Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3819 E. 2007/4876 K. 10.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3819
KARAR NO : 2007/4876
KARAR TARİHİ : 10.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve müdahil Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 17 parsel sayılı 7625 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 04.01.1960 tarih 5 sırada kayıtlı tapu ve 25 nolu vergi kaydına dayanılarak … …, … … ve … adlarına tespit görmüş olup tespite tespit maliklerinden … … itiraz etmiş ve Tapulama Mahkemesinin 1972/41-42 sayılı ilamı ile davalılar adına tapuya tesciline karar veriliş olup halen ayni şekilde tapuda kayıtlıdır. Davacı … çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davacı … ve müdahil Hazinenin davasının kabulüne, (a) ve (b) ile gösterilen 861 m2’lik kısmın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (c) ile gösterilen 6764 m2’lik kısmın tapusunun iptali ile hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar 20 . Hukuk Dairesinin 04.12.2003 tarih 2003/9820-8859 sayılı kararı ile; çekişmeli 17 parselin tesbitine esas alınan Ocak 1960 tarih 5 nolu tapu kaydının Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1959 tarih 591 E. – 509 K. sayılı ilamıyla oluştuğu; tescil dosyası, mahkemece ve yerel tapu idaresince bulunamamış, orman incelemesi yönünden de 11.09.2001 günlü keşif sonunda orman yüksek mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılan aplikasyon hattında yeralan 2098 ila 2102 orman sınır taşlarına göre olan konumu gösterilmiş, ilk tahdit hattı ile olan irtibatı belirlenmemiştir. Kesinleşmiş tahdide göre, taşınmazın konumu tam ve doğru olarak saptanmadan, duraksama yaratan rapor ve kroki ile hüküm kurulamayacağı, mahkemece, öncelikle 17 parselin tapu dayanağı olan 17.09.1959 tarih, 591/509 sayılı ilam yeniden araştırılmalı, çekişmeli taşınmaz evvelce Tapulama Mahkemesinin 1972/41 E. nolu dosyasında da davaya konu olduğundan kaydın o dosyaya da gönderilmiş olabileceği düşünülmeli, tescil ilamı ve krokisi getirtildikten sonra yeniden yapılacak keşifte 1947 ve 1993 yıllarına ait orman tahdit haritaları ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmazın bunlara göre olan konumu aynı kroki üzerinde gösterilmeli, tescil krokisi de bu kroki üzerine aplike edilmeli, tescil ilamında … taraf ise bu ilamın Yönetimi bağlayacağı gözönünde bulundurularak bundan sonra elde edilecek tüm delillere göre karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Bolu Asliye Hukuk mahkemesinin 17.09.1959 tarih 1959/591-509 sayılı kararının taraflar açısından kesin hüküm oluşturduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı … ve müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan uygulama ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: çekişmeli 17 parselin tesbitine esas alınan Ocak 1960 tarih 5 nolu tapu kaydı, Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1959 tarih 591 E. – 509 K. sayılı ilamıyla oluşmuş, mahkemece bu karara ait dava dosyası getirtilmemiş olup, dosya içinde mevcut karar suretinde de kesinleşme şerhi bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1959 tarih 591 E. – 509 K. sayılı karara ait dava dosyası getirtilerek bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalıdır. Eğer hüküm kesinleşmemiş ise gayri menkullere ilişkin kararlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden kararın kesinleşmesini sağlamak için taraflara imkan tanınmalı, hüküm kesinleşmiş ise 3402 Sayılı Yasanın 20.maddesinin 1. fıkrasının (A) bendine göre kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunacağından taşınmazın dayanağı olan tescil krokisi önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, mahalline uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve bilirkişiye tescil krokisi ölçeğini kadastro paftası ölçeğine yine kadastro paftası ölçeğinin de tescil krokisi ölçeğini çevrildikten sonra, her iki harita komşu birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, kesin hükmün kapsamı belirlenmeli ve tescil krokisi dava konusu parsele uymakta ise kesin hükmün varlığı kabul edilerek hüküm kurulmalı; tescil krokisi dava konusu parsele uymamakta ise çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 sayılı yasaya göre yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu ve 1993 yılında yapıldığı anlaşılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri getirtilerek, kural olarak, 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümleneceğinden, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; taşınmazın konumu uzman ve … ehli bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmeli; oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Değinilen yön gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … ve müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi.