Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4636 E. 2008/8297 K. 05.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4636
KARAR NO : 2008/8297
KARAR TARİHİ : 05.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve müdahil davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 21 parsel sayılı 18.661,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetimi ise müdahil olarak davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve müdahil davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 17.07.1990 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı Hazine çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmış, Orman Yönetimi ise müdahil olarak davaya katılmıştır. Uzman orman bilirkişi kurulu düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın üzerinde 14 yıldan beri kullanılmadığından meşe sürgünleri ile çamların bulunduğunu yüksek eğimli olması nedeni ile toprağın aşınarak verimsizleştiğini, resmi belgelerde ise açık alanda kaldığını, kesinleşen orman kadastro çalışmasında ise orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu, ek rapor da ise, … bir alanın memleket haritasında yeşil alanda kaldığını; ancak, … fotoğrafında bu bölüm üzerinde de orman bitki örtüsünün bulunmadığını, memleket haritasının hatalı düzenlendiği açıklanmış ve taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu işaretlemişlerdir. Öncelikle, Hazine davacı olduğuna göre tesbit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının davalı gerçek kişi yararına oluştuğunun ispatlanması gerekmektedir. Oysa, uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 14 yıldan beri kullanılmadığı için üzerinde meşe ve … ağaçlarının oluştuğu açıklanmaktadır. Mahkemece, kesinleşen orman kadastro çalışmasına göre uzman bilirkişilerce yapılan uygulama esas alınmış, bu husus üzerinde durulmamıştır. Ayrıca, çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için belediyede bulunan halihazır harita ve münhanili haritalar ile varsa topografya haritaları bulundukları yerden getirtilerek uzman bilirkişi aracılığı ile uygulanmadığı da gözlenmiştir.
Bu nedenlerle, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için, yöreye ait bulunabilecek en eski memleket haritası, amenajman planı, … fotoğrafı ile belediyede bulunan halihazır harita ve münhanili haritalar ile varsa topografya haritaları, çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu F30-C-18-B-3-C numaralı fotogometri yöntemi ile düzenlenen haritanın aslı ile 1980 lı yıllardan sonraki aktüel durumunu gösteren memleket haritası ve … fotoğrafları bulundukları yerden getirtilerek üç orman, bir ziraat ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak memleket haritası, … fotoğrafı, amenajman planı, münhanili harita ve topografya haritası çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; çekişmeli taşınmaza komşu kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının dayanakları uygulanmalı, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan … ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmelidir.
Orman araştırması sonucunda daya konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı taktirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Öncelikle, 1980’lı yıllardan sonraki aktüel durumunu gösteren memleket haritası ve … fotoğraflarında tasarruf çizgilerine bakılarak çekişmeli yerlerin henüz hiç işlenmemiş durumda olduğu saptandığı takdirde, henüz zilyetlik olgusunun başlamadığı, dolayısıyla zilyetlikle kazanma süresinin dolmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli taşınmazın üzerindeki ağaçların yaşları, cinsleri, dağılımları ve … yapısı hususunda rapor düzenlettirilmeli, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı;1990 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında 93 ila 100 nolu orman tahdit noktalarına ilişkin çalışma tutanakları ( özellikle 13 nolu çalışma tutanağı ) dosyaya getirtilmeli,bu çalışmalarda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin kimin taşınmazı olarak belirtildiğine bakılmalı varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma
yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ile müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 05.06.2008 günü oybirliği ile karar verildi.