Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/4156 E. 2007/7183 K. 31.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4156
KARAR NO : 2007/7183
KARAR TARİHİ : 31.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2005 gün ve 2005/2717-7299 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu ve … elemanı bilirkişi taraından düzenlenen 10.09.2004 tarihli müşterek raporda, çekişmeli…Köyü 104 ada 359 sayılı parselin en eski tarihli memleket haritasında orman alanı olarak nitelendirildiği, eğimin % 5 ilâ 8 arasında değiştiği, kızılçam ağaçları ile örtülü orman olduğu, humus bulunduğu, civar ormanlar ile bütünlük arz ettiği ve sonuç olarak da, orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, aynı kurulun 25.11.2004 tarihli ek raporunda, 359 sayılı parselin memleket haritasındaki yeri yanlış belirlendiğinden, önceki raporlarında orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, oysa 359 sayılı parselin memleket haritasında orman sayılmayan yere isabet ettiği bu nedenle orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirildiği, mahkemece bu ek rapora değer verilerek hüküm kurulduğu, çekişmeli 359 sayılı parselin memleket haritasında ve orman kadastro haritasında nereye isabet ettiğini belirlemek fenni ve teknik bir iş olduğu, hata yapıldı ise teknik bir çalışmaya bu hatanın giderilebileceği, 10.09.2004 tarihli raporda, çekişmeli 359 sayılı parselin kızılçam ağaçları ile kaplı olduğu bildirildiğine göre, taşınmaz memleket haritasında açık alanda işaretlense bile, orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekeceği, diğer taraftan, taşınmazlar Hazine adına tesbit edildiğinden, davacı gerçek kişiler yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının araştırılması gerektiği, bu nedenlerle, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman ve bir … elemanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların ve çevresinin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; … yapısı, çevresi, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, ağaç cinsi ve sayısı, kapalılık oranı, hakim bitki örtüsünün detaylı şekilde incelenmesi; taşınmazın eğiminin münhaniler ve eğim ölçer aletler yardımıyla bilimsel yöntemler ile belirlenmesi, eski tarihli haritaların uzman bilirkişiler eliyle uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazların memleket haritasına göre konumunun saptanması, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmesi; orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı veya boşluğu olup olmadığı hususunda bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması; açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığının araştırılması, bu cümleden yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılması, imar ihya edilip edilmediğinin, edildi ise tarihinin, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığının belirlenmesi, bu yolda rapor alınması; varsa, zilyetlik tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davaların reddine, dava konusu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) Çekişmeli taşınmazlar orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edildiğine, Hazinenin bir davası ya da davaya katılımı bulunmadığına, davacı gerçek kişilerin davalarının reddiyle çekişmeli parsellerin tesbit gibi tesciline karar verildiğine göre, kararı temyizde hukuki yararı bulunmayan Hazinenin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) İncelenen dosya kapsamına, bozmaya uyularak yapılan araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla, eski tarihli memleket haritasında çekişmeli…Köyü 359 sayılı parselin seyrek ağaç sembollü beyaz alan olarak nitelendirildiği, 356 sayılı parselin davaya konu edilen ve bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün orman olarak nitelendirildiği, eğimin 359 sayılı parselde 20-30, 356 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümünde ise %15-26 olduğu, sonuç olarak 356 sayılı parselin (A) ile gösterilen 14121,51 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sayılan yerlerden, 359 sayılı parselin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, çekişmeli 356 sayılı parselin dava edilen ve bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu hususunun tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptandığı, her ne kadar uzman bilirkişi kurulunca 359 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, hakimin bilirkişinin bildirdiği hukuki sonuç ile bağlı olmayıp, bilirkişilerin teknik bulgu ve belirlemelerini, hukuk süzgecinden geçirerek serbestçe taktir etme görevinin bulunduğu, 359 sayılı parselin eski tarihli memleket haritasında yeşil olmamakla birlikte tam kapalılık oluşturmayan, ağaç kümelerini sembolize eden beyaz alanda işaretlendiği, bu tür yerlerin beyaz ile boyanmasının orman olarak nitelendirilmediği anlamına gelmeyeceği, 359 sayılı parselin Batı ve Güneyden ormana sınır olmasına eğimine ve memleket haritasında küme ve gurup halinde orman ağaçlarının bulunduğu yer olarak nitelendirilmesi nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığına,…Köyü 356 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen bölümleri dışında kalan bölümü ise, dava konusu edilmediğinden bozma kararına ve mahkemenin temyize konu kararına konu edilmediğine göre, davacı gerçek kişilerin 359 sayılı parselin tümüne, 356 sayılı parselin (A) ile gösterilen 14121.51 m2 yüzölçümündeki bölümüne ve çekişmeli 356 sayılı parselin dava konusu edilmeyen ve (A) ve (B) ile gösterilen bölümleri dışında kalan yaklaşık 9555 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, bu taşınmazlara ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
3) Davacı gerçek kişilerin, çekişmeli…Köyü 356 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 6657,38 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; bozmaya uyularak yapılan araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla, 356 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen bu bölümünün eski tarihli haritalarda orman sayılmayan açık alan olarak nitelendirildiği, eğiminin %15-30 arasında olduğu, orman ağacı ve kalıntısına humusa rastlanmadığı, sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu, 50-60 yıldır … alanı olarak zilyet edildiğinin yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile de doğrulandığı, orman içi açıklığı olmadığı, bu bölüm için davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiği, aksine bir delil sunulmadığı halde, bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddiyle, çekişmeli…Köyü 359 sayılı parselin tamamına, 356 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 14121,51 m2 ve (A) ve (B) ile gösterilen bölümleri dışında kalan yaklaşık 9555 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA,
3) Yukarıda üçüncü bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli…Köyü 356 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 6657.38 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA 31.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.