YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/546
KARAR NO : 2023/1540
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen müdahalenin men’i, kâl ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili, davalıların 164 ada 2 ve 165 ada 28 mera parsellerine ev yaparak ve duvar çekmek suretiyle el attıklarını belirterek elatmanın önlenmesi, kâl ve eski hale getirme bedeli istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2012/913 Esas, 2014/72 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 24.03.2021 tarihli, 2017/3837 Esas, 2021/2081 Karar sayılı ilamında; mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporunda, davalılar tarafından 165 ada 28 mera parselinin F, G, H ile gösterilen kısımlarına el attıkları tespit edilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında 164 ada 2 parsel sayılı merada F, G, H ile gösterilen kısımlara elatmanın önlenmesine karar verilmesi,
3. Davacı Hazine dava dilekçesinde tespit edilecek zararın tahsilini talep etmiştir. Bu zarar sadece uzman bilirkişi tarafından belirlenecek meranın eski hale getirilmesi için gereken bedelidir. Mahkemece, talep olmadan İcra İflas Kanunu’nun 30 uncu maddesi hükmü gözardı edilerek davalılardan ayrıca muhdesatın yıkım bedelininde tahsiline dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Mahkemece müdahale edilen alanın karar verilen alandan daha fazla olduğunu, mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesi uyarınca hakim her iki tarafın iddia ve talebiyle bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez ilkesi gereğince mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen alanın 165 ada 28 parsel sayılı taşınmazda kaldığı belirlenmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında 165 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yapılan müdahalenin men’ine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 nci maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (G) numaralı bendinde yer alan “8 parsel” ibaresinin çıkartılarak yerine “28 parsel” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.