YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6981
KARAR NO : 2023/3131
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/289 Esas, 2022/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 503 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61, 522 ve 59 uncu maddeleri uyarınca 1 ay 3 gün hapis ve 31,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığını, dava zamanaşımı sürelerinin dolduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.11.2009 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 31.12.2011 tarihine kadar ve sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 26.05.2021 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği 01.07.2021 tarihine kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddeleri karşısında, sanığın yargılama konusu eylemi için 765 sayılı Kanun’un 503 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve durma süreleri de eklendiğinde bu sürenin suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/289 Esas, 2022/130 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.