YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17444
KARAR NO : 2009/19252
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 5/3/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22/12/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davacı … vekili avukat … …,karşı taraftan davalı HAZİNE vekili avukat … …,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası Karaburun mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, 20.03.2007 tarih ve 2002/347- 2007/261 karar sayılı karar ile,… bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2549,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 80,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 17/04/2008 tarih ve 2008/1741 – 2008/6077 sayılı bozma kararında özetle(İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli (A) ve (B) harfli 2549.32 m2 ve 80.32 m2 yüzölçümündeki taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere ve yörede kesinleşen orman kadastro çalışmalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmaza komşu olan 510, 511, 512 parsel sayılı (yenileme ile 127 ada 127 ada 5, 6, 7 parseller) taşınmazların davacı gerçek kişi ile müşterekleri adlarına 1940 tarih sayfa 21, cilt 28 ve 17 nolu (Kuzeyi: taşlık …, Doğusu: liman bacağı, Güneyi: … kumluğu, Batısı: arazi haliyedeki harabeler yazılı) tapu kaydı ile tesbit edilerek tapu kayıtlarının oluştuğu, sözkonusu tapu kaydının tevziien oluşturulan tapu kaydı olup çekişmeli taşınmaz yönünün “arazi haliyedeki harabeler” olarak gösterdiği, bu hali ile çekişmeli (A) harfli taşınmazın zilyetlik ile kazanılacak yerlerden olmadığı saptandığı gibi ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının 03.10.2006 gün 2390 sayılı yazısı ile … İl Koruma Kurulunun 12.04.2004 tarih 6258 sayılı kararı ile 1. derecede arkeolojik sit alanı içinde kaldığının anlaşıldığı,kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının ve bu yasayı değiştiren hükümlerin henüz kesinleşmemiş olan davalara uygulanması gerektiği, 2863 Sayılı Yasanın değişiklikten önceki hükmüne göre “korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının” zilyetlikle kazanılmasının yasaklandığı, 14.07.2004 gün ve 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki “koruma alanları” sözcüğünden sonra gelmek üzere “sit alanları” sözcükleri ilave edilerek, tüm sit alanlarının olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması önlenmiş ise de, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasayla değişik 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2. cümlesi “Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca 1. grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlardaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde yeniden değiştirildiği ve böylece bu madde kapsamı dışında kalan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılabileceğinin kabul edildiği, somut olayda dava konusu (A) harfli taşınmazın, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.04.2004 tarih 6258 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alan içinde kaldığını bildirildiği,bu durumda, 5663 Sayılı Yasa ile değişik 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı anlaşılan taşınmazın zamanaşımı yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gereğine) değinilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak,davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, genel arazi kadastrosunda tespit dışı bırakılan ve tapusuz olan taşınmazın Medeni Yasanın 713 maddesine dayalı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 24.11.1989 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın kısmen devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zilyetlikle kazanmaya elverişle olmayan kıyı kenar çizgisi içinde yer aldığı gibi tamamının birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı olduğunun saptandığına ,bu nitelikteki bir taşınmazın 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasayla değişik 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2.cümlesi gereğince zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınarak davalı HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.