Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3270 E. 2023/2439 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3270
KARAR NO : 2023/2439
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti, nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından Nizip İnfaz Hâkimliğinin 26.03.2021 tarihli ve 2021/533 Esas, 2021/533 Karar sayılı içtima kararı ile 24 yıl 111 ay 109 gün hapis cezasına hükümlü … …’ın, iş bu cezasının infazı sırasında, beraat ettiği Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2009/446 Esas sayılı dosyasında tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin infaz etmekte olduğu cezasından mahsup edilmesi yönündeki talebinin, hükümlünün infaz gördüğü dosyadaki suç tarihinin tutuklu kaldığı dosyadaki kararın kesinleşmesi tarihinden sonra olduğundan bahisle reddine dair Nizip İnfaz Hâkimliğinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/1864 Esas, 2021/1897 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/409 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.03.2023 tarihli ve 94660652-105-27-8244-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma
istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31965 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31965 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; Mahkemesince, hükümlünün tutuklu kaldığı dosyanın kesinleşme tarihi olan 15.03.2011 tarihinin, infaz gördüğü cezasının suç tarihi olan 18.03.2014 tarihinden önce olması sebebiyle mahsup şartlarının oluşmadığından bahisle mahsup talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Hükümlünün, beraatine karar verilen ve 15.03.2011 tarihinde kesinleşen Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2011 tarihli ve 2009/446 Esas, 2011/110 Karar sayılı kararına ait dosyada Nizip Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.04.2009 tarihli ve 2009/40 sorgu sayılı kararıyla tutuklanması ve yargılama esnasında 11.09.2009 tarihli duruşmada tahliyesine karar verildiği,
Nizip İnfaz Hakimliğinin,26.03.2021 tarihli içtima kararı incelendiğinde ise;
02.01.2007 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına mahkumiyetine dair 08/02/2018 tarihinde kesinleşen Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2017 tarihli ve 2017/3 Esas, 2017/121 Karar sayılı kararı,
12.05.2010 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına mahkumiyetine dair 26.06.2014 tarihinde kesinleşen Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2011 tarihli ve 2010/392 Esas, 2011/553 Karar sayılı kararı,
14.05.2011 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyetine dair 13.12.2016 tarihinde kesinleşen Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2013 tarihli ve 2011/377 Esas, 2013/1138 Karar sayılı kararın bulunduğu,
5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde, “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir.” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, hükümlünün beraatine karar verilen Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2011 tarihli ve 2009/446 Esas, 2011/110 Karar sayılı kararına konu dosyasında 14.04.2009 ilâ 11.09.2009 tarihleri arasındaki süreyi tutuklu olarak geçirdiği, anılan kararın 15.03.2011 tarihinde kesinleştiği, yukarıda içtimaya konu hapis cezalarının suç tarihlerinin Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2011 tarihli kararının kesinleşme tarihi olan 15.03.2011 tarihinden önce olduğu dikkate alındığında, söz konusu ilâmlar bakımından mahsup şartlarının bulunduğu, Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/446 Esas sayılı dosyası nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilen sürenin mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63 üncü maddesi;
“Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir….”
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.01.2006 tarihli ve 2006/1-4 Esas 7 Karar sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.

4. 14.04.2009 tarihinde işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükümlünün 14.04.2009 tarihinde tutuklandığı, hakkında kamu davası açıldığı ve 11.09.2009 tarihinde mahkemece tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucu Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2011 tarihli ve 2009/446 Esas, 2011/110 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, verilen bu beraat kararının temyiz edilmeksizin 15.03.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

5. Nizip İnfaz Hakimliğinin, 26.03.2021 tarihli ve 2021/533 sayılı içtima kararına göre 24 yıl 111 ay 109 gün hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün 18.10.2021 tarihli dilekçesi ile beraat ettiği suç nedeniyle tutuklu kaldığı sürenin halen infazı devam etmekte olan cezasından mahsubuna karar verilmesini istemiş olup, mahkemece mahsuba konu mahkumiyete ilişkin suç tarihinin 18.03.2014 olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, içtima kararının hükümlü hakkında 20 ayrı suçtan verilen ve kesinleşen cezalara ilişkin olup sadece içtimaya dahil uyuşturucu madde ticaretine ilişkin suç tarihinin 18.03.2014 olduğu ve bu tarih esas alınarak mahsup talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, içtima kararına dahil olup, hükümlünün tutuklu kaldığı ve beraat ettiği suçtan verilen ve 15.03.2011 tarihinde kesinleşen hükümden önce 02.01.2007, 12.05.2010, 27.09.2010, 10.04.2009, 07.08.2007 tarihlerinde işlediği suçlardan verilen hapis cezaları bulunduğu anlaşılmakla, anılan suçlar yönünden mahsup koşullarının oluştuğu dikkate alınarak

hükümlünün talebinin kabulüne ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak mahsup kararı verilmesi gerekirken reddine dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Nizip Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.11.2021 tarihli ve 2021/409 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.