Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15061 E. 2023/1845 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15061
KARAR NO : 2023/1845
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

¸

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ….Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/163 Esas, 2019/92 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/163 Esas, 2019/92 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286’ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz kanun yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Soruşturmanın başlangıcından itibaren etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğinin ve örgüte dair bilgiler verdiği için hakkında cezaya hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğuna,
3.Teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine,
4. Etkin pişmanlık indirim oranının daha fazla uygulanması gerektiğine,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgütün haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asyada hesap açtığı, haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülen şahıslarla görüşme yaptığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı sendika ve dernek üyeliğinin bulunduğu, örgütün sohbet adı altında düzenlediği toplantılara katıldığı, örgüt içerisinde mütevelli olarak görev yaptığı, örgüte kurban bağışı ve himmet adı altında para verdiği, sorumlu öğretmenler ile toplantılar yaptığı, okul öğrencilerini örgüte ait derneğe götürdüğü, örgütün düzenlemiş olduğu yurt dışı gezilerine katıldığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanığın eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin bulunduğu, silahlı terör örgütü suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, “Mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin yerinde görülmeyen istinaf nedenlerinin reddine,
Ancak:
1-Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 221 inci maddesinin 5 inci fıkrasındaki ”Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi 3 yıla kadar uzatılabilir” amir hükmüne rağmen denetimli serbestlik tedbirine ilişkin hüküm kurulmaması,
2-Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında doğrudan ve yalnızca TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken aynı Kanun’un 7 nci fıkrasının da hükümde gösterilmesi,
Yasaya aykırı ise de, bu hususlar davanın yeniden görülmesini ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin CMK’nın 280/1-a ve 303 üncü maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, Hükmün 3 üncü paragrafından sonra gelmek üzere ”Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulandığından TCK’nın 221/5 inci maddesi gereği 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi, tekerrüre ilişkin paragraftaki “58/7. ve” ibaresinin çıkarılması sureti ile hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE” hususları dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde mütevelli olarak yer aldığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgütün düzenlemiş olduğu sohbet toplantılarına katıldığı, himmet ve kurban yardımında bulunduğu, örgüt ile irtibatlı sendika ve derneğe üye olduğu, örgütün düzenlemiş olduğu yurt dışı gezilerine katıldığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin sanık hakkında örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi suretiyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/703 Esas, 2019/797 sayılı Kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …