Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5261 E. 2008/8914 K. 23.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5261
KARAR NO : 2008/8914
KARAR TARİHİ : 23.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, Kadastro Mahkemesinin 20.06.2001 tarih 1991/ 13-2001/17 sayılı dosyası ile açtıkları davanın atiye bırakılması nedeniyle müvekkili yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin çekişmeli … 861, 862, 863, 864, 865 ve 870 parsel sayılı taşınmazların 2125/3000 hissesini … …’den, 800/3000 hissesini de Av…. …’dan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve 1960 yılından beri zilyet olduğunu, mahkemece verilen kararın davada taraf olan gerçek kişiler yönünden kesinleşmiş ise de müvekkili … yönünden atiye bırakılması nedeni ile karar ihtazına yer olmadığı karar verildiği için kesinleşmediğini, bu nedenle çekişmeli … 861, 862, 863, 864, 865 ve 870 parsel sayılı taşınmazların 2925/3000 hissesinin davacı adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 25/06/1981 tarihinde, itirazlı yerlerde 08/07/1982 tarihinde ilan edilen ilk tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması ile; daha sonra 2896 Sayılı Yasaya göre yapılıp 15/08/1985 tarihinde ilan edilen ve yine 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 27/02/1989 tarihinde ilan edilen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
… Kadastro Mahkemesinin 1991/13-2001/17 sayılı dava dosyasında müdahil davacı …’ın davası atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, cümle davacı ve müdahil davacıların davalarının reddi ile 15.03.2001 tarihli … bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 861 sayılı parselin (A) ile işaretli kısmının ve 863 sayılı parselin tamamının orman niteliği ile Hazine, 861 sayılı parselin (B) ve (C) ile işaretli kısımları ile 862, 864, 865, 866, 867 ve 870 sayılı parsellerin Hazine adına tescillerine karar verildiği, bu hükmün 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2002 gün 2002/4895-6795 sayılı ilamı ile hak iddiasında bulunan davacı ve katılanların hiçbirinin iddiasının kanıtlanmadığı, tespite esas tapu kayıtlarının nizalı parsellere uymadığı, esasen bu parsellerin bir bölümünün kesinleşmiş orman tahdit sınırı içinde ve zeminde devlet ormanı olduğu, bir kısmının bilim ve … yönünden orman niteliğini yitirmesi
nedeniyle 2/B uygulaması sonucu orman sınırı dışına çıkarılan yer olup iktisabı mümkün olmayan arazi olduğu, bir kısım yerin kültür arazisi olduğu anlaşılmasına rağmen Kadastro Yasasının 14. maddesindeki koşulların oluşmadığı, bu kişilerin son 10 yıldır zilyet olduklarını iddia ettikleri anlaşıldığı gerekçesi ile; katılan davacı …’ın davası atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacı ve katılan davacıların davalarının reddi ile 15.03.2001 tarihli … bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 861 sayılı parselin (A) ile işaretli kısmının ve 863 sayılı parselin tamamının orman niteliği ile Hazine, 861 sayılı parselin (B) ve (C) ile işaretli kısımları ile 862, 864, 865, 866, 867 ve 870 sayılı parsellerin Hazine adına tescillerine karar verilmiş,hükmün, Orman Yönetimi ile bir kısım gerçek kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2002/4895-6795 EK sayılı kararları ile “Gerçek kişilerin dayandıkları kayıtların hiçbirisinin dava konusu taşınmazlarla ilgisinin olmadığı mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve keşif sonucu belirlenmiş olup, mahkemece gerçek kişilerin itirazlarının reddi yolunda kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından gerçek kişilerin itirazlarının reddine, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüne; mahkemece tahdit ve 2. madde uygulamaları ile ilgili keşif ve alınan rapor yetersiz olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Uzman Bilirkişi … Keskin tarafından düzenlenen raporda tahdit ve 2. madde uygulaması ile ilgili olarak düzenlenen rapor ve krokide miktar ölçümü hususunda yeterli bir açıklama olmadığı, ölçekli işleme tabi olan orman tahdidinde “takriben” kelimesiyle sonuca gidilemeyeceğinden hiçbir sonuç sağlamayan böyle bir rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı, bu nedenle yeniden keşif yapılarak, 1942 yılında kesinleşmiş orman tahdidi ile 1989 yılında yapılan 2. madde uygulamasına ait harita yöntemince yerine uygulanıp tahdit içinde kalan kesimlerle, 2. madde uygulaması ile dışarı çıkarılan kesimlerin miktarlarının eksiksiz olarak belirlenip haritaya işlenmek suretiyle yeterli rapor ve kroki düzenlenmesi,diğer yandan dosya içeriğinden 1989 yılında yapılan 2. madde uygulaması ile birlikte … bir tahditin yapılıp yapılmadığı yolunda mahkemece araştırma yapılmadığı gözlenmiş olup, bu hususun da araştırılarak bu kez 2. madde uygulaması ile beraber … tahdit söz konusu ise 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek ilk kez orman sınırı içine alınan kesimler için eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflı uygulanmak suretiyle evveliyatının belirlenmesi; ayrıca Orman Yönetiminin itiraz ve davası sonucunda dava aynı zamanda orman tahdidine itiraz davasına dönüştüğünden, 2. madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılan kesimler yönünden 31.12.1981 tarihlinden önce orman niteliğini tam olarak kaybedip kaybetmediğinin belirlemesinin zorunlu olduğu” nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davacı gerçek kişiler hakkında verilen ilk karar kesinleştiğinden bu kişiler yönünden karar ittihazına yer olmadığına, 08/05/2004 tarihli rapor ve 17/09/2004 tarihli ek raporda gösterilen, 861 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 62.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve 863 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine, 861 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen 32.625 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve (C) ile gösterilen 45.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün kültür arazisi olarak ve 862, 864, 865, 866, 867 ve 870 parsel sayılı taşınmazların tamamının Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu karar Dairenin 06.10.2006 gün ve 2006/10926-12853 sayılı ilamı ile “23.03.2005 günlü kararın 2 numaralı bendinin [(a) ve (b) fıkraları dahil] tümünün hükümden çıkartılarak; bunun yerine, “2- … İlçesi … 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867 ve 870 sayılı parsellerin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesi yazılarak ” düzeltilerek onanmıştır.
Davacının çekişmeli taşınmazların 2125/3000 hissesini hisse satın aldığını iddia ettiği … … ve bu kişinin hisse satın aldığı aldığı bildirilen … … Kadastro Mahkemesinin 1991/ 13-2001/17 sayılı dosyası ile bozma sonrası 2004/ 3 Esasa kayıt edilen ve 2005/2 Karar numarası alan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.10.2006 gün ve 2006/10926-12853 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen dava dosyasının davacıları olduğu, 800/3000 hissesinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı iddia edilen Av…. …’un da bu dosya birleştirilen 1997/3 Esas sayılı dava dosyasında da davacı olan … …, … … ve arkadaşlarının vekili olduğu, dava dilekçesinde bu kişinin daha önce hissedar olan kişilerden hisse satın aldığının bildirildiği, tapuda hissedar olan kişilerin tamamının Kadastro Mahkemesinin 1991/ 13-2001/17 ve 2004/ 3 – 2005/2 sayılı dosyalarında taraf olduğu, 2004/3-2005-2 sayılı kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.10.2006 gün ve 2006/10926-12853 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ve bu kişiler yönünden kesin hüküm oluşturduğu, halefiyet ilkesi gereğince bu hükmün davacı yönünden de kesin hüküm oluşturduğu anlaşıldığına ve mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.