Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/1833 E. 2023/2138 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1833
KARAR NO : 2023/2138
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2019/15 Esas, 2019/43 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/535 Esas ve 2019/1023 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; delil durumuna göre sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İddia, sanığın ve sanık müdafiinin savunmaları, telefon inceleme tutanakları, ByLock sorgu tutanakları, … ByLock sorgulama tutanakları, cep telefonu bilgisi sorgulama raporu, SGK bilgi raporu, nüfus-adli sicil kayıtları, Bank … hesap hareketleri, tanık beyanları, nüfus ve sabıka kaydı, Van İl Emniyet Müdürlüğünün 23.02.2017 tarihli tanık E. İ.’nin beyanı kapsamında ihbar evrakı, … İl Emniyet Müdürlüğünün 10.07.2017 tarihli tanık R. Ç.’nin beyanı kapsamında ihbar evrakı, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünün 05.09.2017 tarihli tanık M. F. A.’nın beyanı kapsamında ihbar evrakı, … İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 16.01.2017 tarihli ByLock sorgu tutanağı, … İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 14.01.2018 tarihli araştırma tutanağı, … İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 22.01.2018 tarihli arşiv araştırma tutanağı, … İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 27.11.2017 tarihli Bank … yazıları, … İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 05.12.2018 tarihli veri inceleme raporu, Ortahisar İlçe Jandarma Komutanlığının 18.02.2019 tarihli sosyal ekonomik durum araştırması yazıları, ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık … hakkında 17/25 Aralık öncesi ve sonrası FETÖ silahlı terör örgütünün düzenlediği sohbetlere katıldığı, dolayısıyla örgüt mensubu olduğu gerekçesi ile hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılamada sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediği, dosya kapsamında tanık beyanları ve sanığın ikrarıyla süreç öncesi sohbete hafız olması nedeniyle kuran öğretmek amaçlı olarak katıldığının anlaşıldığı, süreç sonrası ise sanığın sohbetlere katıldığını kabul etmediği, mahkememizce dinlenen tanık beyanlarının da sanığı doğruladığı, Emniyet Genel Müdürlüğünce düzenlenen CD kart veri inceleme raporuna göre sanığın AD olarak kodlandığının bildirildiği, AD kodunun Emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişileri tanımladığının bildirildiği, sanığa atılı başkaca bir eylemin de bulunmadığı, dosyada bulunan deliller muvacehesinde sanığın terör örgütü üyesi olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı, süreç öncesi

sohbete katılmanın ve dahi süreç sonrası birkaç kez sohbete katılmanın Yargıtayca yeterli delil olarak kabul edilmediği, nitekim Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas sayılı kararında “Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, …. … çoğunluğu kamuoyu nezdinde örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan, hukuki kılıflarla kamu görevlileri ve sivil şahıslara yönelik bir kısım operasyonlara başladığı 2013 yılı öncesinde olmak üzere birkaç kez de bu tarihten sonra örgütün dini sohbet toplantılarına katılmaktan, ….ibaret eylemlerinin, sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek;” şeklinde karar verildiği de göz önünde bulundurulduğunda yapılan yargılama sonunda sanığa atılı eylemlerin örgüt üyeliğinden cezalandırmaya yeterli olmadığı, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca müsnet suçtan sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Mahkemenin, takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmemekle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/535 Esas, 2019/1023 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …