YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/635
KARAR NO : 2023/2167
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Üstsoya karşı kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2017 tarihli ve 2017/84 Esas, 2017/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/1487 Esas, 2017/1843 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2017/396 Esas, 2018/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/1796 Esas, 2018/1735 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/1796 Esas, 2018/1735 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli, 2021/122229 Esas, 2022/1991 Karar sayılı kararı ile;
a- Sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekmekle beraber sanık neticeyi önleme çabasına girdiğinden 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri gözetilip temel ceza üst sınırdan belirlenerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi
b- 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/190 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üstsoya karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi delaleti ile 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.01.2023 tarihinde tanzim olunan ve düzelterek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri; beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin somut olaya tatbik edilmediğine, ceza miktarına ve haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
B. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemleri; koşulları oluşmayan gönüllü vazgeçme ve haksız tahrik hükümlerinin uygulandığına, vekalet ücretine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun, sanığın babası olup aynı evde ikamet ettikleri, olay günü yemek yedikleri esnada sanığın, diğer odada bulunan mağdurdan ekmek istediği, mağdura annesi ve kendisinin yanına gelmesi için böyle bir istekte bulunduğunu belirtmiş ise de; sanığın bu davranışına sinirlenen ve alkollü olan mağdurun, sanığa hakaret ettiği, çıkan tartışma sırasında mutfak bıçağı ile yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, ardından pişmanlık göstererek sanığın mağdurun peşinden hastaneye gittiği, mağdurun giriş işlemlerini yaptırdıktan sonra hastanede yakalandığı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanığın pişmanlık göstererek mağdura hastanede yardım etmek suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs eyleminden gönüllü olarak vazgeçtiğinden tamamlanan suç yönünden haksız tahrik altında nitelikli kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2. Sanık savunmaları, tanık ve mağdur beyanları, 04.12.2016 tarihli görgü tespit tutanağı, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan 11.12.2016 tarihli adli tıp raporu dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafiinin Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, Lehe Hükümlerin Somut Olaya Tatbik Edilmediğine, Ceza Miktarına Ve Haksız Tahrikin Derecesine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranında ve verilen ceza miktarı yönünden Mahkemenin takdir ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamışır.
2. Katılan Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Gönüllü Vazgeçme, Haksız Tahrik ve Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Tanık ve mağdurun aşamalarda özde değişmeyen beyanları, sanık savunmaları, adli tıp raporu ile Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, gönüllü vazgeçme şartlarının somut olayda oluştuğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği
hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ancak vekalet ücreti yönünden; 6284 sayılı Yasa’nın 2 ve 20 nci maddeleri gereği aile içi şiddet suçlarında Aile Bakanlığının davaya katılabileceği hükmüne istinaden katılan bakanlığın kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçenin (2) bendinde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekilinin temyiz istemi vekalet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/190 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararında; sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırılık teşkil ettiğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediği “Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi gereğince 10.250 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma ödenmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, üyeler … ve …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre; Mağdur … sanık …’ın babası olup aynı evde ikamet ettikleri, olay günü sanık ve annesinin mutfakta yemek yedikleri, mağdurun da evin salonunda tek başına alkol alarak yemek yediği, sanığın salonda oturan babasından ekmek getirmesini istediği, mağdurun mutfağa ekmeği getirip masaya bıraktıktan sonra “başka emrin var mı … bey” dediği, sanığın da mağdurun evladı olduğunu kendisini sofraya çağırmak istediğini, psikolojisinin bozulduğunu söylediği, mağdurun alkolün etkisiyle “utanmıyor musun babandan ekmek istemeye eşek herif, hayvan herif ağzına s…. Başlarım senin psikolojine” şeklinde küfürlü sözler söylemesi üzerine sanıkla mağdurun tartışmaya başladıkları, mağdurun sanığa bir iki yumruk savurduğu, birbirlerini itekledikleri, tanığın araya girmeye çalıştığı ancak yere düştüğü, mağdurun küfür ederek sanığın üzerine yürümesi üzerine sanığın mutfak çekmecesinden aldığı bıçakla boğuşma sırasında mağduru karın bölgesine birden çok kez vurarak mağduru hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
… 5. Ağır Ceza mahkemesince sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 36. maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-a-e, 87/1-d, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu mahkumiyet kararının katılan kurum yararına vekalet ücreti hükmedilerek düzeltilerek onanmasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 29 maddesi uyarınca fazla indirim yapılarak eksik cezaya hükmedilmesinden kaynaklanmaktadır.
Somut olaya bakıldığında olay günü mutfakta yemek yiyen sanığın salonda alkol almakta olan mağdur babasından ekmek istemesi üzerine alkollü olan mağdurun sanığa ekmeği verdikten sonra bu isteği nedeniyle sanığa hakaretlerde bulunması üzerine başlayan tartışma sırasında mağdur ve sanığın birbirlerini itekledikleri mağdurun sanığa yumruk atması üzerine sanığın da mağdura bıçakla birden çok kez vurarak ağır şekilde yaraladığı olayda mağdurdan sanığa yönelen eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut nazara alındığında hakaret ve basit yaralamadan ibaret eylemler nedeniyle cezada 1/4 – 3/4 oranında indirimi düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 29 maddesi ile yapılan uygulama sırasında asgari orana yakın bir oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde 1/2 oranda indirim yapılarak eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı olduğundan yerel mahkemenin mahkumiyet kararının eksik cezaya hükmolunması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan Dairemiz sayın çoğunluğunun yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin kararına katılmıyoruz. 02.05.2023