YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1971
KARAR NO : 2023/2258
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, kiralayanların beyanı ile taşınmazın tahliye edildiği anlaşıldığından tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacağın %20’si oranındaki icra inkar tazminatının kiracı borçludan alınarak kiralayan alacaklılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararın kiracı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kiracı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Kiralayan alacaklılar dava dilekçesinde; 2019 yılı ocak ayı kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye talepli olarak başlatılan icra takibine, kiracı borçlunun, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde muacceliyet kaydının bulunduğunu, temerrüdün gerçekleştiğini ileri sürerek kiracı borçlunun itirazının kaldırılmasını, temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesini, borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Kiracı borçlu cevap dilekçesinde; kira artış oranının fahiş olduğunu, 2019 yılına ait kira bedellerini ödediğini, sözleşmede bulunan muacceliyet şartının 01.07.2012 tarihli TBK’nın 346 ncı maddesi ile geçerliliğinin ortadan kalktığını, bir aylık kiranın gecikmeli ödemesi nedeniyle tüm yıl kira bedeli toplamının faizi ile birlikte icra takibine konulmasının ve tahliye isteminin hak ve nesafet kuralları ile bağdaşmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tacir olan kiracı borçlu hakkında TBK’nın 346 ncı maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilerek muacceliyet koşulunun geçerli olduğu, borçlunun itirazında, kira akdini ve imzasını açık ve kesin olarak reddetmediği, kira akdi yapılması için malik sıfatına ihtiyaç duyulmayacağı, kiracı borçlunun dava konusu kirayı tamamen ödediğini ispat edemediği, temerrüde düştüğü gerekçesi ile hüküm kurmaya elverişli kök rapordaki hesaplamaya itibar edilerek davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, kiralayanların beyanı ile taşınmazın tahliye edildiği anlaşıldığından tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacağın %20’si oranındaki icra inkar tazminatının kiracı borçludan alınarak kiralayan alacaklılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kiracı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Kiracı borçlu istinaf dilekçesinde; kira artış oranının fahiş olduğunu, 6098 sayılı TBK’nin 346 ncı maddesi uyarınca muacceliyet şartının geçerli olmadığını, bir aylık kiranın ödenmemesi nedeniyle yılın 11 ayını da kapsar şekilde takip yapılmasının yerinde olmadığını, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmesine rağmen bilirkişi tarafından davacıların payları oranında hesaplama yapılmadığını, rapora itirazları üzerine ek rapor aldırıldığını ve iki rapor arasında ciddi fark olduğunu, mahkemenin hükme ek raporu esas alması gerekirken kök rapora itibar ettiğini, bilirkişi raporunda tahliyeden sonra taşınmazın yeniden kiraya verilip verilmediğinin, verilmişse ne kadar kira bedeli belirlendiğinin tespit edilmediğini, bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu hazırlandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun kira ilişkisine ve kira miktarına açıkça karşı çıkmaması karşısında İİK’nun 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiği, borçlu tarafından borcun ödendiğine dair belge sunulmadığı, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 346 ncı maddesinin ikinci cümlesi, kira sözleşmelerine konulan muacceliyet şartlarını geçersiz kılmış ise de, iş bu davada kiralanan işyeri olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiş olup, kiracının anonim şirket niteliğinde tacir olduğu, bu sebeple hakkında TBK’nin 346 ncı maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı, somut olayda kiraya verenlerden biri tarafından değil, tüm kiralayanlar tarafından takip yapıldığından hisse oranında hesaplama yapılarak itirazın kaldırılmasının incelenmesinin gerekmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, borçlu istinaf başvurusunda, tahliyeden sonra taşınmazın kiraya verilip verilmediğinin, verilmişse kira bedelinin tespitinin yapılması gerektiğini, aksi halde sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olacağını belirtmişse de, alacaklıların dava açıldıktan sonra anahtarın teslim edilip taşınmazın tahliye edildiğini belirttikleri, aksinin borçlu tarafından yukarıda belirtilen şekilde ispatlanamadığı, itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabul edildiği ve alacaklının da dava dilekçesinde tazminat talebinde bulunduğu gerekçeleri ile yerinde ve kamu düzenine aykırılık bulunmayan karara yönelik istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kiracı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Kiracı borçlu, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK 269 uncu madde vd hükümleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kiracı borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.