YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2141
KARAR NO : 2007/6092
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; “Davanın, kesinleşmiş tahdide dayanılarak tapu iptali ve tescil davası olarak açıldığı, ne var ki; çekişmeli 281 parsel sayılı taşınmazın, komşu dava dışı 280 parsel sayılı taşınmazla birlikte yörede 3302 Sayılı Yasaya göre 1991 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında P.XIV olarak belirlenerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda bırakıldığı, 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulamasının sonuçlarının 03.06.1991 tarihinde 6 aylık süreyle ilan edildiği, davanın ise, 18.10.1989 tarihinde açıldığı, eldeki davanın 2/B madde uygulamasının kesinleşmesini önleyeceği, bu durumda tapu iptali tescili davası aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğü, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre tahdide ve 2/B madde uygulamasına itiraz davalarında kadastro mahkemesinin görevli olduğu, görevin kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetileceği, görev hususu düşünülmeksizin işin esasına girilemeyeceği, yapılan iki adet keşif sonunda alınan uzman bilirkişilerin hazırladıkları rapor ve krokide taşınmazın konumu hususunda birbiriyle çelişen raporlar verildiği, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmadığı, bu nedenle, mahkemenin görevini saptamak yönünden yeniden uzman orman yüksek mühendisi ve harita mühendisi ya da … elemanı aracılığıyla yapılacak keşifte 1967 tahdit haritasının uygulanması, 1967 yılı tahdit haritası 1/10.000 ölçekli, kadastro krokisi ölçekleri uyumlaştırılarak tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizdirilmesi, taşınmazın 1967 tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, tahdit haritasıyla çalışma tutanakları çelişiyorsa, orman tahdidi çalışma tutanaklarına değer verilmesi, taşınmazın ilk tahdit dışında 86-87-88 numaralı orman sınır noktalarından oluşan P. 32 sayılı orman içi ziraat parseli içerisinde kaldığı ve tahdit sınırları dışında olduğunun saptanması halinde buna göre karar verilmesi, şayet; yöntemince yapılan uygulamada 1967 tahdidi içerisinde ve fakat 3302 Sayılı Yasaya göre 1991 yılında yargılama sırasında yapılan 2/B madde uygulamasına göre P. XIV olarak belirlenen alanda kaldığı saptanırsa, eldeki davanın 2/B’ye itiraza dönüşeceği ve bu durumda 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre tahdide ve 2/B madde uygulamalarının itiraz davalarına kadastro mahkemesinin bakmakla görevli olduğunun düşünülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazın yargılama sırasında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına konu edildiği belirlenip, dava 2/b Madde uygulamasına itiraza dönüştüğünden GÖREVSİZLİĞE, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde, dava tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 16.11.1966 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş orman kadastrosu mevcuttur, daha sonra, itirazsız yerlerde 19.04.1980 tarihinde ilan edilip19.04.1981, itirazlı yerlerde ise komisyon kararlarının 08.07.1981 tarihinde ilanıyla 08.07.1982 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, yine 1989 yılında yapılıp, 16.03.1978 tarihinde ilan edilerek, 16.03.1979 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında yapılıp, 03.06.1991 tarihinde ilan edilen ve dava tarihi itibariyle çekişmeli taşınmaz ve davanın tarafları yönünden kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak dava konusu taşınmazın davanın devamı sırasında yapılan ve ilan edilen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına konu edildiği, bu nedenle davanın aynı zamanda 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğü, 6 aylık askı süresinde açılan 2/B madde uygulamasına itiraz davalarında Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak dava aynı zamanda tapu iptal tescil istemini içerip, bu davada genel mahkemenin görevli olduğunun gözetilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Marmaris kadastro Mahkemesine gönderilmesine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz davasında Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, tapu iptal tescil davası yönünden dosyanın ayrılarak başka bir esasa kayıt edilerek 2/B madde uygulamasına itiraz davasının sonucunun beklenmesine, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasına itiraz davasına ilişkin dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Marmaris kadastro Mahkemesine gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/05/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.