YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1617
KARAR NO : 2023/1612
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dosya yönünden ihalenin feshi davasının reddine, birleşen dosya yönünden; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen dava yönünden başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dava şikayetçiler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada şikayetçi borçlu vekili dilekçesinde; ihaleden 04.03.2020 tarihinde haberdar olduklarını, satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu, ödeme emrinin düzeltilmesi ile ilgili icra mahkemesi kararının ihaleden önce yerine getirilmediğini, taşınmazların metrekareleri, bulunduğu konum, adres bilgilerinin ilana yanlış girildiğini, birden fazla taşınmaz ihale ile satıldığından her bir taşınmaza ilişkin oranlama yapılmak sureti ile satış masrafından o taşınmaza düşen miktarın bulunması gerektiğini, açtıkları kıymet taktirine itiraz davasının süresi içinde masraf yatırılmadığından reddedildiğini, ancak bu dosyada kendilerine usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmadığını, icra takip dosyasındaki borç miktarını karşılayacak taşınmazlardan çok daha fazlasının satışa çıkarıldığını beyanla; ihalenin feshine karar verilmesini talep etmişlerdir.
2.Birleşen dosyada şikayetçi … vekili dilekçesinde; tüketici mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açıldığını, mahkemece taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını, tapuda davacı lehine takyidat olduğunu, ihalenin usule aykırı olduğunu, taşınmazın muhammen bedelinin düşük olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmişlerdir
II. CEVAP
Davalı-alacaklılar vekili cevap dilekçesinde ; satış ilanının davacı şirkete ve vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, mahkeme kararı doğrultusunda icra dosyasında düzeltmeler yapıldığını, dava dilekçesindeki taşınmaza ilişkin hususların kıymet takdiri tebliğinden sonra ileri sürülmediğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı- ihale alıcısı … Gayrimenkul… Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; tebligatın usule uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada ihale alıcısı … vekili cevap dilekçesinde ; davacının İİK 134 maddede sayılan ihalenin feshini talep edecek kişilerden olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, bir an için talep hakkı olduğu varsayılsa dahi, dava dilekçesinde açıklanan hususlarda taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir kararının tapuya şerh düşülmedikçe cebri icraya engel teşkil etmediğini beyanla; istemin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada borçlu-Delmar …. Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; taraflarınca ihalenin feshi davası açıldığını, davanın … … 15 İHM’nin 2020/325 esasında görüldüğünü beyanla; davaların birleştirilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Asıl dava yönünden yapılan incelemede; satış ilanının davacı/borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlu vekilince, satışa konu taşınmazlar hakkında satış ilanında gerçeğe aykırı bilgi ve beyanların yer aldığı iddia edildiği, iddia edilen yanlışlık ve eksikliklerle ilgili olarak satış ilanının tebliğinden itibaren süresinde şikayet yoluna başvurulmadığı, her bir taşınmazın muhammen bedelinin yüzde ellisine satış masrafları da dahil edilmek suretiyle elde edilen miktarın üzerinde bir bedelle satılmış olduğu ve İİK 129 ‘a bu anlamda herhangi bir aykırılığın olmadığı, kamu düzenini gerektiren hususlarla yapılan incelemede de ihalenin usulüne uygun olarak yapıldığı, ihale tarihinde geçerli haczi bulunan aynı derecede alacakları karşılamaya yeterli olduğu ve borcu aşar tutarda ihale yapılmadığı bu yönden de ihalenin feshini gerektirir bir sebep bulunmadığı belirtilerek asıl dosya yönünden ihalenin feshi davasının esastan reddine, davacının ihale bedellerinin yüzde onu tutarında para cezası ödemesine karar verilmiştir.
Birleşen 2020/133 E. Sayılı dosya yönünden yapılan incelemede; şikayetçinin, takipte borçlu ya da alacaklı sıfatının bulunmadığı, ihalede pey sürmediği, taşınmazı ipotekle yükümlü olarak takipten ve ihaleden önce satması sebebiyle eski malik olarak tapu sicilindeki ilgili olarak da yer almadığı, ihalenin feshinin isteyebilecek kişilerden olmadığı belirtilerek şikayetçinin isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava şikayetçi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-borçlu Delmar …. Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ek rapora gidilmeden karar verildiğini, ihalenin bir bütün olup 2.507.000- TL ihale bedeli toplam haciz borcunu aştığından ihalenin tamamen feshi gerektiğini, satış ialnında taşınmazlar hakkında tamamen gerçeğe aykırı bilgi ve beyanlar bulunduğunu, birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarıldığı satışın geçersiz sayılacağını, taşınmazların usul ve yasaya aykırı olarak muhammen bedelin altına bir fiyattan satışa çıkarıldığını ileri sürmüştür.
Birleşen dosyada davacı … vekili istinaf dilekçesinde; davacı müvekkilinin … bu davayı açmakta İİK 134/2 maddesi gereği hukuki yararı bulunduğunu, müvekkili ile borçlu şirket arasında … … 6. Tüketici Mahkemesinin 2019/832 esas sayılı dosyasında görülen ve ihale konusu taşınmazlardan 206 numaralı daire ile ilgili dava bulunduğunu, ilgili mahkeme tarafından müvekkili lehine ihtiyati tedbir kararı verilerek tapu siciline şerh edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin tapu sicilindeki ilgili konumunda olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporuna göre borcu aşar ihale yapılmadığı sebeple davacının bu hususa yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, keza satış ilanında olduğu iddia edilen eksikliklere karşı satış ilanının davacı vekiline tebliğinden itibaren 7 gün içinde şikayette bulunulmadığı, ihaleden önceki sebeplere dayanılarak ihalenin feshi talep edilemeyeceği, İİK 129 madde uyarınca satışların taşınmazların muhammen bedelinin %50’si ile satış ve paylaştırma masraflarını karşılar şekilde yapıldığı, kıymet takdirine itiraz davasının süresi içinde keşif masrafları yatırılmadığından red ile sonuçlandığı, bu durumda yeniden kıymet takdiri yapılması gerekmediği, birden fazla taşınmazın aynı ilanda satışa çıkarılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, İİK’ nun 126. ve 129. maddeleri uyarınca ihaleye elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlanıldığı dayanılan diğer ihale sebeplerinin de yerinde olmadığı,
Birleşen dava yönünden; şikayetçi -3. şahısın İİK 134 maddede sayılan ihalenin feshini talep edebilecek kişilerden olmadığı, dolayısıyla birleşen davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı belirtilerek istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden asıl ve birleşen dava yönünden davacıların istinaf taleplerinin HMK 353 (1)-b/1 esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl dava şikayetçi vekili temyiz başvurusunda; kamu ve SGK haciz alacaklarının bulunduğu taşınmazların ihalelerinin toplam ihale bedelinden düşülmesinin hukuka aykırı olduğu, Davacı alacaklının alacağını aşar miktarda ihale yoluyla taşınmaz satışı yapıldığı, ihaleye konu taşınmazların tapu kayıtlarında ihale tarihinden önce mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir kararı şerhi olduğu, satış ilanında gerçeğe aykırı ve eksik bilgiler olduğu, birden fazla taşınmazın geçerli sebep olmaksızın aynı ilanda satışa çıkarılmasının ihalenin feshi sebebi olduğu, taşınmazların muhammen bedelin altında ihale edildiğini ileri sürmüştür.
Birleşen dosyada davacı … vekili temyiz başvurusunda; şikayetçi müvekkilinin … bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, mahkeme tarafından müvekkili lehine ihtiyati tedbir kararı verilerek tapu siciline şerh edildiğini, ihalenin usule aykırı olduğunu, taşınmaza takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.İİK’ nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
2.Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
3. Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
4. Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
5. Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.
3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
Yukarıda geçen yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2022 tarih ve 2022/3101 E. – 2022/2910 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
2-… … 15. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 22.04.2022 tarih ve 2021/532 E. – 2022/343 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin ikinci bendinde yer alan;
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 116 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 8.510,00 TL ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.255,00 TL ” ibaresinin yazılmasına,
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 136 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 13.100,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “6.550,00 TL ” ibaresinin yazılmasına,
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 146 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 9.050,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.525,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 202 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 9.110,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.555,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 211 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 15.100,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “7.550,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 220 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 11.760,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “5.880,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 332 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 16.270,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “8.135,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 343 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 9.510,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.755,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 372 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 18.400,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ” 9.200,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 373 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 16.300,00 TL ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “8.150,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 376 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 15.600,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “7.800,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 442 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 8.570,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.285,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 447 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 8.550,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.275,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 448 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 15.000,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “7.500,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 480 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 8.810,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.405,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 496 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 15.310,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “7.655,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3992 ada 17 parselde 499 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 9.010,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.505,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3991 ada 3 parselde 47 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 9.800 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4.900,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3991 ada 3 parselde 159 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 10.460,00 TL, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “5.230,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3991 ada 3 parselde 183 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 11.260,00 TL ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “5.630,00 TL ”
… İli … Mahallesi 3991 ada 3 parselde 191 bağımsız bölüm numarasıyla kayıtlı taşınmaz açısından 11.300,00 TL ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “5.650,00 TL ” yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.