Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3597 E. 2007/4418 K. 03.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3597
KARAR NO : 2007/4418
KARAR TARİHİ : 03.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Topalak mevkiinde bulunan toplam 3 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, … elemanı krokisinde (B) ile gösterilen 6150 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı ve katılanlar adına tapuya tesciline, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından (B) ile işaretli 6.150 m2’lik kesime yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Yörede 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında taşınmaz taşlık-çalılık niteliği ile tescil harici bırakılarak kadastral paftasına işlenmiş, 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında ise taşınmaz tahdit dışında bırakılmıştır.
Mahkemece taşınmazın (B) ile işaretli 6150 m2’lik kesiminin orman sayılan yerlerden olmadığı ve zilyetlik yoluyla … kazanma koşullarının davacı ve katılanlar yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ekindeki renksiz memleket haritası üzerinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer nokta şeklinde gösterilmiş, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek çevresindeki komşuları ile birlikte memleket haritası üzerinde gösterilmemiş, taşınmazın eğimi % 8-10 olduğu bildirilmişse de, memleket haritasındaki münhanilerin sıklığı dikkate alındığında taşınmazın belirlenen eğiminin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan taşınmaz üzerinde bulunan ve davacı tarafından aşılandığı bildirilen yabani zeytinliklerin aşı yaşının belirlenmesi, imar ihya ve zilyetlik süresinin başlangıcına esas olacağı, bunun aksine olan bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği düşünülmemiştir.
Bilindiği gibi 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından funda ve makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerler orman sayılır. Bilimsel olarak eğimi % 12’yi aşan çalılık-makilik ve fundalıklar yine sekonder (ikinci) makilikler eğimine bakılmaksızın orman sayılırlar. Bu nitelikte olduğu belirlenen bir yerin genel arazi kadastrosu sırasında tespit dışı bırakılması halinde, yörede orman kadastrosu yapılıp kesinleşinceye kadar bu yerler orman sayılacağından, orman kadastrosu yapılıp kesinleşinceye kadar bu yerler üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemez. Eğimi % 12’nin üzerinde olduğu tespit edilen çalılık-funda ve makilikler … muhafaza karakteri taşıyacağından, orman kadastrosu sırasında her nasılsa tahdit dışında bırakılmış olsalar bile toprağı ile birlikte orman sayıldıklarından, ormanların zilyetlikle kazanılması da mümkün olmadığından bu yerler üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemez. Bu açıklamalardan hareketle öncesi makilik olan taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden ise hukuken korunabilir ve geçerli zilyetliğin hangi tarihten başladığı konularının bilimsel yöntemlerle saptanması zorunludur.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası ile 1980-1990’lı yıllara ait memleket haritaları, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın gerçek eğimi duraksama yaratmayacak şekilde kesin bir biçimde saptanmalı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242 E.-2004/292 K. sayılı kararı ile 22.11.2006 gün ve 2006/20-744 E.-2006/741 K. sayılı kararında kabul edildiği gibi, orman olması nedeniyle kadastro sırasında tespit dışı bırakılan yerler üzerinde orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği güne kadar sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, 1980 ve 1990’lı yıllara ait … fotoğrafları ve memleket haritaları özel aletlerle incelenerek bu yerlerde dava konusu taşınmazın kullanılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, delicelerden aşılandığı bildirilen zeytinlerin aşı yaşının kaç olduğu, zilyetlik süresinin buna göre hesaplanması gerektiği gözönünde bulundurulmalı, ayrıca dosya arasında bulunan sanık … …’ın 6831 Sayılı Yasaya aykırılıktan cezalandırılması yolundaki … Sulh Ceza Mahkemesine ait 2005/70-103 sayılı dava dosyasının bu yere ait olup olmadığı araştırılmalı; belirtilen hükmün taşınmazın niteliği bakımından bu dava açısından kesin hüküm ya da güçlü delil niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 03/04/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.