YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1827
KARAR NO : 2023/2144
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/357 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/2436 Esas ve 2019/1336 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; delil durumuna göre sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock’u kullandığına dair bir tespit yapılmaması, örgüte ait Bank Asyada hesabının bulunmaması, örgüt ile iltisaklı dernek ve vakıflara üyeliğinin bulunmaması ve örgüte ait şirketlerde görev yapmaması, sanık hakkında beyanda bulunan tanık Y.A.’nın beyanlarının 2004-2008 yılları arasında Isparta İlinde çalıştıkları dönemde sohbet toplantılarına katıldığına ilişkin olması, bu beyanların başka tanık beyanları ile desteklenmediği gibi sanık tarafından da kabul edilmediği, tanık beyanlarının doğruluğunun kabulü halinde dahi örgütsel sohbetlere katıldığı belirtilen dönemin örgütün gerçek yüzünü gösterdiği 17-25 aralık sürecinden önceye dair olması, sanığın HTS analizinde irtibat kurduğu tespit edilen örgüt üyeliğinden işlem yapılan şahısların sanığın mesai arkadaşları olması dolayısıyla hayatın olağan akışına uygun kabul edildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyasında Garson adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kartta sanık hakkındaki kodlamanın CB (geçmişte FETÖ sohbetlerine dahil olan ancak güncel olarak irtibat kurulmayan kişilerden tekrar kazanılmaya ikinci derecede yakın olan kişiler) olarak yapıldığı, sanıktan ele geçirilen materyaller üzerinde yapılan incelemede sanığın telefonunda Eagle, Coco ve Kakaotalk uygulamalarına ait kalıntıların bulunduğu, sanığın söz konusu uygulamaları kullanmadığını beyan ederek mevcut tespiti kabul etmediği, mahkememizce sanığın söz konusu programları örgütsel haberleşme kapsamında kullanıp kullanmadığına dair herhangi bir tespit yapılamamış olmakla bu haliyle mevcut delillerin atılı suç için aranan “Çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk..” unsurlarını karşılamaya yeterli olmadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı deliller elde edilememiş olması, eylemlerinin sabit olmaması dikkate alınarak atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiş ve mahkememizde bu hususta tam bir hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsalına göre, mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmamakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/2436 Esas, 2019/1336 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.