakma akdi karşılıklı hak ve borçlar yükleyen akitlerden olması nedeniyle, ayrıca davacıların murisin yeğenleri olup 7201 sayılı Türk Medeni Kanunu 506. madde gereğince davacıların mahfuz hisseleri bulunmadığından tenkis talebinin de reddi gerekeceğinden; muvazaa nedeniyle ölünceye kadar bakma akdinin iptali ile tapu iptal tescil talebine yönelik davanın ve tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, asıl amacın mal kaçırmak olduğunu, tapu iptal ve tescil davasında dava edilen pay değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ancak hükümde taşınmazın tamamının değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, davanın terditli olarak açıldığını ancak mahkemece iki ayrı dava olarak değerlendirilerek ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın reddine, davacıların miras payı üzerinden harç ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmalarına, ayrıca iki ayrı dava olmadığı için davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; murisin amacının davacılardan mal kaçırmak olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, murisin tek malvarlığını devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ve ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.