YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5843
KARAR NO : 2023/376
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/337 E., 2022/921 K.
DAVA TARİHİ : 11.09.2015
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 6598 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; muhdesat iddiasında bulunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 30/06/2016 tarihli ve 2015/1266 Esas, 2016/1057 Karar sayılı kararıyla; taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 30/06/2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2017/759 Esas, 2020/7220 Karar sayılı ilamında; muhdesat iddiasında bulunan davalıya muhdesatın aidiyeti konusunda dava açmak için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediğini, tarafımızın muhdesat aidiyeti konusundaki beyan ve itirazlarımız gereğince tarafımıza usule uygun dava açma süresi tanınmadığı,
2. Eksik inceleme yapıldığını delillerinin incelenmediğini,
3. Taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmaması veya anlaşarak satışının mümkün olmaması iddialarının asılsız olduğunu,
4. Davacı tarafça kesin sürenin son günü olan 28.04.2016 tarihine kadar herhangi bir avans yatırılmamış ve eksik avans tamamlanmamıştır. Davacı tarafça 05.05.2016 tarihinde ara karar yerine getirilmiş olup, tüm itirazlarımıza rağmen mahkeme tarafından keşif ara kararı yerine getirilmiştir.
5. Taşınmazın m2 birim fiyatının emsallerine göre fazla belirlendiğini, bilirkişi raporuna ilişkin hiçbir itirazının dikkate alınmadığını,
6. Hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu,
7. Kısa kararla gerekçeli kararın çeliştiğini,
8.Yerel mahkeme tarafından yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri konusunda hüküm kurulurken yanlışlık yapıldığını,
9. Satıştan elde edilecek bedelin hissedarlara hangi oranda (% olarak) ödeneceğini, taşınmaz üzerindeki muhdesatların bedelinin kime, hangi oranda ödeneceğinin belirtmediği, ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.