Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8333 E. 2008/11932 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8333
KARAR NO : 2008/11932
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki aplikasyon çalışmasına 6 aylık sürede itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.hukuk dairesinin 26.9.2007 tarih 2007/10014-11276 sayılı bozma ilamında özetl;
“1) Davacı vekili, 23/08/2004 tarihli dava dilekçesinde 1. dava olarak orman kadastro komisyonunca XXIII poligon olarak orman rejimi dışına çıkarılan yerin … Müessesesi adına çıkartıldığını, özelleştirme sonucu davacı … A.Ş.ne geçtiğini, bu sebeple XXIII nolu 2/B madde poligonunun … A.Ş. adına çıkartılmış olduğu şeklinde düzeltilmesini istemiş, yargılama sırasında XXIII nolu poligonla orman rejimi dışına çıkan yerin 196 ada 255 nolu parselin bir bölümü olduğu ve bu konuda Mahkemenin 2004/2 (Dairenin 2007/11343) sayılı dosyasında dava açtıklarını, asıl taleplerinin “… Müessesesi Ormanı” olarak tesbiti yapılan ve 196 ada 254 ve 258 parseller olduğunu ve bu parsellerin … Müessesesi olarak kayıtlı olduğunu, özelleştirme nedeniyle … A.Ş.ne geçtiğini, bu nedenle 196/254 ve 258 parsellerin … A.Ş.ne ait özel orman olduğu konusunda tapu kaydının düzeltilmesini istediği, mahkemece, “196 ada 254 ve 258 sayılı parsellerin özel orman niteliği ile tespitlerinin iptali ile … A.Ş. adına tesciline” şeklinde hüküm kurulduğu ancak davacının , özel orman niteliğinin iptalini istememekte, sadece özelleştirme nedeniyle tapuda isim değişikliği istediği,bu konunun tamamen idari bir işlem niteliğinde olduğu , Şayet bu parseller davacı şirkete devredilmişse özelleştirme ile ilgili belgeler tapuya ibraz edilerek, bu parsellerin özel orman niteliği değiştirilmeden … A.Ş. adına intikali mümkün olduğu ,İdari bir işlemin yapılması için adliye mahkemesinde dava açılamayacağı gerekçesi ile … Mah. 196 ada 254 ve 258 numaralı parsellerin malikinin … A.Ş. olarak düzeltilmesi konusundaki istemin reddine karar verilmesi,
2) Çekişmeli 108 ada 6 nolu parsel 229.103 m2 olarak ifrazen … … Demir Çelik Tic. ve San.A.Ş.adına tapuda kayıtlı olduğu ,dava dilekçesindeki açıklamaya göre, bu parselin tamamının 1945 yılında sınırlaması yapılıp kesinleşen “… Devlet Ormanı” nın sınırı dışında kaldığı, ancak 2001 yılında yapılan aplikasyon sırasında kısmen orman sınırı içinde gösterildiğinden yanlış geçirilen aplikasyon sınırının iptali, bu mümkün olmazsa 108/6 parselin orman sınırı içindeki bölümünün 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle açıldığı,fen bilirkişi …’nun 05/01/2006 tarihli rapor ve orman mühendisi bilirkişiler … ve ark. 30/01/2006 tarihli rapor ve bu rapora ek haritada gösterildiği gibi 108/6 parselin (A) ile işaretli 50.832 m2 ve (B) işaretli 53 m2’si toplam 50.885 m2’lik bölümün 1945 yılında kesinleşen “… Devlet Ormanı” içinde kaldığı, 2001 yılında bu bölüm hakkında (Orman niteliğini koruduğu için) 2/B madde uygulaması yapılmadığı, 6 parselin geriye kalan bölümünün, orman sınırı dışında kaldığı ve 2001 yılında yapılan aplikasyonun da doğru olduğunun anlaşıldığı,mahkemece, 108 ada 6 parselin davacı şirket adına tesciline karar verildiği, Oysa bu parselin 15/04/1997 tarihinde ifraz sonucu şirket adına zaten tapuda kayıtlı olduğu, 108 ada 6 nolu parselin kısmen orman sınırı içine alan ve 1945 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğu ,artık davacı şirketin orman kadastrosunu iptal ettirme imkanı bulunmadığı, 2001 yılında yapılan aplikasyonun da doğru olduğu bilirkişi raporu ile belirlendiğine ve 108 ada 6 parselin orman sınırı içinde kalan (A) ve (B) işaretli toplam 50.858 m2 yüzölçümündeki bölüm hakkında Orman Yönetimi ve Hazinenin her zaman tapu kayıtlarının yasal değeri bulunmadığından tapu iptali tescil davası açabileceği ve Devlet Ormanlarının orman rejimi dışına çıkarılması için idareyi zorlar biçimde bir dava açılamayacağına göre 108/6 parsel hakkındaki orman kadastro ve aplikasyon işlemi ile orman sınırı dışına çıkarma istemli davanın reddine karar verilmesi gerektiği,
3) Davacı şirketin 23/08/2004 tarihli dava dilekçesinde 3. olarak dava ettiği yer, 68 ada 161 numaralı parsel olup,bu parselin de özelleştirme sonucu davacı şirkete geçtiği 141.488 m2 yüzölçümlü taşınmazın özel orman vasfıyla şirket adına tescilinin istendiği,yapılan uygulamada orman bilirkişisi … ve arkadaşlarından alınan 30/01/2004 tarihli rapor ve eki krokide ve yine fen bilirkişi …’nun 05/01/2006 tarihli rapor ve krokisinde ve dosyadaki tapu kayıtlarında bu parselin 141.488 m2 yüzölçümüyle özelleştirme nedeniyle kayıtlı olduğu, (A) ile işaretli 82.160 m2 bölümün 1945 yılında yapılıp kesinleşen “… Devlet Ormanı” (D) ile işaretli 27.520 m2’sinin … Köyünde yer alan “… Devlet Ormanı” sınırı içinde bulunduğu, yine (B) ile işaretli 28.740 m2 ve (C) ile işaretli 1750 m2 bölümlerinin 1945 yılında yapılıp kesinleşen “… Devlet Ormanı II ” sınırları içindeyken 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, aynı rapor ve krokide 1318 m2’lik bölümün orman sınırları dışında kaldığı, 2001 yılında yapılan aplikasyonun doğru olduğunun anlaşıldığı, Devlet Ormanlarından 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkan yerlerin yasa gereği Hazine adına çıkartılacağı, Orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe göre hak düşürücü sürenin geçtiği ve şirket tapu kaydının yasal değerinin bulunmadığı, davacı şirketin orman kadastrosunu iptal ettirecek herhangi bir yasal yolu bulunmadığı, 68 ada 161 nolu parselin kesinleşen orman sınırları içinde kalan (A) ve (D) işaretli bölümleri hakkında Orman Yönetimi ve Hazinenin kesinleşen 2/B madde sahası içinde kalan (B) ve (C) işaretli bölümler hakkında da Hazinenin her zaman tapu iptali ve tescil davası açabileceği gözönünde bulundurularak 68 ada 161 sayılı parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tesbit gibi tescillerine karar verilmiştir. Hüküm davacı kurum tarafından temyiz edilmektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava ,3.3.2004 tarihinde ilan edilen aplikasyon çalışmasına 6 aylık sürede itiraz niteliğindedir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava konusu olan çekişmeli taşınmazların tapuda kayıtlı olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu husus bozma ilamında dahi açıklanmaktadır. Bu dava aplikasyon uygulamasına itiraz olarak açılmıştır ve tapu kaydının iptali ve tescili davası veya kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde değildir. O halde; mahkemece sadece bozma ilamında belirtildiği gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken hükümde ayrıcı her taşınmaz ile ilgili olarak “tesbit gibi tesciline” denilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.Bu nedenle hükmün 1.bendinin 3.satırındaki, 2.bendin 3.satırındaki ve 3.bendin 2.satırındaki “tesbit gibi tesciline” cümlelerinin çıkartılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.