YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34210
KARAR NO : 2023/1807
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği süre yönünden reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/326 Esas – 2022/24 sayılı kararı
ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/802 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.08.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12.10.2021 tarihli araştırma tutanağına göre; PKK/KCK-PYD/YPG silahlı terör örgütlerinin eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilerek engellenmesi amacıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında kullanıcısı tespit edilemeyen 10000201958445 ID numaralı ”A. S.’ kullanıcı isimli Facebook hesabı üzerinden PYD/YPG silahlı terör örgütü içerisinde silahlı faaliyet yürüten örgüt mensubu kişilerin fotoğraflarının paylaşıldığı, 17.09.2013 tarihli paylaşımın incelenmesinde örgüt mensuplarının yer aldığı fotoğrafta elinde uzun namlulu silah bulunan şahsın sanık … olduğunun tespit edildiği,
Sanığın Osmaniye TEM Şube Müdürlüğünde müdafi huzurunda alınan 13.10.2021 tarihli ifadesinde, 2011 yılında iç savaş çıktıktan sonra Rasulayn bölgesinde bulunduğunu, YPG kontrolünde olan bir bölge olduğunu, bulunduğu eve YPG gelerek kendisinin YPG içerisinde bulunmasını istediklerini, zorunlu olarak 2012 yılında örgüte kendisini dahil ettiklerini, Terör Örgütünün kendisine A-47 Rusya yapımı Kaleşnikov marka piyade tüfeği ve silaha ait kullanıma hazır şarjörler verdiklerini, hücum yeleği giydiğini, silah sökülmesi ve takılmasını gösterdiklerini, ideolojik eğitim almadığını, eğitim veren komutanının adının Ahmet Gavan olduğunu, Resulayn bölgesinde kendisine uygulama noktasında geceleri nöbet verdiklerini, YPG’nin asayiş görevlerini yaptığını, YPG’nin iç kontrolünde asayiş konularında görev aldığını, yaklaşık 5 ay kadar YPG içerisinde bulunduğunu, hizmetinden dolayı aylık 5.000 Suriye parası, gıda ve giyim ihtiyaçlarının
karşılandığını, çatışmalara da katılması içinin YPG’nin talepte bulunduğunu ancak gözleri iyi görmediğinden çatışmalara katılmadığını, örgüt içerisinde 2012 yılı içerisinde 5 ay kadar faaliyette bulunduğunu, daha sonra pişman olarak örgüt içerisinde kaçtığını, gösterilen facebook fotoğrafında çember ile gösterilen kişinin kendisi olduğunu, 2012 yılında YPG içerisinde bulunduğu dönemde çekilmiş olan fotoğraf olduğunu, savunduğu,
Mahkeme huzurunda yapmış olduğu savunmasında ise, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini, PKK ile hiç bir ilgisi olmadığını, 17 yaşındayken üzerinde askeri kıyafet olan bir grubun Resulayn’a gelip kendisini bir yere götürdüklerini, götürdükleri yerde bir ay kaldığını, iki kez kaçmaya çalıştığını, sonra 3 ay cezaevinde tuttuklarını, işkence yaptıklarını, emniyet ifadesinde de cezaevinde üç ay kaldığını söylediğini, fakat yazılıp yazılmadığını bilmediğini, silah verdiklerini fakat herhangi bir silah eğitimi almadığını, elbise giydirip fotoğrafını çektilerini, sonra elbiseleri kendisinden aldıklarını, köyünüzü koruyun dediklerini, silah verdiklerini fakat silahın içinde mermi olmadığını, örgüt içinde herhangi bir görev almadığını, sadece bir kereye mahsus Suriye’nin 5.000 lirasını verdiklerini, gıda malzemesi alıp harcama yapmaları için bu parayı verdiklerini, iddianameye konu fotoğrafın yeni yakalandığında zorla çekildiğini, fotoğraftaki hiç bir şahsı tanımadığını, savunduğu,
Sanığın aşamalarda yapmış olduğu savunmalar, sanık hakkında düzenlenen araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Osmaniye Tem Şube Müdürlüğünde 13.10.2021 tarihli müdafi huzurunda alınan ilk beyanında, 2012 yılında Suriye ülkesinde PKK/KCK silahlı terör örgütünün Suriye ülkesindeki uzantısı olan YPG silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğünü, örgütün kendisine piyade tüfeği ve silaha ait kullanıma hazır şarjörler verdiğini, silah sökülmesi ve takılmasını gösterdiklerini, Resulayn bölgesinde uygulama noktasında geceleri nöbet tuttuğunu, YPG’nin asayiş görevlerini yaptığını, yaklaşık 5 ay kadar YPG içerisinde bulunduğunu beyan ettiği, her ne kadar sanık örgüt üyesi olmadığını savunmuş ise de, sanığın YPG silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğüne dair “Ahmed Sulaman” kullanıcı isimli Facebook hesabından paylaşılan sanığın YPG silahlı terör örgütü mensupları ile birlikte elinde uzun namlulu silah bulunan fotoğrafının mevcut olduğu, sanığın fotoğrafın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, her ne kadar sanık YPG’nin kendisini zorla götürdüğünü savunmuş ise de, sanığın 5 ay süre ile YPG içerisinde bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan beyanlarında cezaevinde tutulduğu ve işkence gördüğüne dair bir anlatımda bulunmadığı, her ne kadar sanık mahkememiz huzurunda YPG’nin zorla fotoğrafını çektiğini savunmuş ise de soruşturma aşamasındaki ifadesinde fotoğrafı zorla çektirdiğine dair bir beyanı bulunmadığı, bu sebeplerle mahkememizce sanığın YPG silahlı terör örgütü içerisine kendi isteği ve iradesiyle katıldığı kanaatine varılarak mahkememiz huzurunda yaptığı savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, sanığın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan ikrar niteliğindeki beyanlarına itibar edildiği, bu itibarla sanığın 2012 yılında Suriye ülkesinde YPG silahlı terör örgütüne katılarak silahlı askeri eğitim aldığı, Resulayn bölgesinde YPG silahlı terör örgütüne ait kontrol noktalarında silahlı olarak nöbet tuttuğu, bu şekilde YPG silahlı terör örgüt içerisinde beş ay boyunca faaliyet yürüttüğü, bu suretle sanığın PYD/YPG silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak örgütün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı ve örgütün emir ve talimatlarına göre hareket etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır.
Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.
Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S.383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s.280).
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; 2011 yılında iç savaş çıktıktan sonra Rasulayn bölgesinde bulunduğunu, YPG kontrolünde olan bir bölge olduğunu, bulunduğu eve YPG gelerek kendisinin YPG içerisinde bulunmasını istediklerini, zorunlu olarak 2012 yılında örgüte kendisini dahil ettiklerini, Terör Örgütünün kendisine A-47 Rusya yapımı Kaleşnikov marka piyade tüfeği ve silaha ait kullanıma hazır şarjörler verdiklerini, hücum yeleği giydiğini, silah sökülmesi ve takılmasını gösterdiklerini, ideolojik eğitim almadığını, Resulayn bölgesinde kendisine uygulama noktasında geceleri nöbet verdiklerini, YPG’nin asayiş görevlerini yaptığını, YPG’nin iç kontrolünde asayiş konularında görev aldığını, yaklaşık 5 ay kadar YPG içerisinde bulunduğunu kabul etmesi karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın temyiz aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildiren 07.09.2022 tarihli dilekçesinde örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediği nazara alındığında, gerekirse yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu;
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/802 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …