YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6880
KARAR NO : 2008/9995
KARAR TARİHİ : 07.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … Beldesi, … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 16838.94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21.07.1970 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise 15.09.1955 tarihinde yapılmış ve sonuçları 27.02.1956 – 27.03.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın, yörede 1970 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda hali arazi olarak tesbit harici bırakıldığı, 25-30 yıl evvel imar ihyası tamamlandığı kabul edilerek istemin kabulü ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmişse de yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
Dosyaya getirtilen tahdit haritası OTS noktaları itibariyle çekişmeli taşınmazın bulunduğu çevreyi içermediğinden ve kadastro paftası ile tahdit haritasının ölçekleri denkleştirilmek ve birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle uygulama yapılmadığından uzman orman mühendisinin raporundaki uygulamayı denetleme olasılığı bulunmadığı gibi, yörede 1955-1956 tarihlerinde 5602 sayılı yasaya göre yapılan genel arazi kadastrosu sonucu düzenlenen, çekişmeli taşınmazla birlikte Eymir birliği … köyü 1684, 1685, 1686, 1687, 2555, 2556, 2557, 2558 parsel numaralı taşınmazlar ile çevresini içeren 14 numaralı kadastro paftasının orijinalinden çekilmiş (bilgisayar çıktısı olmayacak) onaylı fotokopi örneğinin ve ayrıca fotogometri yöntemiyle düzenlenen 1980 li ve 1990 lı yıllara ait haritanın kadastro müdürlüğünden getirtilerek taşınmaz ve çevresinin orijinal paftada ne şekilde nitelendirildiği, o tarihlerde mülkiyet sınırının bulunup bulunmadığı denetlenmemiştir. Ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde 1 yaşında 168 adet, 5 yaşında 132 adet Gemlik … … 30 yaşında 4 adet armut ağacı bulunduğu belirtildiğine göre, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimler tarafından hangi tarihte imar ve ihya edildiği, imar ve ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıcı ve süresi, sürdürülüş biçimi, zilyetliğin ekonomik
amaca uygun olup olmadığı ayrıntılı biçim de yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulmamış soyut ve yüzeysel anlatımlarla yetinilmiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile uzman bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Öncelikle, çekişmeli taşınmaz ve çevresini içeren tahdide aplikasyon ve 2B uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme tutanakları ile askı ilan tutanaklarının ve tahdit haritasını orijinalinden çekiliş onaylı fotokopi örneğinin, bundan ayrı, taşınmaz üzerindeki sürdürülen zilyetliğin denetlenmesi bakımından 1980 li ve 1990 lı yıllara ait … fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro çalışmalarına esas olmak üzere fotogometri yöntemiyle düzenlenen paftanın, ilgili yerlerden getirtilip dosyaya konulması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak .iki.. kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli ayrıca 1980 li ve 1990 lı haritalarda taşınmaz ve çevresinin ne şekilde nitelendirildiği, taşınmaz öncesinde söylenen tarihlerde kullanılıp kullanılmadığını doğrulaya mülkiyet sınırının oluşup oluşmadığı özel aletlerle ve bilimsel yöntemlerle araştırılmalı, haritalarında işaretlenmeli,
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekir. Bu sebeple, yeniden yapılacak keşifte, davacının varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır.
Ayrıca, bu taşınmaz tapulama dışı bırakıldığına göre, tapulama paftası ile komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, ne sebeple tapulama dışı kaldığı araştırılıp, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir.
… bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, … toprağı olup olmadığı ve …
toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir. Kamulaştırma alanı içinde kalan taşınmaz bölümünün zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı düşünülmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığı saptanmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.