YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6968
KARAR NO : 2023/305
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine, birleştirilen davanın derdestlik-dava şartı yokluğu-nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 475 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, davalı …’in dava dışı Yaşar’dan 27.04.2015 tarihinde 6250/101317 hisseyi 2.500,00 TL bedelle satın aldığını, bildirim yapılmadığını, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarih ve 2017/2828 E., 2020/8783 K. sayılı bozma ilamı sonrasında, davacı taraf HMK’nın 125 inci maddesi gereğince seçimlik hakkını tapu iptal ve tescil isteminden yana kullanmıştır.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 475 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, davalı …’in dava dışı Yaşar’dan 27.04.2015 tarihinde 6250/101317 hisseyi 2.500,00 TL bedelle satın aldığını, Ömer’in satın aldığı bu hissesini 15.01.2016 tarihinde Yaşar’a 2.160,00 TL bedelle sattığı, yine Yaşar’ın da satın aldığı bu hissesini 18.01.2016 tarihinde Manevi ve İktisadi Kalkınma Vakfına bağışladığını, bu satış ve bağış işlemlerinin muvazaalı olarak önalım hakkının engellenmesi amacıyla yapıldığını belirterek, önalım hakkı nedeniyle tapu iptal ve tescile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı; davaya cevap vermemiştir.
2. Birleştirilen davada davalı … vekili; önalım ile ilgili açılan davalarla müvekkili arasında illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetle bağışı kabul ettiğini, bağış işleminin söz konusu olması halinde önalım hakkının kullanılamayacağını, davacının muvazaa ile ilgili iddialarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Birleştirilen davada davalı Yaşar Albayrak vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla; bozma kararına uyulduğu, davaların birleştirildiği, davacının seçimlik hakkını tapu iptal ve tescil isteminden yana kullandığı, dava konusu taşınmazın güncel tapu bilgileri incelendiğinde davacı …’nin dava konusu taşınmazda hissesinin bulunmaması nedeniyle asıl davanın davacının davada aktif husumet ehliyetinin bulunmayışından reddine, birleştirilen davada aynı davacı tarafından aynı taşınmaza ilişkin önalım hakkı kullanılmak suretiyle iki farklı dava açılmış olması nedeniyle birleştirilen davanın derdestlik dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuş
Dairemizin 05.07.2022 tarih ve 2022/2089 Esas, 2022/4754 Karar sayılı ilamında; hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; davanın tarafları ve hukuki nedeni farklı olduğundan derdestlik yönünden yapılan tespitin hatalı olduğunu, Ömer’in yaptığı devirlerin muvazaalı olduğunu, önalım hakkını bertaraf etmek için yapıldığını, Yaşar’ın birleştirilen dava yönünden UYAP kaydının silindiği halde vekiline vekalet ücreti takdir edildiğini, asıl davada da sadece Ömer yönünden vekalet ücreti verilmesi gerektiğini onun da vekilinin olmadığını, önalım bedeli üzerinden harç tamamlanması gerekirken bilirkişi tarafından belirlenen değer üzerinden harcın tamamlandığını, kararda harç iadesine dair hüküm kurulmadığını, kararın kaldırılmasını ve düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmayışı nedeniyle reddine, birleştirilen davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır. Önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Gerçekten; maddi yanılgı kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin gözardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bugüne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Bu yönde sayısız daire kararları olduğu gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.10.2002 tarih ve 2002/10-895 Esas, 2002/838 Karar sayılı kararında gösterildiği üzere; maddi yanılgıya dayalı onama ve bozma kararlarının karşı taraf lehine sonuç doğurmayacağı, sulh mahkemelerince verilen kararlara karşı karar düzeltme yolunun kapalı oluşunun maddi yanılgıya dayalı yargı kararlarının düzeltilmesine engel olamayacağı, hatalı biçimde hak sahibi olmanın evrensel hukukun temel ilkelerine ters düşeceği, maddi gerçeğin her zaman için adli gerçekten önce geleceği kabul edilmiştir.
Sonuç olarak; açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur.
2. Konusu belli bir değer ile ölçülebilen davalarda 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/a maddesi hükmünce karar ve ilam harçlarının 1/4 ü peşin olarak alınır. Yine aynı Kanun eki (1) sayılı tarifeye göre davanın reddi halinde maktu ret harcına hükmedilir. Anılan Kanun’un 31. maddesinde ise “peşin alınan karar ve ilam harcı işin hitamında, ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşılırsa fazlalık istek üzerine geri verilir” yazılıdır.
3.Değerlendirme
1. Eldeki her iki davada davacı taraf, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil talep etmiş, birleştirilen davada 492 sayılı Kanun’da öngörülen gerek dava açılırken gerekse yargılama esnasında toplam 3.429,20 TL peşin harcı yatırmak suretiyle talepte bulunmuştur. Yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğine göre peşin harçtan 59,30 TL maktu ret harcının mahsubundan sonra fazla yatırılan harcın da iadesine karar verilmesi gerekir. Bu yönün gözardı edilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirir.
2. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 05.07.2022 tarih ve 2022/2089 Esas, 2022/4754 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş ise de yazılı sebeple bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 05.07.2022 tarih ve 2022/2089 Esas, 2022/4754 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak bozulması gerekir ise de hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 nci maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 05.07.2022 tarih ve 2022/2089 Esas, 2022/4754 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA,
Hüküm fıkrasının 4. paragrafının hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Birleştirilen dava yönünden alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3429,20 TL harçtan mahsubu ile kalan 3369,90 TL harcın davacıya iadesine,” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.