YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5676
KARAR NO : 2023/340
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davada paydaşlar arası ecrimisil; birleştirilen davada paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaş olduğu 316 parsel sayılı taşınmazda payına vaki elatma nedeniyle 19.000,00 TL ecrimisil, 1.000,00 TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiş, 30.12.2013 tarihli dilekçe ile ecrimisil talebini ıslah etmek suretiyle artırmış; birleştirilen davada ise asıl dava ile aynı gerekçeyle paya vaki elatmanın önlenmesini, 3.000,00 TL ecrimisil, 500,00 TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiş, 01.05.2018 tarihli dilekçe ile, ecrimisil talebini ıslah ederek artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacının payının daha az olduğunu, davacının çekişmeli taşınmazı kullanımına engel olmadıklarını, intifadan men edilmediklerini, davacının miras taksim anlaşmasına uymadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2015/479 Esas, 2019/407 Karar sayılı kararıyla; “Asıl davanın kısmen kabulüne, 32.490,00 TL ecrimisilin 19.000,00 TL’sine dava tarihinden itibaren, 13.490,00 TL’sine ıslah tarihi olan 30.12.2013 tarihinden itibaren işlenecek yasal faiziyle, 9.580,86 TL işlemiş dönemlik faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davanın kabulüne, 38.304,00 TL ecrimisilin 3.000,00 TL’sine dava tarihinden itibaren, 35,304,00 TL’sine ise ıslah tarihi olan 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 11.097,10 TL işlemiş dönemlik faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, paya yönelik haksız müdahalenin önlenmesine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 30.11.2021 tarihli ve 2021/6884 Esas, 2021/3368 Karar sayılı ilamı ile; “1-Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2-Somut olayda, mahkemece ilk kararda davanın kısmen kabulüne, 29.157,50 TL ecrimisil, 2.624,10 TL dönemsel işlemiş faizin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildikten sonra, karar yalnızca davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi (2015/3241E.–6832K) hükmü bozmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, asıl dava yönünden usuli kazanılmış hakka riayet edilmeyerek davanın kabulüne, 32.490,00 TL ecrimisil ve 9.580,86 TL işlemiş dönemlik faizin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Açılan esas davanın kısmen kabulü ile, 316 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafın fuzuli şagil olduğu 18.000 m2’lik yer için; 29.157,50 TL ecrimisilin 19.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, 10.157,50 TL’sine ise ıslah tarihi olan 30/12/2013 tarihinden itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya Verilmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine, 2.624,10 TL işlemiş dönemlik faizi davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleştirilen 2015/593 Esas sayılı dava bakımından; birleştirilen 2015/593 Esas sayılı davanın kabulüne, 38.304,00 TL haksız işgal tazminatının 3.000,00 TL’sini dava tarihinden itibaren, 35,304,00 TL’sini ise ıslah tarihi olan 01/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 11.097,10 TL işlemiş dönemlik faizi davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların davacının payına 316 parsel sayılı taşınmaza yönelik haksız müdahalelerinin önlenilmesine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacının çekişmeli taşınmazda kullandığı alan bulunduğu, davalıların hisselerinden daha azını kullandığı, intifadan men edilmedikleri, ecrimisil bedelinin yüksek hesaplandığı, hükmün infaza elverişli olmadığı, elatmanın önlenmesine ilişkin dava değeri ve ferilerinin yanlış değerlendirildiği, dava konusu taşınmaz hakkında açtıkları ketm-i verese hukuki nedenine dayalı dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği hususlarına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava paydaşlararası ecrimisil; birleştirilen dava ise, paydaşlararası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Ecrimisil talebine ilişkin olarak; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması ve haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği” vurgulanmıştır. Buna göre ecrimisil istemlerinde işgalin, haksız eylem niteliğinde olduğu ve tazminat istemleri için işgalin haklı bir nedene dayanmaması gerektiği dikkate alınmalıdır (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). Müdahalenin men’i talebine ilişkin olarak Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi esas alınmıştır.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.