YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7359
KARAR NO : 2023/1799
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili; vekil edeni …’ın dava dışı … adına kayıtlı taşınmazı satın aldığını, taşınmazda davalının oturmakta olduğunu, satıcının vekil edenine taşınmazın satışı sonrası evi boşaltacağını ve boş olarak teslim edeceğini beyan ettiğini, bunun üzerine vekil edenin daireyi satın aldığını, ancak davalının taşınmazın satışından sonra evi boşaltmadığını, vekil edeninin tüm uyarılarına rağmen oturmaya devam ettiğini ve bunun karşılığı olarak da bir ücret ödemediğini belirterek haksız olan elatmanın önlenmesini ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla müdahale tarihinden itibaren işlemiş 1.500,00 TL ve her ay işleyecek 750,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; usulüne uygun tebligat yapıldığını ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı, 24.10.2014 tarihli ilk celsede davalı vekili, vekil edeninin dava konusu yerde işgalci olmadığını, kiracı olduğunu, buna ilişkin davacı tarafından vekil edenine gönderilmiş…. Noterliğince düzenlenmiş 11.12.2013 tarihli ihtarname olduğunu, mahkeme dosyası arasına sundukları ihtarnamede davacının “…iktisap tarihinden itibaren 6 ay içinde muhatap kiracının işbu taşınmazı boşaltmasını istiyorum” şeklinde ifade kullandığını, anılan nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/422 sayılı kararıyla; mahkemelerinin görevsiz olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2018/5983 Esas, 2020/7050 Karar sayılı ilamında; dosya içerisinde yer alan kira sözleşmesi ve davacının davalı tarafa gönderdiği Bakırköy 15. Noterliğinin 11.12.2013 tarihli ve 41580 yevmiye No.lu ihtarnameye göre taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu, davalı tarafın fuzuli şagil olmayıp kiracı olduğu, davacının iddiasına göre mülkiyet hakkına dayalı haksız işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki nitelemede hataya düşülerek görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının dava konusu taşınmazı 18.11.2013 tarihinde iktisap ettiği, davalıya gönderdiği 11.12.2013 tarihli ihtarnamede kira hükümlerine dayalı olarak dava konusu taşınmazın tahliyesini talep ettiği, davalının da 09.04.2015 tarihli beyan dilekçesine göre kiracı sıfatı ile taşınmazda oturduğunu ikrar ettiği ve dosya kapsamı göre davalının fuzuli şagil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Yerel Mahkemece kiracılık ilişkisinin varlığına yönelik maddi hata yapıldığını,
2. Davalı tarafın hiçbir zaman kiracı olmadığı gibi kiracı olduğuna dair hiçbir evrakta sunmadığını,
3. Davalı tarafın hem satın alma öncesi hem de satın alma sonrası fuzuli işgalci konumunda olduğunu ve de hiçbir bedel ödemeksizin söz konusu taşınmazı işgal ettiğini,
4. Her ne kadar Bakırköy 15. Noterliğinin 11.12.2013 tarihli İhtarnamesinde davalı tarafa kiracı olarak hitap edilmiş ise de müvekkilin bu şekilde bir kiracılık ilişkisine hiçbir zaman icazet vermediği gibi önceki malik ile gerçekte bir kira ilişkisinin de olmadığını,
5. Müvekkilinin sehven yazmış olduğu bir kelimenin bu denli bir haksızlığa sebep olmasına hukukun olanak vermemesi gerektiğini,
7. Kiracılık sıfatını ispatlamayan davalının kötüniyetli ve fuzuli işgalci olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil istemime ilişkin olup uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü maddesi.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
28.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.