Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3323 E. 2023/1176 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3323
KARAR NO : 2023/1176
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.02.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Teğmen olarak görev yapmakta olan müvekkil silahlı terör örgütü üyesi olmak ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde elde etmek suçlarından beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 18.09.2008 tarihinde gözaltına alınmış, 20.09.2008 tarihinde tutuklanmış, 11.03.2009 tarihinde hakkında tahliye edilmiştir. Bu süreçte; tutukluluk sebebiyle terfi edememesi ve makam tazminatı alamaması sebebiyle uğradığı kazanç kaybının, … Yardımlaşma Derneği (OYAK) kesintileri sebebiyle uğradığı zararın, ailesinin ziyaret ve duruşmaları takip için yaptığı harcamaların, cezaevinde yaptığı harcamaların, eğitim maksatlı yaptığı harcamaların, avukatları tarafından yapılan harcamaların karşılığı olarak 596.418,00 TL maddi tazminat ile haksız tutuklama ve yargılama sebebiyle müvekkilin uğradığı manevi zararın karşılığı olarak 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 02.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süre ve yetki açısından incelenerek usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde yazılı koşullar davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Meydana gelen olayda devletin kusuru bulunmamaktadır. Aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davacının nüfus kaydı ve adli sicil kaydı incelenmeli, avukatına yetki verip vermediğinin tespiti için davacı dinlenmelidir. Dava dilekçesindeki yasal faiz talebinin hukuki dayanağı yoktur ve faiz başlangıç tarihi yönünden davanın reddine karar verilmelidir. Davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi durumunda 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarına göre hüküm kurulması gerekmektedir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2020 tarihli ve 2020/70 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/315 Esas, 2021/859 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.05.2022 tarihli ve 2021/59505 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz isteği; maddi tazminat talebinin reddine, hükmedilen manevi tazminat miktarının azlığına, vekâlet ücretinin eksik hesaplandığına, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tutuklanmasına neden olan silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sebebiyle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas, 2019/293 Karar sayılı dosyası ile yargılandığı, yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının kesinleştiği, bu soruşturma ve kovuşturma sırasında davacının 18.09.2008 – 20.09.2008 tarihleri arasında gözaltında ve 20.09.2008 – 11.03.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve adli sicil kaydı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) dava raporu içeriğine göre tutukluluğunun kesintisiz infaz edildiği gördüğü anlaşılmış olup, tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerinde öngörülen koşulların manevi tazminat talebi yönünden oluştuğu kabul edilmiştir.

Her ne kadar davacı dava dilekçesinde kazanç kaybı ve OYAK kesintisi nedeni ile uğradığı zararlarını, cezaevinde ve cezaevi ziyaretleri nedeniyle yapılan masrafları, üniversite masrafları nedeniyle uğradığı zararlarını ve avukatları tarafından yapılan masrafları maddi tazminat kapsamında talep etmiş ise de; dava dilekçesinde talep edilen maddi zarar olarak belirtilen kalemlerin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceği dikkate alınarak; 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve 142 nci maddelerindeki maddi tazminat koşulları oluşmadığından davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının gözaltında ve tutuklu kalmış olduğu süre, bu süre zarfında özgürlüğünden mahrum kalması, silahlı terör örgütü üyeliği gibi ağır bir suç iddiasıyla yargılanması, davacının sosyal statüsü, ekonomik durumu ve hakkaniyet ilkeleri, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer, göz önüne alınarak, sebepsiz bir zenginleşmeye de neden olmayacak şekilde takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 18.09.2008 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, 694 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.750,00 TL nisbî vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacının silahlı terör örgütüne üye olmak ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirmek ve yaymak suçlarından 18.09.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 20.09.2008 tarihinde tutuklandığı ve 11.03.2009 tarihinde hakkında yurt dışına çıkma yasağı adli kontrolü uygulanmasına karar verilerek tahliye edildiği, davanın yapılan yargılaması sonucunda atılı suçtan beraatına karar verildiği maddi olay nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçların niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, haksız gözaltı ve tutuklamanın başlangıç tarihinden itibaren faize hükmedilmesinden dolayı tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ile benzeri hususlar da gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nefaset kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği halde davacı yararına bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunduğundan, hükmün (2) numaralı bendinde yazılı manevi tazminat miktarı olan “25.000,00 TL” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “20.000,00 TL” ibaresinin eklenmesi, buna bağlı olarak düzeltilmesi gereken nisbî vekalet ücretine ilişkin hükmün (3) numaralı bendinde yazılı “3.750,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.000,00 TL” ibaresinin yazılması sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas, 2019/293 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının terör örgütü üyeliği suçundan 18.09.2008 – 11.03.2009 tarihleri arasında 174 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Maddi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Davacının tutukluluk sebebiyle terfi edememesi ve makam tazminatı alamaması sebebiyle uğradığı kazanç kaybının, … Yardımlaşma Derneği (OYAK) kesintileri sebebiyle uğradığı zararın, ailesinin ziyaret ve duruşmaları takip için yaptığı harcamaların, cezaevinde yaptığı harcamaların, eğitim maksatlı yaptığı harcamaların, avukatları tarafından yapılan harcamaların 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği göz önünde bulundurularak, yerel mahkemece maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Manevi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bölge adliye mahkemesi tarafından belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Vekâlet ücretine ilişkin temyiz isteği yönünden;
05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıkta hesaplanan nisbî avukatlık ücretine hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/315 Esas, 2021/859 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.