Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/5507 E. 2023/1740 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5507
KARAR NO : 2023/1740
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/675 Esas, 2015/354 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74 üncü maddesine aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, 2863 sayılı Kanun’un 67 nci maddesine ayrılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, beraatlerine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.05.2019 tarihli ve 2015/428404 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Sanıklarının suçunun sabit olduğuna,

3.Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

B. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.İddianameye konu edilen bir kısım sanıklar hakkındaki … ili . ilçesindeki eylemlerin akıbetleri araştırılmadan ve ilgili dosyalar getirtilmeden hüküm kurulduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Her ne kadar sanıklar …, ., …, ., …, …, …, …, …, … ve …’ın suç tarihi olan 14.07.2014 tarihinde zincirleme şekilde izinsiz kazı ve sondaj yapmak ve aynı zamanda zincirleme şekilde kültür varlığı ticareti yapmak suçları nedeniyle cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların 2863 sayılı Yasa 67 nci madde gereğince Kültür varlığı ticaretine aykırı hareket ettiklerinin ve 2863 sayılı Yasa 74 üncü madde kapsamında izinsiz sondaj ve kazı yaptıklarının soyut iddia boyutunda kaldığı, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 135 inci madde kapsamında iletişimin tespiti tutanaklarına dayanılarak açıldığı, … ili sınırları içerisinde sanıkların izinsiz sondaj ve kazı yaptıklarına ve yine kültür varlığı ticareti yaptıklarına ilişkin olarak dosyada bulunan iletişimin tespiti tutanakları dışında cezalandırılabilmeleri için gerekli kesin, yeterli ve inandırıcı hiçbir delil elde edilemediği, iletişimin tespitinin yanında sanıklar hakkında bu suçları işlediklerinin delillendirilmesi noktasında herhangi bir fiziki takip yapılmadığı, ayrıca 2863 sayılı Yasa 67 nci maddesinde düzenlenen suçun 5271 sayılı Kanun’un 135 inci madde kapsamında iletişimin tespitinin yapılamayacağı, sanıkların alınan savunmalarında da suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmakla, ortadaki şüpheli durum sanıklar lehine değerlendirilerek üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği belirtilmiştir.

2.Sanık … savunmasında: “Ben suça konu edilen tapelerle ilgili olarak hiçbir şey hatırlamıyorum. Ben kaçak kazı yapmadım ve kaçak kazıda bulunmadım. Ben bana okunan isimlerden sadece …’i tanırım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.” demiştir.
3. Sanık … savunmasında; “Ben iddianamede geçen sanıklardan … ile …’ı tanıyorum. .’ı bir defaya mahsus olarak . piknik düzenlemişti orada tanışmıştım. . petrol şirketleri nedeniyle 20 yıldır tanıdığım bir insandır, daha önceki beyanımı tekrar ederim suçsuzum, ben yurt dışına çıkış yasağının kalkması ve her hafta adli kontrol tedbirininde kalkmasını istiyorum, inşaat işi ile uğraştığım için yurt dışına gitmem gerekli, beraatimi talep ederim. Kazı olayı yoktur, benim olayla alakam yoktur.” demiştir.

4. Sanık … savunmasında; “Benim geçici hayvan barınağım vardır. O kışlaya gelen misafirlerin birisi .denen kişi elinde metaryaller vardı, böyle bir şey varsa ben alıcı olabilirim dedi. Metaryaller İbrahim’in elinde, . ve.’in diye yazılmış kolluk ifademde, onu değiştirmek istiyorum. Ben kollukta böyle yazılınca bütününe imza atmış bulundum ama onun dışında söylediklerimin tümü doğrudur, adli kontrol kararının kaldırılmasını istiyorum, beraatimi talep ederim, hayvan çobanıyım haftada bir gün gelip gitmem benim için sıkıntı olmaktadır, hayvanımı birine emanet etmem gerekiyor sıkıntı çekiyorum kazı olayı yoktur.” demiştir.

5. Sanık … savunmasında; “Ben daha önce bu konuda ifade verdim, aynen tekrar ederim, o ifadem doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim, ayrıca … bana saman parası olarak 3.000 TL civarında borcu kaldı, kendisine telefonla yaklaşık 6 ay ulaşamadım, …’ya gidecek cebimde para da yoktu, daha sonra .beni telefonla aradı, “elimizde bir şeyler var” dedi, ben de onla irtibatı kaybetmemek amacıyla “fotoğraflarına bakalım” dedim, daha sonra ismini bilmediğim bir şahıs beni telefonla aradı, “elimde paralar var, heykel var, 20.000 TL isterim” dedim, ben de bunların sahtekar olduğunu bildiğim için geçiştirdim, bunun haricinde herhangi bir kazı olayına karışmışlığım yoktur, aramızda herhangi bir eser ya da para alışverişi olmadı, diğer telefonlarda görüştüğüm şahıslar Lütfi’nin arkadaşlarıdır, ben bu şahısları tanımam, bu şahıslarla hiçbir şekilde yüz yüze gelmedim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim.” demiştir.

6. Sanık … savunmasında; “Ben daha önce bu konuda ifade verdim, aynen tekrar ederim, o ifadem doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim, …’i tanırım, yakın köylümdür, …’ı da Lütfi’nin …’daki evinde gördüm, … da Lütfi’nin teyzesinin oğlu diye biliyorum, … ile de …’da tanıştım, diğer sanıkları tanımam, annemin rahatsızlığı sebebiyle …’ya aracımla giderken yolda. ile karşılaştık, o da aynı istikametteki köye gideceğini söyledi, kendisini de bırakmamı istedi, ben de tamam dedim, …’dan …’ya dönerken de benim aracımla birlikte geldik, yolda … diye bir arkadaşını daha arabaya aldı, birlikte …’ya geldik, …’da polisler bizi durdurdu, .’nin çantasından tarihi eser çıktı, Lütfi daha önce bana bundan bahsetmemişti, haberim yoktu, hatta bu olay nedeniyle daha sonra kendisine kızdım, ben hiçbir şekilde hiçbir kazıya katılmadım, hiçbir tarihi eser pazarlaması yapmadım, teşebbüs dahi etmedim, aramızdaki telefon görüşmelerinde de normal bir şekilde konuşuyorduk, davaya konu olay hakkında bilgim olmadığı için bu tür konuşmalar olmadı, bazen Lütfi’nin kontörü olmadığında benim telefonumdan görüşmeler yapıyordu, ben usulsüz konuşmalar yaptığını bilsem kesinlikle telefonumu vermezdim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim.” demiştir.

7. Sanık … savunmasında; “Ben suçlamaları kabul etmiyorum. Ben iddianame adı geçen sanıklardan sadece …’ı tanıyorum. Kendisi benim çalıştırdığım kuaförün müşterisi olur. Bu nedenle tanıyorum. Ben … iline hiç gitmedim. .ile ben hiç bir şekilde şehirler arası yolculuk yapmadım. Tarihi eserlerle bir alakam yoktur. Bülent’in yapmış olduğu tarihi eser işiyle de bir alakam yoktur. Evet ben …’ ya gittim. Bülent ile beraber gittim. Ben gezmek amacıyla gittim. Bülent’in tarihi eser işi yaptığını bilmiyorum. Ben jandarmada ifade verirken de Bülent’in tarihi eser işi yaptığını bilmiyorum demiştim, dedi. Söz konusu samsung marka cep telefonu bana aittir. Söz konusu fotoğrafları ben Bülent’den aldım. Bu fotoğrafları ben herhangi birini göndermedim, herhangi birine de göstermedim.” demiştir.

8. Sanık … savunmasında; “Daha önceki savunmalarım doğrudur, aynen tekrar ederim. Eklemek istediğim bir hususta ben L.’ye verdiğim parayı …’de hastası olduğu için verdim. Halen parayı geri alamadım. Kendisine 6000 TL civarında para vermiştim. Sorduğunuz gibi … ile .’nin vasıtasıyla tesadüfen tanıştım. Ayrıca sorduğunuz gibi … benden yapacakları resmi kazı için yardım talep etti. Yine sorduğunuz gibi yine bu yardım talebinin benim resmi kuruluşlarda tanıdığım kişiler olduğu için benim vasıtam ile izin alınması için yaptı. Ben de kabul ettim. Ancak daha sonra yanıma gelen giden kimse olmadığı gibi kazı da yapılmadı.” demiştir.

9. Sanık … savunmasında; “Benim daha önce verdiğim ifadem geçerlidir. Suçlamaları kabul etmiyorum. Hakkımda verilen adli kontrol kararının kaldırılmasını istiyorum. 14.07.2014 tarihli ifadem de doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim, … ile benim aramdaki konuşmalarda geçen para meselesi aramızdaki alacak verecek ilişkisine aittir. Benim hastam vardı, zor durumdaydı. Kendisinden borç para aldım. Kendisinden önce 3000 TL sonra 2000 TL para aldım, borcumu kabul ediyorum. Hatta buna ilişkin senetlerim de vardır.” demiştir.

10. Sanık … savunmasında; “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Sanıklardan …’i, …’yı tanırım. Halil’i de köyümüzde kursa gittiği için tanırım. Diğer sanıkları bu olay nedeniyle tanıdım. Önceki savunmalarım doğrudur. Benim kazı ve tarihi eser kaçakçılığıyla hiç bir ilgim yoktur. 31.07.2014 tarihli ifadem de doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim. Sorduğunuz gibi …’yla da bir avukata ihtiyacım olduğunda kendisi beni bir avukata yönlendirdiği için görüştüm, başka bir görüşmem olmamıştır. O ifadeden sonra … Abiyle görüştüm.” demiştir.

11. Sanık … savunmasında; “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Önceki savunmalarım doğrudur, eklemek istediğim herhangi bir şey yoktur. 14.07.2014 tarihli ifadem de doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim.” demiştir.

12. Sanık … savunmasında; “. isimli kişi … Müze Müdürlüğü’ne asılsız şikayette bulunmuştur, bu şahıs kendisi kaçak kazı yapmaktan dolayı sabıkalı birisidir, kendisi ile husumetimiz vardır, benim iddianamede belirtilen yerde kesinlikle kazı olayına karışmadım sadece benim diğer sanıklar ile özellikle … ile telefonda konuşmamız olmuştur, diğer sanıklarla da konuşmalarımız olmuştur, kesinlikle bir kazı olayı ile ilgili konuşmadık. Benim izinsiz kazı yapmak ile ilgili hiç bir olayım yoktur, hiçbir şahit yok, belge yoktur kesinlikle suçlamayı kabul etmiyorum. Ben iddianameye konu sanıklardan …, …, …, …’ı tanıyorum, bu insanlarla arkadaşlığımız vardır, ben bu insanları … Usta isimli kişi aracılığı ile tanıdım ancak herhangi bir kazı işi yapmadım.” demiştir.

IV. GEREKÇE
A. 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü Maddesine Aykırılık Suçu Açısından Sanıklar Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde
Kolluğa bir kısım sanıkların izinsiz kazı yapıp tarihi eser buldukları ve satış yaptıkları yönünde gelen ihbar üzerine kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde sanıklar hakkında dinleme kararı alındığı, … ve …’ın 23.05.2014 tarihinde Altıntaş ilçesi Sevdiğin köyünde 2 metre derinliğinde, 1,5×1,80 cm ebatlarında kazı yaptıklarından ve sanıkların … ili … köyünde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tespit edilemeyen bir yerde izinsiz kazı yaptıklarından bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, 23.05.2014 tarihinde tespiti yapılan bir kazı çukuru olmadığı, 23.06.2014, 01.07.2014, 07.07.2014 tarihinde tespit edilen kazı çukurları olduğu, sanıkların kazı yaparken suç üstü yakalanmadıkları, tespit edilen kazı çukurlarının tape kayıtlarında bahsedilen yerler olup olmadığının kesin olarak tespit edilmediği, her ne kadar dinleme kayıtları sanıklar hakkında şüphe doğuruyor ise de; maddi deliller ile desteklenmediği sürece, tek başına dinleme kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü tesis edilemeyeceği ve sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla, sanıkların kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan beraatlerine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. 2863 sayılı Kanun’un 67 nci Maddesine Aykırılık Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde
1.Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … Hakkında Kurulan Hükümler Açısından
09.01.2014 tarihinde önleme arama kararı gereğince sanık …’ın kullandığı . plakalı aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada aracın arka sağ koltuğu üzerinde bulunan poşette toplam 12 adet tarihi eser olabileceği değerlendirilen malzemeler ele geçirildiği, sanık …’in savunmasında, dava konusu eserleri yaklaşık 3-4 ay önce . Çarşı’da imitasyon eşyalar satan bir dükkandan para karşılığı aldığını, tarihi eser olduklarını bilmediğini beyan ettiği, 30.01.2014 tarihinde ise . plakalı … ile tarihi eser getirileceği yönündeki ihbar üzerine aracın durdurulduğu, aracı sanık …’in kullandığı, sağ ön koltukta da sanık …’ın bulunduğu, araçta ve sanıkların üzerinde yapılan aramada herhangi bir eser ele geçirilmediği, araçta bulunan fotoğraf makinesinde ve cep telefonunda, sanıklar Bülent ve Ercan’ın cep telefonunda tarihi eser görüntüleri bulunduğunun tespit edildiği dosya kapsamında, 30.01.2014 tarihli olayda herhangi bir tarihi eser ele geçirilmediği, sırf sanıklara ait telefonlarda tarihi eser fotoğrafları bulunmasının suç unsuru teşkil etmediği, 09.01.2014 tarihli olaya ilişkin olarak da; sanık … dışındaki sanıklar hakkında tape kayıtlarına dayalı olarak dava açıldığı, 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi kapsamında iletişimin dinlenmesine ilişkin hükümlerin ancak aynı maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlar açısından uygulanabileceği, 2863 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ise 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında kalan suçlardan olmadığı, bu hali ile sanık … dışında kalan ve kendilerinde herhangi bir tarihi eser ele geçirilmeyen sanıkların üzerlerine atılı 2863 sayılı Kanun’un 67 nci maddesine aykırılık suçu açısından tape kayıtlarının hükme esas alınamayacağı ve üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’in 2863 sayılı Kanun’un 67 nci maddesine aykırılık suçundan beraatlerine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Açısından
09.01.2014 tarihinde önleme arama kararı gereğince sanık …’ın kullandığı 4. plakalı aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada aracın arka sağ koltuğu üzerinde bulunan poşette toplam 12 adet tarihi eser olabileceği değerlendirilen malzemeler ele geçirildiği, sanık …’in savunmasında, dava konusu eserleri yaklaşık 3-4 ay önce .Çarşı’da imitasyon eşyalar satan bir dükkandan para karşılığı aldığını, tarihi eser olduklarını bilmediğini beyan ettiği dosya kapsamında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun’un 70 inci maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, sanığın beraatine ilişkin hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü Maddesine Aykırılık Suçundan Sanıklar Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Açısından
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/675 Esas, 2015/354 Karar sayılı kararında katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. 2863 sayılı Kanun’un 67 nci Maddesine Aykırılık Suçundan Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Açısından
Gerekçe bölümünde (B-1) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/675 Esas, 2015/354 Karar sayılı kararında katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. 2863 sayılı Kanun’un 67 nci Maddesine Aykırılık Suçundan Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Açısından
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/675 Esas, 2015/354 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.