Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17589 E. 2009/19255 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17589
KARAR NO : 2009/19255
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 4/6/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22/12/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davacılar … VE ARKADAŞLARI vekili avukat … …,karşı taraftan davalı HAZİNE vekili avukat … …,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar,YenihisarKölü (… Mahallesi) Atanaj deresi mevkiinde bulunan 442 parsel sayılı taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında 3573 sayılı zeytincilik yasasına göre oluşturulan 24/08/1949 tarih ve 60 sayılı sicilden gelen 14/10/1959 tarih ve 46 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle 152.900 m2 yüzölçümünde davacılar adına tespit ve tescil edildiğini, hazine tarafından 21/02/1975 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu miktar fazlasına yönelik olarak açılan tapu iptali ve tescili davasının yargılaması sonunda 05/07/1978 tarih ve 1977/961-, 1978/518 sayılı karar ile (442 parsel sayılı taşınmazın tapu miktarı olan 62.650 m2′ yüzölçümündeki bölümü dışındaki tapu kayıt miktar fazlası olan 90.250 m2 yüzölçümündeki bölümün tapusunun iptaline ve tespit dışı bırakılmasına karar verilerek aynı yıl kesinleştiğini, 442 parsel sayılı taşınmazın hükmen tespit dışı bırakılan 90.250 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkında, imar ihya ve zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir
Mahkemece davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, hükmen tespit dışı bırakılan taşınmazın Medeni Yasanın 713 maddesine dayalı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1966 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dava konusu taşınmazın, Yenihisar Köyünde yapılan arazi kadastrosu sırasında 442 parsel numarası verilerek, zeytinlik niteliğinde 24/08/1949 tarih ve 60 sayılı sicilden gelen 14/10/1959 tarih ve 46 sıra numaralı 26/01/1939 tarih 5373 sayılı (Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki) yasaya göre oluşturulan 62650 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı nedeniyle 152.900 m2 yüzölçümünde … MİRASÇILARI … … VE ARK adına 18/7/1960 tarihinde tespit edilidiği,tespitin, 3/2/1965 tarhinde kesinleştiği,Hazinenin 21/02/1975 tarihinde 442 parsel sayılı taşınmaz malikleri aleyhine açtığı tapu iptali ve tescili davası sonucunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/07/1978 tarih ve 1977/961- 1978/518 sayılı kararı ile (442 parsel sayılı taşınmazın tapu miktarı olan 62.650 m2 yüzölçümündeki bölümü dışındaki tapu kayıt miktar fazlası olan 90.250 m2 yüzölçümündeki bölümün tapusunun iptaline ve tespit dışı bırakılmasına karar verildiği kararın kesinleşmesinden
sonra 442 parselin kişiler üzerinde bırakılan 62.650 m2 yüzölçümündeki bölümü için 7747 parsel numarası verildiği, tapusu iptal edilen 90.250 m2 yüzölçümündeki bölümüne ise 7748 parsel numarası verildiği, daha sonra davaya konu yerdeki idari değişiklik ile … mahallesi hudutları içine alınması nedeniyle yapılan aktarma sırasında, tapusu iptal edilen ve 7748 parsel numarası verilen bölüme, 101 ada 177 parsel numarası verilerek 89393,60 m2 yüzölçümü ile 21/2/2001 tarihinde hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlık 26/01/1939 tarih 5373 sayılı (Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki) yasaya göre oluşturulan tapu kaydıın miktar fazlasının zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılıp kazanılamayacağı hakkındadır.
1-) Çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından 1966 yılında kesinleşen orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman kadastrosu sırasında tesis edilen 254, 255, 256, 257 ve 258 numaralı orman sınır noktasından güneyindeki makilik ve delicelik olarak orman sınırı dışında bırakıldığı ve fiilen ormana bitişik olduğu, fiilen deliceden aşılama … ağaçları ile kaplı olduğunun sapandığı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/07/1978 tarih ve 1977/961- 1978/518 sayılı kararı ile de tapu kayıt miktar fazlası olduğunun saptandığı, üzerindeki ağaçların deliceden aşılandığı gözönüne alındığında taşınmazın öncesinin orman ağacı sayılan delicelerle kaplı olduğu ve orman kadastrosu sırasında tapulu yer olduğu düşünülerek orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı kabulünün zorunlu olduğu,
2-) … Bakanlığının tüm valilik ve kaymakamlıklara gönderilen 8/5/1963 gün ve 1329/1 sayılı yazıda (3573 ve 6777 sayılı yasalar gereğince (1961 tarihli) Anayasanın 37 ve 131. maddeleri karşısında devlet ormanlarından yabani zeytinlik, menengiçlik, harnupluk sahalarının ayrılamayacağının bildirildiği, her yasanın yürürlüğü döneminde ilgili bulunduğu uyuşmazlıklarda uygulanmasının vazgeçilmez bir kural olduğu,(H.G.K.’nun 9/3/1988 gün 1987/2-860-232 ve 23/11/1988 gün 1988/1-825-964 ve 13/10/2004 gün 2004/10-528-533 ve 8/11/2006 gün 2006/14-701-698 sayılı kararları),
3-) Devlet ormanlarından zeytinlik tespit ve tefrikinin, ormanların özel mülke konu olamayacağı ve daraltılamayacağı hakkındaki, Anayasanın 37 ve 131. maddesine aykırı olduğu, 11/06/1958 gün 1958/8-7 sayılı İ.B.K. İle (Deliceliklerin para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin imar ve ihya sayılacağı kabul edilmiş ise de bu içtihatta orman olmayan taşınmazların sözkonusu olduğu,
4-) 1970, 1974, 1984, 1986 ve 2004 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliklerinin tümünde “3573 Sayılı Yasa ile bu Yasayı değiştiren 6777 Sayılı Yasaya göre Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş, zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için tevzi işlemleri yapılmamış ise Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır.” hükümlerinin mevcut olduğu, yine 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. Maddesinde “evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosunun orman kadastro komisyonunca yapılacağının” hükme bağlandığı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157 Esas- 2008/194 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delicelik ve yabani zeytinlerin aslının orman ağacı olduğu, ancak 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa “hükümlerine göre yetkili makamlarca zeytincilik parseli olarak tahsis edilmesi, daha sonra da imar-ihya koşullarının oluştuğu belirlenerek temlik kararı verilmesi ya da verilen bu temlik kararı uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı,(H.G.K. 2008/20-157-194)
5-) 5373 sayılı(Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki) yasaya göre oluşturulan tapu kaydının miktar fazlası durumundaki taşınmazın, öncesi itibarıyla orman ağacı olan delicelikle(yabani …) kaplı olduğundan orman sınırı dışında bırakılma tarihine kadar orman sayılan yer olarak kabulü zorunlu olduğu,
6-) Davacıların davaya konu taşınmaz ile ilgili olarak dosyada bulunan belgelere göre 1992 ile 1998 yılları arasında hazineye haksız işgal bedeli olarak ecrimisil ödediği ve ödememek için herhangibir dava da açmadığı, bu suretle davaya konu taşınmazda anılan tarihler itibarıyla hazinenin … hakkının bulunduğunun kabul edilmiş sayılacağı ve bu durumun ecrimisil ödenen süre içindeki kullanımın … sıfatıyla olmadığını gösterdiği,
7-) Mahkemece keşifte dinlenen tanıklar yeminli beyanlarında, dava konusu yere tofar mevkii denildiğini, çevresinin orman olduğunu, çok eskiden bu yerde yaşayan TOFAR isminde bir rum asıllı kişinin taşınmazın üzerindeki delicelikleri imar ve ihya etmeye başladığını, ancak savaş yıllarında imar ve ihyayı tamamlayamadan kaçtığını belirttikleri, keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişisinin raporuna ekli resmi belge olan harita örneğinde dahi davaya konu taşınmazın bulunduğu alanın TİFARIN ZEYTİNLİĞİ olarak adlandırıldığı,
😎 Davacının ziyletliğinin en … … Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/07/1978 tarih ve 1977/961- 1978/518 sayılı kararı ile de tapu kayıt miktar fazlası olduğundan tapusunun iptal edilmesinin kesinleştiği 1979 tarihinden itibaren başladığı kabul edilmesi gerektiğinden, Hazineye haksız işgal bedeli olarak ecrimisil ödemeye başladığı 1992 yılına kadar , keza ecrimisil ödemesinin son bulduğu 1998 yılında davanın açıldığı 31/12/2003 tarihine kadar da, yasada öngörülen davasız ve aralıksız … sıfatıyla 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, bu suretle davacı kişi yararına Medeni Yasanın 713, 3402 Sayılı Yasanın 17 ve 14. maddesinde yazılı şartların oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı HAZİNEYE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 22/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.