YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4090
KARAR NO : 2023/3230
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2797 E., 2023/12 K.
DAVA TARİHİ : 15.03.2021
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. … Mahkemesi
SAYISI : 2021/59 E., 2022/250 K.
Taraflar arasındaki işkolu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) çerçevesinde kurulup hâlen 19 numaralı savunma ve güvenlik işkolunda faaliyet gösterdiğini, davalılardan … Sendikasının talebi üzerine diğer davalı Bakanlığın 09.03.2021 tarihli ve 31418 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2021/57 Karar numaralı işkolu tespiti kararında Turkuaz Otopark İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketine (Turkuaz AŞ) ait 1102212.061 Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sicil numaralı işyerinde belediye hizmetlerine yardımcı işlerin yapıldığı, bu nedenle yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği’nin 20 sıra numaralı genel işler işkolunda yer aldığına yönelik tespitte bulunulduğunu, ancak bu işyerinin 19 numaralı savunma ve güvenlik işkoluna girdiğini, işyerinde özel güvenlik faaliyeti yürütüldüğünü ve anılan işyerinin davalı Şirket tarafından 19 numaralı savunma ve güvenlik işkolunda tescil ettirildiğini, davacı Sendika tarafından davalı Şirketin işyerinde/işletmesinde toplu … sözleşmesi için başvuru yapıldığını ve sürecin ardından toplu … sözleşmesi imzalandığını, imzalanan toplu … sözleşmesinin hâlen yürürlükte olduğunu, belediyelerin özel güvenlik faaliyetini belediye şirketleri vasıtasıyla gördürebileceklerini, şirketlerin özel güvenlik faaliyetlerini ayrı/bağımsız bir bölüm hâlinde yürütebileceklerini, bu faaliyetin 20 numaralı genel işler işkoluna giren belediye hizmetleri kavramına girmediğini, işyerinin bağımsız bir işyeri olduğunu iddia ederek 09.03.2021 tarihli 31418 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2021/57 Karar numaralı işkolu tespit kararındaki Turkuaz AŞ’nin 1102212.061 SGK sicil numaralı işyerinde yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği’nin 20 numaralı genel işler işkolunda yer aldığı tespitinin iptali ile 1102212.061 SGK sicil numaralı işyerinde yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği’nin 19 numaralı savunma ve güvenlik işkolunda yer aldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı işveren ile davacı Sendika arasında 01.07.2020-30…..2021 tarihlerini kapsayan toplu … sözleşmesinin imzalandığını, Bakanlık tarafından teftişe konu işyerinde inceleme yapıldığını ve bu teftiş sonucunda düzenlenen inceleme raporunda 1107207.061 SGK sicil numaralı işyerindeki 2 işçinin Şirket ana birasında çalıştığı, işçilerin personelle ilgili izin vb. evrak işi yaptıkları ve büro görevlisi olarak çalıştıkları, 1102212.061 SGK sicil numaralı işyerinde çalışan 112 işçinin özel güvenlik görevlisi olarak belediye organizasyonu içerisinde değişik yerlerde çalıştıkları, işyerinde belediyeye ait işlerin yürütüldüğünün tespit edildiğini, 1102212.061 SGK sicil numaralı işyerinde asıl işe yardımcı işin de asıl işin girdiği işkolundan sayılacağından yardımcı işin tâbi olduğu işkolunun da genel işkolu olduğunun değerlendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Turkuaz AŞ vekili cevap dilekçesinde; kamu hizmeti gören belediye iştiraklerinin savunma ve güvenlik işkolunda yer alamayacağını, işyerinde çalışan 963 kişinin 142’sinin güvenlik olduğunu, geri kalan 821 kişinin ise genel işler adı altında diğer hizmetleri yürüttüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı … Sendikası vekili cevap dilekçesinde; belediye mevzuatına göre hizmetin Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü, Belediyenin görev ve sorumluluk alanı dışında şirket kurulmasının mümkün olmayacağı da göz önüne alındığında Turkuaz AŞ adlı Şirketin faaliyet alanının 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun (5393 sayılı Kanun) 14 ve 15 inci maddesi ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu (5216 sayılı Kanun) gereğince belediyenin görev ve sorumluluk alanında yürütülen faaliyet olup belediyenin asli görevleri kapsamında yer aldığını, söz konusu hizmetlerin Turkuaz AŞ vasıtasıyla yürütüldüğünü, 6356 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki “bir … yerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de asıl işin girdiği … kolundan sayılır.” şeklindeki emredici hüküm gereğince davalı Şirket bünyesinde yer alan faaliyetin Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet alanı ile ilgili olması nedeniyle İşkolları Yönetmeliği’nin belediye hizmetleri tanımlaması kapsamındaki 20 sıra numaralı genel işlerden olduğunu, Turkuaz AŞ olmasının yanı sıra işin yürütümü, işyerinin yapısı, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesine bulunması ve hizmet organizasyonun doğrudan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılması nedenleriyle de genel işler işkolunda yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4. Davalı … Sendikası vekili cevap dilekçesinde; niteliği gereği belediye hizmeti niteliğinde olan işlerin, doğrudan belediyeler ve iştirakleri tarafından yapılması ya da bunların dışında üçüncü kişiler tarafından yapılması hâlinde söz konusu işlerin salt belediye hizmeti niteliğinin değişmeyeceğini ve İşkolları Yönetmeliği’nin 20 sıra numarasında bulunan genel işler işkoluna gireceğini, belediyelerin iktisadi teşebbüsleri ile yürütülen işin münhasıran belediyelere bırakılmış işler kapsamında ise İşkolları Yönetmeliği’nin 20 sıra numarasında yer alan genel işler işkoluna girdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
5. Davalı Genel … Sendikası vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Turkuaz AŞ’nin Trabzon Büyükşehir Belediyesine ait bir belediye iktisadi teşekkül olduğunu, Trabzon Büyükşehir Belediyesinin hizmetlerini hizmet alım işleri yoluyla gerçekleştirdiğini, piyasaya hizmet vermediğini, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname düzenlemesiyle belediyelerin personel çalıştırılmasına yönelik bütün hizmet alımlarının, yani belediyelerin işçi temininin belediye şirketleri aracılığıyla yapıldığını, dava konusu Şirketin belediye hizmeti veren bir Şirket olduğunu, güvenlik işinin asıl işe yardımcı bir … olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin 1102212.061 SGK sicil numaralı işyerinde yürütülen işlerin genel işler olarak sınıflandırılan belediye görev ve yetkileri kapsamında olduğu, 1102212.061 SGK sicil numaralı işinin yardımcı … olduğu, asıl işin genel işler işkolunda olmasından dolayı yardımcı … olarak bu işin İşkolları Yönetmeliği’ne göre genel işler kapsamına girdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu işyerinde nihai olarak üretilen hizmetin özel güvenlik hizmeti olduğunu, Turkuaz AŞ’ye ait dava konusu 1102212.061 SGK sicil numaralı işyerinde sadece Trabzon Büyükşehir Belediyesine yönelik hizmet verilmesi ile anılan işyerindeki işin direkt olarak asıl işin işkoluna girmediğini, anılan işyerinin organizasyon ve yasal dayanak açısından bağımsız nitelikte olduğunu, dolayısıyla özel güvenlik hizmeti verilen işyerinin işkolunun 19 numaralı savunma ve güvenlik işkolu olduğunu, özel güvenlik personelinin başka bir işte çalıştırılamayacağını, grev ve lokavt yasağı kapsamında oldukları dikkate alındığında, özel güvenlik hizmeti verilen işyerlerinin nitelikleri gereği hukuken neden bağımsız işyeri kabul edildikleri ve ayrı bir işyeri şeklinde tescil edildiklerinin anlaşılabileceğini, belediyelerin özel güvenlik faaliyetini belediye şirketleri vasıtasıyla gördürebileceklerini, Şirketin özel güvenlik şirketi olmasının zorunlu olmadığını, belediye şirketinin aslî amacı ne olursa olsun Şirketin özel güvenlik faaliyeti yürüten ve özel güvenlik görevlisi istihdam edilen kısımlarının bağımsız olmasının kanunun emredici düzenlemesi olduğunu, bu işyerlerinin asıl … yardımcı … kapsamında değerlendirilmelerinin mümkün olmadığını, özel güvenlik hizmetinin 5393 sayılı Kanun ve 5216 sayılı Kanun’da münhasıran belediyelerin görevleri arasında bulunmadığını, işkollarının kapsamı belirlenirken belediyelerin yaptığı tüm işlerin değil belediyelerin belediye hizmetleri kapsamındaki işlerinin genel işler işkoluna alındığından belediyelerin/belediye şirketlerinin her faaliyetinin belediye hizmeti olduğu/genel işler işkoluna girdiğinin kabulünün mümkün olmadığını, özel güvenlik görevlilerine ilişkin olarak toplu … sözleşmesi süreçlerinin ayrı yürütülmesi ve onlara yönelik farklı bir toplu … sözleşmesi imzalanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu işyerinde sadece özel güvenlik görevlilerinin çalıştığı, bununla birlikte özel güvenlik görevlilerinin sadece Trabzon Belediyesine ait bina ve tesislerin güvenlik hizmetlerini yerine getirdikleri, Trabzon Belediyesi dışında başkaca bir işyerine hizmet vermediği anlaşıldığından dava konusu işyerinde yürütülen faaliyetlerin niteliği itibarıyla asıl işe yardımcı … olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/2765 Esas, 2022/3547 Karar sayılı; 27.01.2022 tarihli ve 2022/569 Esas, 2022/1341 Karar sayılı kararlarının da bu doğrultuda olduğu, 6356 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.” düzenlemesinin yer aldığı ve İşkolları Yönetmeliği’nin 3 üncü maddesinin de aynı doğrultuda olduğu, bu hâlde Bakanlıkça dava konusu işyerinin genel işler işkolunda olduğunun tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6356 sayılı Kanun’un “Kuruluş serbestisi” kenar başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
“ (1) … Sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunur.
…”
2. 6356 sayılı Kanun’un “İşkolları” kenar başlıklı 4 üncü maddesi de şöyledir:
“(1) İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.
(2) Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.
(3) Bir işkoluna giren işler, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.”
3. 6356 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
“…
Bir işyerinde yürütülen yardımcı işin alt işveren tarafından üstlenilmesi halinde, bu … artık asıl işveren yönünden yardımcı … olarak kabul edilemez. Bu işler alt işveren bakımından asıl … kabul edilir ve işkolu buna göre belirlenir.
…”
4. 6356 sayılı Kanun’un “İşkolunun tespiti” kenar başlıklı 5 inci maddesi ise şöyledir:
“(1) Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/29 md.) Karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi iki ay içinde kararını verir. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/29 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay, uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.
(2) Yeni bir toplu … sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.
(3) İşkolu değişikliği yürürlükteki toplu … sözleşmesini etkilemez.”
5.19.12.2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliği’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrası da şöyledir:
“(1) Bir işyerinin hangi işkoluna girdiği konusunda anlaşmazlık çıkması halinde, ilgililerin başvurusu üzerine, işkolu, o işyerinde yürütülen işin niteliğine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenir. Bakanlık tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanununun 5 inci maddesine göre kararın yayımından itibaren onbeş gün içinde dava açabilir.”
6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Derece Mahkemelerinin karar başlıklarında davalılardan … Genel Hizmetler İşçileri Sendikasının (Genel-…), … Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-…) İktisadi İşletmesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.