YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6555
KARAR NO : 2023/1106
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen irtifak terkin bedelinin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; mülkiyeti davacıya ait 900 ada, 8 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydında Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) lehine 221 m2’lik alan üzerinde 09.09.1975 tescil tarihli irtifak şerhi bulunduğunu, 221 sayılı Kanun kapsamında 28.05.1954 tarihinde inşaa ve ikmal edilen elektrik hattı nedeniyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.11.1962 tarih ve 1962/731 E., 1962/654 K. sayılı kararıyla tapuya tescil edilen irtifak hakkından yıllar sonra mevcut hattın deplase edilerek toplatıldığını, ancak irtifak şerhinin kaldırılmadığını, TEDAŞ İl Müdürlüğüne müracaat ederek taşınmazının tapu kaydında bir hak olarak tescilli olup da taşınmaz üzerinde fiilen bulunmayan elektrik hattı nedeniyle söz konusu irtifak hakkının terkinini isteyen davacının bu talebine karşılık davalı Kurumun “…yerinde yapılacak inceleme üzerine tespit edilecek irtifak ve hizmet bedelinin yatırlması halinde irtifak şerhinin kaldırılabileceği…” yönündeki yazılı cevabı sonrasında davalı kurumun hesabına müvekkilince 03.05.2017 tarihinde 74.455,00 TL yatırıldığını beyan ederek; müvekkilinden haksız tahsil edilen 74.455,00 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini; bu talep kabul edilmediği takdirde irtifak hakkının 03.05.2017 tarihli bedelinin tespitiyle fazladan tahsil edilen irtifak bedelinin ve haksız tahsil edilen hizmet bedelinin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Kamulaştırma Kanunu ve sair mevzuata uygun olarak hak sahiplerine irtifak bedeli ödenerek kurulan irtifak hakkıyla ilgili olarak, davacının talebi üzerine yapılan tespitler sonrasında terkin işleminin gerçekleştirildiğini, davacının bedelsiz terkin isteminin ise kamusal zarara neden olacağını bayan ederek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2017/245 E., 2018/762 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1962 yılında müvekkili lehine kurulmuş irtifak hakkıyla yükümlü taşınmazın, 2016 yılında davacı tarafından satın alındığını, taşınmazı edinirken davacı tarafından ileri sürülen bir itiraz, ihtirazi kayıt ya da açılmış dava bulunmadığını, yerel mahkemece bedelsiz terkin yönünde verilen kararının başlı başına hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece belirlenmiş faiz başlangıç tarihinin, tutarının ve vekalet ücretiyle yargılama giderlerinin kanuna aykırı olduğunu beyan ederek; istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/1260 Esas, 2019/1036 Karar sayılı kararıyla;
“…Dava konusu taşınmaz üzerindeki elektrik hattının bizzat davalı kurum tarafından alınan kararla kaldırıldığı ve yarar sağlayan bir irtifak hakkının fiilen kalmadığı, çok eski tarihli irtifak hakkının tesisinde herhangi bir bedel ödenmediği, bu nedenle irtifak terkin bedeli alınmasının haksız olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kabul kararının usule, yasaya ve yerleşik yargı kararlarına uygun olduğu” gerekçesiyle; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 24.11.2021 tarih ve 2021/833 E., 2021/3152 K. sayılı bozma ilamıyla;
“… … Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.11.1962 tarihli ve 1962/731 E., 1962/654 K. sayılı ilamıyla; eski 4114 parsel (yeni 900 ada, 8 parsel) sayılı taşınmazda 28.05.1954 tarihinde elektrik hattı inşaa ve ikmal edilmiş olduğundan bu taşınmazın fiilen amme hizmetine tahsis edildiği ve 221 sayılı Kanun hükümlerine göre istimlak edilmiş telakki olunacağı gerekçesiyle mahallinde inceleme yapılmaksızın 588 m²’lik kısmında mevcut hatlar nedeniyle davacı Etibank lehine irtifak hakkı tesisine karar verildiği; 4114 parsel sayılı taşınmazın imar görmesi nedeniyle dava konusu irtifak şerhinin, 900 ada, 8 parselin 221m²’lik kısmında davalı kurum lehine 09.09.1975 tarihinde süresiz olarak tescil edildiği, … Elektrik Dağıtım Şirketinin 07.07.2006 tarihli ve 17/41 sayılı kararıyla davacıya ait taşınmaza isabet eden “34,5 KV Eski İskele-Darıca Enerji Nakil Hattının” sökülerek iptal edildiği, taşınmaz üzerinde elektrik nakil hattı kalmadığı, dava konusu taşınmazı tapuda kayıtlı irtifak şerhiyle yükümlü olarak 21.10.2016 tarihinde satın alan davacının mevcut nakil hatlarının kaldırılması nedeniyle irtifak şerhinin terkini için davalı idareye yaptığı başvurunun, irtifak terkin ve hizmet bedeli olarak belirlenen 74.455,90 TL’nin ödenmesi karşılığında kabul edildiği, 2017 yılında TEK lehine olan irtifak hakkının tapu kayıtlarından terkin edildiği, TEDAŞ … Bölge Müdürlüğüne davacının 31.01.2017 tarihli olarak verdiği imzalı dilekçede, 900 ada, 8 parselde TEK lehine kayıtlı irtifak hakkının terkininin yapılmasını ve tarafına çıkacak tüm bedelleri itirazsız olarak ödemeyi kabul ettiği, 03.05.2017 tarihinde ise irtifak terkin ve hizmet bedeli olarak toplam 74.455,90 TL’yi davalı idareye (ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin) ödediği; her ne kadar ödeme tarihinden önce davalı Kuruma çektiği 24.04.2017 tarihli ihtarnamede “dava açma hakkını saklı tuttuğunu” belirtmiş ise de; 31.01.2017 tarihli dilekçe uyarınca “ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödemeyi kabul ettiği”, davacının terkin bedelinin iadesine yönelik açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde karar verilmesinin doğru görülmediği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Yargıtay bozma ilamındaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; dava konusu taşınmaz üzerindeki eski tarihli irtifak hakkının davalı Kuruma sağladığı hiç bir yarar kalmadığını, hükmen tesis edilen irtifak hakkı için taşınmaz malikine bedel ödendiğine ilişkin bir iddia ve belge bulunmadığından terkin esnasında da bir bedel talep edilemeyeceğini, irtifak terkin bedelinin davacıdan haksız tahsil edildiğini, mahkeme kararının Yargıtay bozma ilamının tekrarı niteliğinde olup her iki kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtayın kararına dayanak aldığı 31.01.2017 tarihli dilekçeden sonra noterlik aracılığıyla davacı tarafından davalı kuruma gönderilen 24.04.2017 tarihli ihtarnamede, müvekkilin bir an önce ruhsat alıp inşaata başlayabilmek için, davalı Kurumca talep edilen bedelleri “dava açma hakkı saklı kalmak üzere ihtirazi kayıtla” ödeneceğinin ihtar edildiğini, davalının da ihtarnamede ihtirazi kayıtla yapılacağı bildirilen ödemeyi talep ve kabul ettiğini, bu halde davalı kurumun sebepsiz zenginleştiğini beyan ederek; hükmü temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili; dava reddedildiği halde, bilirkişi raporunda belirlenmiş değeri üzerinden reddedilen tutar yönünden davalı kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm yargılama giderlerinin de davacıdan alınarak davalıya ödenmesi gerektiğini beyan ederek; hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; irtifak terkin bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İrtifak hakları bir eşya üzerinde hak sahibine o eşyadan yararlanma yetkisi sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Ayni hak olarak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir etkiye sahiptir. Fakat hak sahibine eşya üzerinden sınırlı bir hakimiyet sağlar. Bu sınırlı hakimiyet 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 718 inci maddesindeki mülkiyet hakkının sınırlandırılması sonucunu da doğurur.
2. İrtifak hakkı Türk Medeni Kanunu’nun 783 üncü maddesi uyarınca sicildeki kaydın terkini ile sona erer. Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1014 üncü maddesi uyarınca bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir.
3. Yukarıda açıklanan haller dışında, Türk Medeni Kanunu’nun 785 inci maddesi uyarınca irtifakın sağladığı yararın yok olması veya olağanüstü azalarak çok az yarar sağlaması halinde yüklü taşınmaz maliki irtifakın terkinini isteyebilir. Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin makbuzlarda ihtirazi kayıt içerir bir ibare bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.