YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1512
KARAR NO : 2023/1947
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Hazine ve Maliye Bakanlığının dolandırıcılık suçu ile sanık müdafiinin dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden İlk Derece Mahkemesince CMK’nın 223/2-e maddesi gereği verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,
TEMYİZ EDENLER : Hazine ve Maliye Bakanlığı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Katılanın ve sanık müdafiinin dolandırıcılık suçu yönünden temyiz isteminin CMK’nın 296 ncı maddesi gereği reddi, sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz isteminin esastan reddi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 14.09.2021 tarihli, 2021/820 Esas ve 2021/1069 sayılı kararının kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden sanık müdafii ve katılan …, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
A- Katılan … ve sanık müdafiinin kamu ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu ile ilgili temyiz talepleri yönünden:
İlk Derece Mahkemesince kamu ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin verilen kararla ilgili olarak katılan … Bakanlığının ve sanık müdafiinin istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B- Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili temyiz talepleri yönünden:
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli, 2020/414 Esas ve 2021/97 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından dolayı cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de, suçlar sübuta ermediğinden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 14.09.2021 tarihli, 2021/820 Esas ve 2021/1069 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan esatan ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Maliye ve Hazine Bakanlığının temyiz istemi; sanığın doalndırıcılığa teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine,
2-Sanık müdafiinin temyiz istemi: terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarının CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince verilmesi gerektiğinden düzeltilmesine, aksi halde aleyhe temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1-Terör örgütüne üye olmak suçu yönünden:
Terör örgütüne üye olmak örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekir. Sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığına ilişkin yeterli delil ve faaliyetlerinin de süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk düzeyinde bulunmadığı anlaşılmakla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2-Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçları yönünden;
Sanık hakkında TCK’nın 158/1-e maddesi gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanığın kamu kurum ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığı, 2010 yılı KPSS puanı ile kamu kurumlarına atamasının bulunmadığı ve başkaca bir bilgi belgenin olmadığı, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı kanaat oluşturacak delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi (in dubio pro reo) uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği mahkememizde oluşan tam, tarafsız vicdani kanaat ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan … Hazinesi vekilinin dolandırıcılığa teşebbüs, sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf kanun yolu başvurularının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafii ve katılan … Hazinesi vekilinin talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine,
Yasa yolu;
24 Ekim 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile CMK’nın 286 ncı maddesine 3 üncü fıkra eklenerek temyiz edilebilen suçların kapsamı genişletilmiştir. Yapılan düzenleme ile sayılan suçlar nedeniyle Bölge Adliye Mahkemelerin kararlarının kesin hüküm özelliği kaldırılmış ve temyiz kanun yolu açılmıştır. TCK’nın 314 üncü maddesi de düzenlemenin içerisinde yer almakta olup temel cezanın TCK’nın 314 üncü maddesine göre belirlendiği suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulandığı ve örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etme ile örgüt adına suç işleme suçlarında da verilen hükümler artık temyiz edilebilecektir.
Ancak, 7188 sayılı Kanun ile sayılmadığı için 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 4 üncü maddesinde sayılan ve terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlendiği anlaşılan suçlar nedeniyle İlk Derece Mahkemelerince verilen ve Bölge Adliye Mahkelerince de artırılmayan beş yıl ve altındaki cezalar ile on yıl veya daha az hapis cezası veya adli para cezası gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı ile ilgili esastan ret kararları ise kesin hüküm özelliği nedeniyle temyiz edilemiyecektir (CMK’nın 286/2-b,g). Bu suçlar nedeniyle derhal cezanın infazına geçileceğinden infaz aşamasında ve terör örgütü kurma/yönetme ya da terör örgütüne üye olma suçları nedeniyle temyiz incelemesi ile verilecek kararlar nedeniyle uygulamada duraksamalara neden olacağı da açıktır.
Bir sanık tarafından işlenip de 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 4 üncü maddesinde sayılan ve terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlendiği anlaşılan suçlarda “bağlantı” nedeniyle temyiz edilebilirlik sınırının değerlendirilmesi gerekmektedir. “Bağlantı kavramı” başlıklı CMK’nın 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası;
“(1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.” şeklindedir.
Bir sanık tarafından işlenen terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlendiği anlaşılan suçlarda “bağlantı” olduğu kabul edilerek aynı dava dosyasında birbirleriyle çelişen hükümlerin verilmesinin önlenmesi ve temyiz yoluna gidilemeyerek aleyhe doğabilecek adaletsizliklerin önlenmesi için terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlendiği anlaşılan suçlarda da temyiz kanun yolunun açık olduğunun kabul edilmesi doğru olacağı değerlendirildiğinden istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlara karşı onbeş … içerisinde CMK’nın 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili ceza dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine
girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; iptal edilen 2010 yılı KPSS’de sınav sorularının örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporuna istinaden kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından da yapılan yargılama sonunda, kanıtlanamayan müsnet suçlardan beraatine dair kesinleşen hükümler dışında, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre inceleme konusu kararda hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 14.09.2021 tarihli, 2021/820 Esas ve 2021/1069 sayılı kararında sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …