YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18237
KARAR NO : 2021/6666
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ : Ankara BAM 20 Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili asıl davada; davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş.’nin zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısı, ….’nin zorunlu karayolları trafik sigortacısı olduğu, davacının da içinde bulunduğu okul servisinin 03/12/2015 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, sol kolunu omuz hizasından kaybettiğini, ayrıca vücudunun büyük kısmında ciddi yaralanmalar meydana geldiğini ileri sürerek, asıl davada şimdilik 300,00 TL sürekli iş göremezlik, 300,00 TL iş gücü ve efor kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, öncelikle davalı … A.Ş.’den, poliçe limitini aşan zarar kapsamında 1.000 TL‘nin diğer davalı ….’den tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini davalı … A.Ş. yönünden 290.000,00 TL.’ye, davalı …. yönünden 179.934,86 TL.’ye yükseltmiştir. ( bakıcı gideri ve protez gideri talebi mahkemece tefrik edilmiştir.)
Davacı vekili birleşen davada; 1.000,00 TL maddi tazminatın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısından tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen dosyanın davalısı Doğa Sigorta A.Ş. hakkındaki tazminat taleplerinden 20/06/2017 tarihli duruşmada feragat etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı … A.Ş vekili davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya davalısı Doğa Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 290.000,00 TL maddi tazminatın (daha önceden geçici ödeme ile ödenmesine karar verilen 1.750,00 TL dahil olmak üzere) olay tarihi olan 03/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … A.Ş’den tahsiline, 179.934,86 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 03/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline, birleşen dosya yönünden (Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/20 Esas ve 2016/253 karar sayılı dosyası) feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm asıl davada davalı … A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun temerrüt tarihi yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına Anadolu Sigorta A.Ş. yönünden hükmedilen tazminatın temerrüt tarihinin 08/01/2016 tarihi olarak belirlenmesine ve yeniden hüküm kurulmasına, sair itirazların esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davada davalı … A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yasasından doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. 4925 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasanın 17.maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında aracın okul servisi olduğunun belirtildiği, soruşturma ifade tutanaklarından araçta çocukların olduğu ve aracın Boğaz köyünden Nevşehir merkezdeki okula gittiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan Zorunlu karayolu taşımacılığı mali mesuliyet sigortası kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince Nevşehir Valiliğinden yapılan araştırma neticesinde, valilikçe gönderilen Nevşehir Belediye Başkanlığı’nın 19/01/2018 tarihli yazısında; kaza yapan öğrenci servis aracına belediyelerinin mücavir alanı içerisinde kalan tüm yerlerde çalışması için izin verildiği, belediyece ilgili yönetmeliklerde belirtilen öğrenci servis araçlarında zorunlu tutulmuş olan … dışında herhangi bir sigorta istenilmediği, B2,D2,D4 taşıma belgeleri ile beldeler arası taşımacılık yapabildiği, Boğaz Köyünden Nevşehir merkeze öğrenci taşımacılığı yaptığından belediyelerinin yetki alanı dışında olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, zorunlu karayolu taşımacılığı mali mesuliyet sigortası genel şartları ile valilik yazıları birlikte değerlendirilerek kaza yapan aracın, zorunlu karayolu taşımacılığı mali mesuliyet sigortası kapsamında sorumluluğu bulunup bulunmadığının tartışılması, sorumluluğun tespit edilmesi halinde davalı … A.Ş’nin hasar dosyası kapsamında icra kanalı ile 413.204,00 TL ölüm ve sakatlanma tazminatı, 342.000,00 TL tedavi gideri ödediğini belirttiği tazminatların ödeme belgeleriyle birlikte getirtilerek yapılan ödemelerin nevi ve miktarının tespiti ile zorunlu karayolu taşımacılığı mali mesuliyet sigortası poliçe limiti kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu hususa yönelik davalı … A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı … A.Ş vekilinin hesap raporuna yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl davada davalı … A.Ş.’ye geri verilmesine 12/10/2021 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut olayda dosya içerisinde davalı … A.Ş. tarafından düzenlenmiş, 03/12/2015 kaza tarihini kapsayan zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmakta olup kaza tarihinde yürürlükte bulunan 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu md. 18, Karayolu Taşıma Yönetmeliği md. 14/e, 47/1 ve 48 uyarınca adı geçen sigorta şirketinin zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, adı geçen davalının sorumluluğunun karar yerinde tartışılmış olmasına, ilamdan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınabilmesine göre, davalının bozma nedenine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekirken, Sayın çoğunluğun yazılı şekildeki bozma gerekçesine katılmıyorum.