Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/60 E. 2023/1866 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/60
KARAR NO : 2023/1866
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 26.07.2019 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklı tarafından borçlu … aleyhine … 13. İcra Müdürlüğünün 2015/1092 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi kesinleştikten sonra borçlunun hacze kabil herhangi bir malının bulunmaması nedeniyle alacaklının alacağının tahsil edilemediğini, yapılan SGK sorgulamasında borçlunun çalıştığı ancak maaşının üzerinde … 3. İcra Müdürlüğünün 2016/9660 Esas sayılı dosyası ile haciz olduğu ve hacizlerinin ikinci sıraya alındığının öğrenildiğini, bu icra dosyasının alacaklısının … olduğunu, dosyanın 30.09.2014 tarihli 150.000,00 TL bedelli senede yönelik olduğunu, takibin muvazaalı olarak düzenlendiğini, …’un alacaklısı …’un babası olduğunu, …’un 1991 doğumlu olan oğluna 150.000,00 TL senet tanzim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca

senedin hukuki olarak kabul edilebilirliğini sağlayacak şartların mevcut olmadığını, senedin malen yada nakden verildiği hususunun belli olmadığını, sanıkların adreslerinin de aynı olduğunu, sanıkların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası ile 338 inci gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.
2. … 3. İcra Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli kararı ile, unsurları oluşmayan suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/388 Esas, 2021/1382 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik müşteki vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, CMK’nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında açılan davada şikayetin süresinde yapılmamış olması nedeniyle İİK’nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine, karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz istemi, söz konusu fiilin icra dosyası kapsamında yazılan maaş haczi müzekkeresine verilen 08.07.2019 tarihli cevabi yazı ile öğrenildiği, 26.07.2019 tarihinde şikayette bulunulduğu, şikayetin yasal süresinde olduğu, sanıkların amacının muvazaalı icra takibi ile borçlu …’un gerçek alacaklılarının tahsilat yapmasını önlemek olduğu, bu amaçla sanıkların muvazaalı icra takibi yaptıkları, sanıkların kendi aralarında alacaklıların tahsilat yapmasını önlemek amacıyla yapmış oldukları bir işlemden alacaklıların hemen işlem akabinde haberdar olmalarını beklemenin hakkaniyete aykırı olduğu ve öğrenmeden itibaren üç ay içerisinde şikayette bulunulmuş olması sebebiyle sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi için kararının temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; şikayete konu muvazaalı olduğu iddia edilen icra takibi nedeniyle alacaklının zarara uğratıldığı iddiasına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikayet konusu … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2016/9660 Esas sayılı takip dosyası kapsamında sanık … tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla sanık … hakkında icra takibi başlatılmış ise de söz konusu takibe ilişkin olarak şikayetçi alacaklı vekili tarafından açılmış tasarrufun iptali davası bulunmadığı, bono düzenlenmesine neden olan taraflar arasındaki asıl hukuki ilişkiden mücerret olması dolayısıyla temel ilişkiye ilişkin bağımsız olarak ileri sürülebilme imkanına sahip olup temel ilişkide sakatlık ya da ifasızlıktan etkilenme imkanı bulunmadığı, bu anlamda lehdarın temel ilişkideki konumu ve ifa halinin bu durumu değiştirmediği, temel ilişkinin geçersizliğine ilişki hüküm bulunmadığı, şikayetçinin alacağı için yürüttüğü … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1092 Esas sayılı icra takip dosyasınının karşılıksız kalan çek bedeli olan 13.880,00 TL ile buna ilişkin faiz, çek tazminatı, ihtiyati haciz masraflarına ilişkin olduğu, sanık … adına tescilli on beş taşınmaz ile 45 AD 907 ve 45 HD 993 plakalı araçlar üzerinde dosya kapsamında haciz konulduğu, sanık …’ın çalıştığı işyerine maaşına haciz konulmak üzere yazı yazıldığı, hacizli malların satışının istenmediğinin anlaşıldığı, sanıklar arasında başlatılan takibin tek başına bu suçun sübutu için yeterli gelmeyeceği, dolayısıyla sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Şikayet dilekçesinde belirtilen … 3. İcra Dairesinin 2016/9660 Esas (… 5.İcra 2014/4566 Esas) sayılı dosyasının yapılan incelemesinde alacaklısının …, Borçlusunun … olduğu, konusunun 150.000 TL’nin kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile tahsili olduğu, ödeme emrinin 08.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin itiraz edilmeksizin 15.10.2014 tarihinde kesinleştiği, şikayet dilekçesinde sanıkların İİK’nun 331 inci ve 338 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edildiği, şikayet dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere dilekçede tarif edilen sanıklara isnat edilen eylemlerin İİK’nun 331/1 inci maddesinde belirtilen suçu oluşturduğu, suç tarihinin Sanık … tarafından diğer sanık aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşme tarihi olan 15.10.2014 tarihi olduğu, İcra İflas Kanununun 347.maddesinde “Şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde fiilin işlenildiği tarihten itibaren 1 yıl geçmekle düşer” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, şikayet tarihinin 26.07.2019 tarihi olduğu, suç tarihinin 15.10.2014 tarihi olduğu, müşteki vekilinin 1 yıllık süre geçtikten sonra şikayetçi olması nedeniyle müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ile ilgili olarak, şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, sanıkların beraatine karar verilmesi hukuka aykırı ise de; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca bu hukuka aykırılığın düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, kaldırılmasına karar verilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yerine; “Sanıklar hakkında açılan davada şikayetin süresinde yapılmamış olması nedeniyle İİK’nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine,…” ifadeleri yazılmak suretiyle, CMK’nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nun 366 ıncı maddesi hükmü ile CMK’nun 299 uncu maddesi gereğince uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

2.Sanıkların üzerlerine atılı suçların takibi şikayete bağlı olup, suç tarihinin 15.10.2014 tarihi olduğu anlaşılmakla, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesinde düzenlenen “şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” hükmü karşısında şikayetçi vekilinin suça konu olayda bir yıllık süre geçtikten sonra 26.07.2019 tarihinde şikayette bulunduğu ve şikayetin yasal süre içerisinde yapılmamış olduğu tespit edilmiştir.
3.Sanıklar hakkında müşteki vekilinin bir yıllık süre geçtikten sonra 26.07.2019 tarihinde şikayetçi olması nedeniyle açılan davada şikayetin süresinde yapılmamış olması nedeniyle İİK’nun 347 inci maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4.Müşteki vekilinin, söz konusu fiilin icra dosyası kapsamında yazılan maaş haczi müzekkeresine verilen 08.07.2019 tarihli cevabi yazı ile öğrenildiği, 26.07.2019 tarihinde şikayette bulunulduğu, şikayetin yasal süresinde olduğu, sanıkların amacının muvazaalı icra takibi ile borçlu …’un gerçek alacaklılarının tahsilat yapmasını önlemek olduğu, bu amaçla sanıkların muvazaalı icra takibi yaptıkları, sanıkların kendi aralarında alacaklıların tahsilat yapmasını önlemek amacıyla yapmış oldukları bir işlemden alacaklıların hemen işlem akabinde haberdar olmalarını beklemenin hakkaniyete aykırı olduğu ve öğrenmeden itibaren üç ay içerisinde şikayette bulunulmuş olması sebebiyle sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, şikayetin süresinde yapılmamış olduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu

olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/388 Esas, 2021/1382 Karar sayılı kararında müşteki vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.