Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14901 E. 2007/13962 K. 06.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14901
KARAR NO : 2007/13962
KARAR TARİHİ : 06.11.2007

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL İLE EL ATMANIN ÖNLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kısmen kabul kısmen reddi yolunda kurulan 22/09/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi DAVALI HAZİNE vekili ile DAVALI … VE ARK. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22/05/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı … vekili AVUKAT … … … ile karşı taraftan davacı HAZİNE vekili AVUKAT … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
1954 yılında yapılan kadastro sırasında, . Köyü 1950 parsel sayılı 115.900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fıstıklık niteliği ile belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle . ve arkadaşları adlarına tespit edilip kesinleşmiş, daha sonra satış ve paylaşım sonucu . ve arkadaşları adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın yaklaşık 85900 m2 yüzölçümündeki bölümünün kızılçam ormanı kaplı ve orman bütünlüğünde, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla, keşifte belirlenecek bölümün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve bu bölüme davalıların elatmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine, 24/07/2006 tarihli rapor ve krokide (B) ile gösterilen 54.269,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölüme davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm DAVALI HAZİNE vekili ve DAVALI … VE ARK vekili ile DAVALI … VE ARK. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 08.02.1990 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen herhangi bir nedenle dışta kalan devlet ormanlarının kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, yörede bu yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda (Aşağıbey Köyünde devlet ormanı yoktur) şeklinde tutanak düzenlenmiş ve poligonlar halinde özel ormanlar sınırlandırılmıştır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 08.02.1990 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen herhangi bir nedenle dışta kala devlet ormanlarının kadastrosu,aplikasyon, ve 2/B madde uygulaması çalışması ile 1939 yılında özel orman olarak sınırlandırılan 632-635 sayılı özel ormanlardan devletleştirilen bir kısım taşınmaz bölümleri köy sınırı Madra çayını takiple Yellitepe Ormanı olarak sınırlandırılmıştır.
Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları, 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve kamu malı niteliğindedir. H.G.K.nun 24/03/1999 gün ve 1999/1-170-167 ve 21/02/1990 gün 1989/1-70-101 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmez. Davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki eylemli orman niteliğindeki yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı iddiasıyla her zaman tapu iptali ve tescili davası açabilir.
Dava konusu . Köyü 1950 parsel sayılı 115.900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1954 yılında yapılan tapulama çalışmasında fıstıklık niteliği ile belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle. ve arkadaşları adlarına tespit edilmiş ve Tapulama Mahkemesinin 1957/129-876 sayılı kararı ile hükmen tespit maliki adına kesinleşmiş, daha sonra satış ve paylaşım sonucu . ve arkadaşları adına tapuya tescil edilmiştir
Uzman orman bilirkişi kurulları tarafından 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu haritası ile 1990 tarihinde kesinleşmiş orman kadastro haritasına ve resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda özel orman olarak sınırlandırılan poligon içinde, 1990 tarihinde kesinleşmiş orman kadastro haritasında ise, . Devlet Ormanı sınırları dışında kaldığı, ancak, keşifte uygulanan eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafında çekişmeli taşınmazın tamamı ve tüm çevresi yeşil renkli ibreli ağaç ve çalılık rumuzlarının karışık olarak bulunduğu alanda kaldığı, fiilen büyük bölümünün bitişikte bulunan . Devlet Ormanı ile bütün halinde kızılçam ağaçları ile kaplı olduğu, bir kısmının saf fıstık çamı mesceresi kaplı, bir kısmının ise kızılçam ve fıstıkçamı ağaçları ile kaplı olduğu saptanmıştır.
6831 Sayılı Yasanın (Değişik : 05.11.2003 – 4999/2. md.) 1. maddesinin (H) bendinde, (Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleri ile özel mülkiyette bulunan ve muhitin hususiyetlerine göre yetişmiş veya yetiştirilecek olan (İptal sözcük: An. Mah. nin 17/3/2004 tarih ve 2003/100 E., 2004/33 K. sayılı Kararı ile) (…) fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri dahil olmak üzere her nevi meyveli ağaç ve ağaççıklar;) ORMAN SAYILMAZ denmekte; yine, 4785 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendinde sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanları devletleştirme kapsamı dışında bırakılmış ise de; somut olayda, davalı gerçek kişilere ait 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce oluşmuş bir tapu kaydı bulunmamaktadır. Ayrıca, dava konusu parsele komşu ve üzerindeki bitki örtüsü bakımından çekişmeli taşınmaz ile aynı özellik gösteren 149 parsel hakkında Orman Yönetimi ve gerçek kişiler arasında görülen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/915 Esas sayılı davası sırasında uygulanan mart 1291 tarih 139 sayılı tapu kaydının hem 149 hem de 150 parseli içine aldığı, 149 parselin 206 000 m2 olan tespit yüzölçümünün 50 dekarının devlet ormanı olmadığı, geri kalanın da devlet ormanı olduğuna karar verildiği, 149 parselin devlet ormanı olduğuna karar verilen bölümün de daha sonra yörede yapılan orman kadastrosunda yellitepe devlet ormanı içine alındığı, gözönüne alındığında, 1950 parselin de eylemli olarak devlet ormanı ağaç türleri ile kaplı bölümünün, o davanın görüldüğü tarihte dahi özel mülke konu olamayan devlet ormanı niteliğindeki yerlerden olduğunu göstermektedir.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, 24/07/2006 tarihli rapor ve krokide (B) ile gösterilen 54.269,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, bitişikte bulunan Yellitepe Devlet Ormanı ile ayırıcı unsur bulunmaksızın mescere yapısı ve kapalılığı aynı bütün halinde fiilen üzerinde 60-80 yaşlarında 3 kapalılıkta saf kızılçam mesceresi bulunduğu, 1958 tarihli memleket haritası ve … fotoğrafında da yeşil renkli orman alanında yer alan, orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı … VE ARK vekili ile davalı … VE ARK. vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; 24/07/2006 tarihli mahkemece karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucu düzenlenen rapor ve krokide çekişmeli taşınmazın, (B) ile gösterilen bölümü dışındaki kuzeyde kalan kısmının üzerindeki bitki örtüsü bakımından farklı özellikler gösterdiğinden, (A1) ve (A2) olmak üzere ayrı ayrı incelendiği gözlenmektedir.
a) (A1) ile gösterilen 47545,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerinde 30-100 yaşlarında 2-3 kapalılığında fıstıkçamı mesceresi bulunduğu, ağaçların yaşının ve kapalılık oranının bu taşınmazın 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce dahi fıstıkçamlığı olarak tasarruf edildiğini gösterdiğinden 4785 Sayılı Yasa uyarınca devletleştirilen yerlerden olmadığı anlaşılmakla davacı Hazine vekilinin bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) (A2) ile gösterilen 14084,94 m2 yüzölçümlü bölüm üzerinde fiilen fıstıkçamları varsa da, alt ve ara tabakada yaşlı ve 1-2 kapalılıkta kızılçam ağaçlarının da bulunduğu ve bu bölümün orman olması nedeniyle dava kabul edilen bitişik (B) ile gösterilen .Devlet Ormanının devamı mahiyetinde olduğu, öncesinin de 1958 tarihli memleket haritası ve … fotoğrafında yeşil renkli ibreli orman ağacı sembolleri ile gösterilen orman alanında yer aldığı, tapulamanın yapıldığı tarihte ve halen özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu anlaşıldığından, davacı Hazinenin 24/07/2006 tarihli rapor ve krokide (A2) ile gösterilen 14084,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yönünden de davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı … VE ARK vekili ile davalı … VE ARK. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli . Köyü 1950 parsel sayılı taşınmazın, 24/07/2006 tarihli rapor ve krokide (B) ile gösterilen 54.269,67 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüm hakkındaki hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine,
2- İkinci bendin (a) fıkrasında açıklanan nedenlerle; davacı HAZİNE vekilinin . Köyü 1950 parsel sayılı taşınmazın, 24/07/2006 tarihli rapor ve krokide (A1) ile gösterilen 47545,39 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
İkinci bendin (b) fıkrasında açıklanan nedenlerle; davacı HAZİNE vekilinin . Köyü 1950 parsel sayılı taşınmazın, (A2) ile gösterilen 14084,94 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak Hazineye verilmesine 06/11/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.