YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6688
KARAR NO : 2007/5092
KARAR TARİHİ : 26.03.2007
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 06.05.1991 tarihinden itibaren sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 14.09.1991 – 05.05.1993, 10.10.1993 – 07.08.2000 ve 20.11.2000 -23.05.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluş kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 06.05.1991 – 14.09.1991, 05.05.1993 – 10.10.1993, 07.08.2000 – 20.11.2000 ve 23.05.2001 devamı şeklinde vergi, 28.03.2003 ve devamı şeklinde oda, 26.03.2003 ve devamı şeklinde Esnaf sicil kaydının bulunduğu 06.05.1991 tarihinde 1479 sayılı Yasa tabi sigortalı sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, 2003 yılında çıkarılan yapılandırma yasasından yararlanarak 21.08.2003 tarihi ile 28.01.2005 tarihleri arasında prim ödemesinde bulunduğu, davalı Kurumca 2004 yılı 12. ayında davacının vergi kaydı esas alınarak 01.09.1991-14.09.1991, 05.05.1993 – 10.10.1993, 07.08.2000 – 20.11.2000, 23.05.2001 ve devamı şeklinde sigortalı olduğu kabul edilerek 14.09.1991-05.05.1993, 10.10.1993-07.08.2000, 20.11.2000-23.05.2001 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği, davacının hükümlü olarak 22.03.1994-03.02.1999 tarihleri arasında cezaevinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı davalı Kurumca iptal edilen dönemlerde sigortalılık şartlarını taşımadığından sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp 2003 yılındaki yapılandırma yasasından istifade ederek geriye doğru yaptığı prim ödemeleri; ödenen primlerin davalı Kurumca uzun süre kullanılmadan sigortalılığın iptal edilmesi nedeniyle somut olaya Medeni Kanunun 2. maddesinin uygulama olanağı olmadığından davacıya sigortalılık statüsü kazandırmayacaktır. Ancak davalı Kurumun Kemer İcra Müdürlüğünün 1998/563 Esas nolu dosyası ile davacı aleyhine 175.706.546 TL. prim aslı, 134.326.458 TL. gecikme zammı olmak üzere 310.033.000 TL. için takip yaptığı, davalı Kurumca düzenlenen 18.02.2005
tarihli belgedende davacının 2.750.000 TL. prim borcu, 750.000 TL. masraf olmak üzere toplam 3.500.000 TL. ödediği görülmektedir. Davacı davalı Kurumca iptal edilen sigortalılık dönemine ilişkin primlerini ödemiş ve bu primler Kurum tarafından uzunca süre kullanılmış ise davalı Kurumun davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. …’un bu anayasal Sosyal Güvenlik ödevinin gereği olarak sigortalısını uyarmaması sonucu icra yoluyla tahsil edilen meblağların primlerini karşıladığı sürenin sigortalılık süresi olarak kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar nolu kararıda bu yöndedir.
Yapılacak iş; icra dosyasını ilgili müdürlükten istemek, davacının yaptığı ödemenin karşıladığı sigortalılık süresini gerekirse bilirkişiye tesbit ettirmek, davacının cezaevinde kaldığı sürede gözetilerek çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin istemin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.