YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2786
KARAR NO : 2023/846
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede davalının … nezdindeki haklarının devri ya da ödenen bedelin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davalı taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davacı vekili Av. … geldi. Davalı vekili Av. …’nun mazeret dilekçesinin reddine karar verildi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında adi yazılı olarak tarihsiz bir inanç sözleşmesi yapıldığını, buna göre davalının … Sok. …2. Etap 3-E Blok Kat:1 No:3 adresinde bulunan dairedeki haklarını borçları ile birlikte müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, karşılığında davalıya 40.000,00 TL ödendiğini, sözleşme gereği önceki … ödemelerinin de müvekkili tarafından bankaya ödendiğini, her ne kadar banka dekontlarında davalının ismi yazmakta ise de ödemelerin müvekkili ya da eşi tarafından yapılmış olup atılan imzalardan da bu hususun anlaşılacağını, sözleşmede ayrıca kalan taksit ve ödemelerin müvekkili tarafından yapılacağının ve … nezdindeki hakların anahtar teslim tarihinden itibaren bir yıl sonra devredilebilmesi nedeniyle davalının haklarını borçları ile birlikte 20.06.2019 tarihinde müvekkiline devredeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren müvekkilinin dairede oturmaya başladığını ve taraflar arasında 25.05.2018 tarihli bedelsiz bir kira sözleşmesi de yapıldığını, inanç sözleşmesinde belirlenen tarih geçmiş olmasına rağmen davalının haklarını devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde davalının … nezdindeki haklarının müvekkiline devredilmesini veya müvekkilince yapılan ödemelerin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının inanç sözleşmesi adı altında yapmış olduğu ödemeleri ve söz konusu taşınmazla ilgili tüm borçları kendisinin ödediğini kanıtlaması gerektiğini, … kapsamında konut sahibi olabilmek için belirli şartların bulunması gerektiğini, bu nedenle … nezdindeki hakların devrine ilişkin taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin kanunen geçerli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında dava konusu bağımsız bölümün davalı tarafından davacıya devredileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunduğu, sözleşmenin taraflarca kabul edildiği ve imza itirazına uğramadığı, mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenen tutanak tanıklarının da sözleşmeyi doğruladıkları, davacının iddiasını ispat için adi yazılı bir belge sunduğundan inanç sözleşmesinin varlığını kanıtladığı,
2. Uyuşmazlığın, inanç sözleşmesi uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği noktasında toplandığı, davalı taraf her ne kadar 40.000,00 TL ödemenin yapılmadığını savunmuş ise de yine davalı tarafça 12.02.2020 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan ve… Çarşı Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen 03.10.2019 tarihli şüpheli ifade tutanağında, davalının annesi olan …’ın mahkeme nezdindeki yeminli beyanlarının aksine dava konusu taşınmaz için 40.000,00 TL’nin davacı tarafça ödendiğini açıkça ikrar ederek ifadesini imzaladığı, taksit ödemelerine ilişkin tanık beyanlarının ise genel itibariyle taksit ödemelerinin davacı tarafça yapıldığı olgusunu doğrulamış olup davalının tanık olarak dinlenen anne babasının beyanlarında yaklaşık iki yıl boyunca davacının kira ödemelerine devam ettiğinin belirtilmesine rağmen, davalının babası olan tanığın kira ödemelerinin taksit ödemesi şeklinde bankaya yapıldığı yönündeki beyanı ile davalının annesi olan tanığın kira ödemelerinin iki yıl boyunca elden alındığı yönündeki beyanları arasındaki çelişkiler, tüm dosya kapsamı, diğer tanıkların davacı iddiasını doğrular beyanları ve bir kısım banka dekontlarında davacının adının yazılı oluşu bir bütün olarak gözetildiğinde, taksit ödemelerinin davacı tarafça yapılmış olduğuna kanaat getirildiği; dosyaya ibraz edilen dekontların yanı sıra ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak yapılan tüm ödemelere ilişkin dekontların celp edildiği ve 10.11.2020 havale tarihli hesap bilirkişisi raporu ile davacı tarafından dava tarihine kadar yapılan taksit ödemelerinin 36.952,50 TL olduğunun, dava tarihinden sonra da ödemelere devam edildiğinin ve rapor tarihi itibariyle yapılan toplam taksit ödemesi miktarının 50.062,46 TL olduğunun; taşınmazın bakiye borcunun ise 259.917,61 TL olduğunun tespit edildiği, buna göre davacının inanç sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirdiği ve davalı taraftan ifa talep etmekte hukuki yararının bulunduğu,
3. Davacının terditli taleplerinin değerlendirilmesine gelince; dava konusu taşınmazın hali hazırda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına kayıtlı olup davalının kayıt maliki olmadığı anlaşıldığından, tapu iptal ve tescil talebinin reddine; … tarafından sunulan 02.07.2020 havale tarihli cevabi yazıda, dava konusu konut nitelikli taşınmazın üçüncü şahıslara devir hakkının bulunduğu bildirildiğinden, terditli talebe ilişkin davanın kabulü ile… Merkez Devane İkinci Etap Kentsel Yenileme Projesi kapsamında yer alan L5-3 Blok 3 No.lu bağımsız bölümün Toplu Konut İdaresi Başkanlığı nezdinde bulunan mülkiyeti tescil hakkı da dahil olmak üzere tüm hakların davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ödeme yapıldığını kabul etmemekle birlikte davacı tarafından 40.000,00 TL ve bir kısım kredi taksitleri karşılığında da 50.062,46 TL ödeme yapılarak müvekkiline ait evin elinden alınmasının ve müvekkiline faiziyle birlikte toplam 225.000,00 TL kredi borcu bırakılacak şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, … tarafından müvekkiline tahsis edilen dairenin üçüncü bir şahsa devrini öngören dayanak sözleşmenin geçersiz olduğunu, zira … kapsamında konut alımı için belirli şartların gerçekleşmesi gerektiğini, davacı tarafından bankaya yatırılan ödemelerin kira borcuna ilişkin olduğunu, mahkemenin kabulünün aksine tanık olarak dinlenen davacının eşi …’nin bu hususu soruşturma dosyasında ikrar ettiği, gerekçede bahsi geçen savcılık dosyasının müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin annesinin soruşturma dosyasındaki beyanının ikrar olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bu beyanın müvekkilini bağlamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Toplu Konut İdaresi tarafından davalıya tahsis edilen dairenin davacıya devrini öngören sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve davacı tarafça yapılan ödemelerin taraflar arasındaki inanç sözleşmesine ilişkin olduğu iddiasının kanıtlanıp kanıtlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin Toplu Konut İdaresi nezdindeki şahsi hakların davacıya devrine ilişkin kararının bir tespit hükmü niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun bulunduğundan, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.