Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21089 E. 2022/19318 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21089
KARAR NO : 2022/19318
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜMLER : Sanıklar …, … ve Orhan …hakkında beraat; sanıklar …, … ve … hakkında hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine, nakil aracının müsadere talebinin reddine
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, …, …, müşteki Gümrük İdaresi vekili

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, açılan kamu davasından haberdar edilmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunduğu ve temyiz talebinin münhasıran beraat kararları ile nakil aracının iadesi kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II. Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar … ve … hakkındaki beraat kararlarına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1- Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi 5271 sayılı CMK’nun 234/1-b maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2- Olay tutanağına göre sanık …’in sürücüsü olduğu, ön koltukta sanık …’ün bulunduğu araç yol kontrolleri sırasında durdurulduğunda sanıkların aracı bir müddet kitleyip kapılarını açmadıkları, sanık …’ün telefon görüşmesi yaptığı ve bu esnada arkadan gelmekte olan haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıkların içinde bulunduğu aracın geri dönerek kaçtığı, dur ihtarına uymayarak bir müddet kaçan araçta sanık …’ın yakalandığı, araçtan indirilmiş sanıklar … ve …’ın yanlarında 2750 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, aşamalardaki savunmalarda her iki

araçtaki sanıklar birbirlerini tanımadıklarını beyan etmiş iseler de; dosyada mevcut suç tarihli kolluk tutanağına göre yakalama sırasında sanık …’ın üzerinden çıkan cep telefonunda, sanık …’ün üzerinden çıkan cep telefon numarasının kayıtlı olduğu ve birbirlerini arama kayıtlarının bulunduğu anlaşılmakla, olay tutanağı ve dosya kapsamına göre sanıklar … ve …’ün öncü araç olduğu, sanıkların iştirak halinde atılı suçu işledikleri gözetilerek mahkumiyetleri yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III. Sanıklar …, … ve …’ın haklarındaki mahkumiyet kararlarına, katılan … İdaresinin ise nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10.madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5 madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22 ve 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.02.2014 iddianame düzenleme tarihinin 14.07.2014 olduğu,
Sanık …’a ilişkin Dairemizin 2021/11206 Esas sırasında kayıtlı iken 15.12.2022 tarihinde incelenerek bozulmasına karar verilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/786 Esas, 2015/319 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 25.09.2014 olduğu,
Dairemizin 2021/6510 Esas sırasında kayıtlı iken 15.12.2022 tarihinde incelenerek bozulmasına karar verilen Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/360 Esas, 2014/968 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.04.2014, iddianame düzenleme tarihinin 25.04.2014 olduğu,
Dairemizin 2020/4821 Esas numarasında kayıtlı iken 02.11.2022 tarihinde incelenerek bozulmasına karar verilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/796 Esas, 2015/918 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.09.2014 olduğu,
Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/292 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 23.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin 08.06.2015 olduğu, gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Kaçak eşya hakkında Gümrük İdaresine … varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Aracın müsaderesi için gereken şartların gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK’nun 54/3. maddesi uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olduğu cihetle; aracın suç tarihinden önce 13.06.2013 tarihinde sigara taşınırken yakalandığı ve bu olaya ilişkin araç üzerinde 18.06.2013 tarihli şerhin de bulunduğu gözetilerek, malen sorumlu usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda oIup olmadığı tespit edilmesinden sonra aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıkların ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.