YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5939
KARAR NO : 2007/6622
KARAR TARİHİ : 22.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
…
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimive davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1978 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çekişmeli … Köyü 127 parsel sayılı 903 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Refik ve Halit adına tespit edilmiştir.Tespite Hazine, … …ve ….. itiraz etmiş; tapulama komisyonu 14.08.1978 tarihide Hazinenin itirazının reddine, şahısların itirazının kabulü ile taşınmaz tamamı 6900 pay kabul edilerek 392 payın … oğlu … ve 3372 payın … Refik oğlu … Karel (müşterek mülkiyet) ve 3136 payın … namı diğer … çocukları …, …, …, …, ……… ve … (verasette iştirak halinde) adına tapuya tesciline karar vermiştir. Davacı Hazine tapulama mahkemesine çekişmeli 127 nolu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında olan Çatırlık olduğu iddiası ile dava açmıştır. Urla Kadastro Mahkemesince dava dosyası görevsizlik kararı ile Asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, asliye hukuk mahkemesinin davanın reddine dair verdiği karar 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2001 tarih 2001/625-1740 sayılı kararı ile “davanın tapulama mahkemesinde tapulama tespitine itiraz davası olarak açıldığı, ancak tapulama komisyon kararının kesinleşmemesi nedeniyle yargılamaya asliye hukuk mahkemesince devam edildiği, yargılamanın devamı sırasında 08.10.1979 tarihinde yörede orman tahdidi ile 2. madde uygulamasına başlandığı anlaşıldığı ve bu durumda davanın tahdide itiraz davasına dönüştüğü ve 6831 Sayılı Yasanın değişik 11. madde hükmü gözetilerek tahdit ve tespite itiraz davasında uyuşmazlığın çözümünde Kadastro mahkemesinin görevli olacağına değinilerek” bozulmuştur. Asliye hukuk mahkemesince bozmaya uyularak dava dosyası kadastro mahkemesine gönderilmiş ve mahkemece davanın reddine 127 nolu parselin komisyon kararının iptaline ve bilirkişi raporundaki payları oranında davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine, dahili davalı Orman Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde yargılama sırasında yapılan ve 12.03.1981 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Dava sırasında yapılıp ve ilan edilen orman kadastrosunun davanın tarafları ve dava konusu parsel yönünden kesinleştiği söylenemez. Eldeki kadastro tespitine itiraz davası aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüştür.
1) Orman Yönetimi davaya dahil edilmiş olup yönetimin taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiası ile açılan bir davası bulunmadığı gibi Hazine tarafından açılan davaya 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine uygun bir katılımı da bulunmadığından dahili davalı Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-2- 2007/5939-6622
2) Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi … Cingöz, … Taşçı ve … Özdamarlar tarafından Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı olarak düzenlenen 18.10.2005 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve … fotoğraflarında açık alan içinde kaldığını ve sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş ve ekli memleket haritasında da taşınmazın konumunu açık alanda nokta şeklinde gösterilmiştir. Ayni bilirkişi tarafından düzenlenen 31.03.2007 tarihli ek raporda ise dava konusu taşınmazın daha önceki raporda belirtildiği gibi tanzim edilen memleket haritasında aynı konumda olduğu yani açık alanda kaldığı bildirildiği halde, rapora ekli ölçekleri eşitlenmiş ve kadastro paftası ile çakıştırılmış orijinal-renkli memleket haritasın da taşınmazın yeşil alanda işaretlendiği gözlenmiştir. Bilirkişi rapor ve ek raporu birbiri ile çelişkili olup bu raporlar dayanak alınarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp; 1957 tarihli … fotoğraflarını da inceleyerek taşınmazın o tarihlerde … alanı olarak kullanılıp kullanılmadığını, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmelidir.
Çekişmeli taşınmazın bu şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilen yerlerden olduğu anlaşıldığı taktirde, tapulama komisyon kararına karşı tespit maliklerince dava açılmadığından ve tapulama komisyon kararı tespit malikleri ile davalılar açısından kesinleşmiş olduğundan taşınmazın komisyon kararında olduğu gibi çekişmeli taşınmazın tamamı 6900 pay kabul edilerek 392 payın … oğlu … ve 3372 payın … Refik oğlu … Karel (müşterek mülkiyet) ve 3136 payın … namı diğer … çocukları …, …, …, …, ……… ve … (verasette iştirak halinde) adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2 bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine ve davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine 22/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.