Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17186 E. 2023/2570 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17186
KARAR NO : 2023/2570
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/47 Esas, 2018/569 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2110 Esas, 2019/362 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2.Sadece CGNAT kayıtlarının ByLock kullanımı için yeterli olmadığına,
3.Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,
4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;sanığın eylemleri değerlendirildiğinde, By-lock proğramına ilişkin Log kayıtlarını gösterir CD’nin Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderildiği, CD’nin incelenmesinde; 26/08/2014-03/02/2015 tarihleri arasında toplam 144 sayfadan oluşan “46…”ile başlayan …’da bulunan By-Lock serverlarına bağlantı gösterir kayıtların olduğu, baz istasyonunun görev yaptığı… ve nüfusa kayıtlı olduğu Bayramiç/Çanakkale’den sinyal aldığı, dijital verilerin yanlışlığa ve hataya mahal vermeyecek derecede veriler olduğu, dolayısıyla bylock içeriklerinin sanığa ait olduğu, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, bu kullanım şekli Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile onaylanan Yargıtay 16.Ceza Dairesinin kararı da gözetildiğinde Mahkememizce de delil olarak kabul edilmiş, sanık hakkında beyanda bulunan gizli tanık “PRESTİJ” beyanında sanığı örgüt toplantılarında ve faaliyetlerinde gördüğünü, bu faaliyetlerde aktif olduğunu, aynı grupta olmadıklarını ancak herkesin birbirini tanıdığını, söz konusu toplantıların haftada bir … yapıldığını, sanığın himmet verdiğini duyduğunu belirtiği, böylelikle sanığın polis gurubu içinde örgütün sohbet toplantılarına ve faaliyetlerine katıldığı, himmet adı altında para verdiğinin anlaşıldığı, sanığın bu şekilde eylemlerindeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk birlikte değerlendirildiğinde, sanığa atılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu kanaatine varılmış ve cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararlarında ve Dairemizin müstakar kararlarında “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ile hükümden sonra dosyaya gelen Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının 09.11.2018 tarihli veri inceleme raporuna dayanak teşkil eden dijital verinin, 5271 sayılı CMK 134. maddesi gereğince alınan hâkimlik kararı temin edilerek veri inceleme raporu ile birlikte hükümden sonra dosyaya gelen sanığın örgütsel konumuna ilişkin beyanda bulunan Mustafa Demir’in beyanı duruşmada 5271 sayılı CMK 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunması, gerekirse tanığın da usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenmesinden sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2110 Esas, 2019/362 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca …. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …