YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/696
KARAR NO : 2023/2052
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2017/232 Esas, 2018/193 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada; yüklenen suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2018/2170 Esas, 2019/952 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün adliye yapılanmasına ilişkin olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, katip ve İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan sanık hakkında FETÖ soruşturmalarında etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan adliye çalışanı tanıklar S.C. ile A.Ş.’nin beyanlarının bulunduğu, Tanık S.C.’nin beyanında; Çerkezköy adliyesinde çalışmış olduğu dönemde örgüte ait evlerde kaldığını, kalmış olduğu evde sohbet ve toplantıların düzenlendiğini, örgüt adına kendilerinden sorumlu olan H.K.’nin evdeki sohbet ve toplantılara katılan kişilerden himmet adı altında para topladığını, bahse konu evde örgüt adına düzenlenen sohbet ve toplantılara katılan ve himmet veren kişiler arasında sanık Ö.K.’nin da bulunduğunu beyan ettiği, Tanık A.Ş.’nin beyanında; Çerkezköy adliyesinde zabıt katipliği yapan Ö.K.’nin adındaki kişinin örgüt referansı ile katip olduğunu, 17-25 Aralık sürecine kadar örgüt sohbetlerine aralıklarla katıldığını, 2014 yılında İcra Müdür Yardımcısı olduğunu ancak müdür yardımcılığı konusunda örgütün referans olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, sanığın savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, örgütle herhangi bir irtibatının bulunmadığını, örgütün dini sohbetlerine katılmadığını, adliyeden tanıdığı olan arkadaşların evine çay içmek için sohbet etmek için gittiğini bunun dışında bir amaçla gitmediğini beyan ettiği, dosya kapsamında elde edilen deliller neticesinde, sanığın örgüt yardımıyla katipliğe girdiği ve devamında örgütün dini sohbet adı altındaki toplantılarına katılarak himmet verdiği dolayısıyla sanığın FETÖ/PDY oluşumunun hedef ve çıkarları doğrultusunda örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiği ve bu şekilde atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine ve istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, kararın sanık aleyhine bozulması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbetlerine katıldığı ve himmet verdiğinden bahisle iddianame düzenlenmiş ise de; dosya kapsamında sanığın örgütün sohbetlerine katıldığına ve himmet verdiğine dair etkin pişmanlık kapsamında beyanları bulunan dosyamız tanıkları S.C. ve A.Ş.’nin beyanlarının somut delillere dayanmadığı, tanıkların çelişkili beyanları, tanıklıklarının 2012 yıllarına dair beyanlar olmasi, tanık beyanlarının soyut iddiadan öteye gitmediği, sanığın örgüt adına herhangi bir aktif faaliyet yürüttüğüne, örgütün çağrılarına iştirak edip eylem ve etkinliklere katıldığına, dolayısıyla terör örgütü üyeliğinin en önemli unsurları olan yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik arzeden eylem ve faaliyetler içerisine girdiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sanığın savunmasının aksini kanıtlayan her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve kuvvetli delil elde edilememiş olup, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi de dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşılık 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak suç tarihinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2018/2170 Esas, 2019/952 sayılı Kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.