Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5047 E. 2022/7679 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5047
KARAR NO : 2022/7679
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.03.2015 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve eski hale getirme talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme bedeli ve ecrimisil talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında, davacı ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince usulden bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedeline ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesinin birinci fıkrasının “b” bendi uyarınca istinaf mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine,
b) İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine hükmedebilir.
Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için ayrıca istinaf harcına hükmedilemez. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükmün 10. maddesinde, davalı taraftan mükerrer harç alınması şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, kabulüne karar verilen toplam 126.996,69 TL ecrimisil bedeli üzerinde karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 16.299,69 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 12.909,74 TL’ye hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; 2-a bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 10. maddesinde yer alan “Davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden alınması gereken 4.815,85 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harç ile 1.172,56 TL tamamlama harcı toplamı 1.203,96 TL’nin mahsubu ile bakiye 3.611,89 TL’nin davalıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına, Harç tahsil müzekkeresi Dairemizce yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına,” ifadesinin hükümden çıkarılmasına, 2-b bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün 4. maddesinde yer alan “12.909,74 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “16.229,69 TL” ifadesinin yazılmasına, HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.