Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5199 E. 2023/551 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5199
KARAR NO : 2023/551
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen suya elatmanın önlenmesi ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; suya elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacı köy tüzel kişiliğinin İçişleri Bakanlığı adına …Valiliği ile 01.03.2011 tarihli “Kesin İzin Taahhüt Senedi” imzalayarak koordinatları ve numaraları gösterilen bölmelerde 18,332 m² üzerinde su isale hattı için 49 yıllığına kullanım izni aldığını ve 28.04.2011 tarihinde saha teslim ve tesellüm tutanağı imzaladığını, ancak daha önce söz konusu su kaynağına ilişkin davalı … Tüzel Kişiliği aleyhine orman amenajman planında 207 ve 209 numaralı bölmelerde suya vaki elatmanın önlenmesi istemi ile açtığı davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2002 tarihli ve 2002/16 Esas, 2002/78 Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini ve kaynak suyunun her iki köyün müşterek kullanımına karar verildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince onanan hükmün 16.06.2003 tarihinde kesinleştiğini ancak, davalı tarafından orman amenajman planında 207 ve 209 No’lu bölmelerde akan suyun toplandığı yaklaşık 30 metre uzunluğunda boruların sökülmek suretiyle suyun dere yatağına akıtıldığını, yetkili makamlardan izin alarak yaptığı isale hattı tesisinin işlemez hale getirildiğini ileri sürerek suya (su isale hattına) elatmanın önlenmesine ve zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; kesin hüküm itirazında bulunarak davanın usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2013/139 Esas, 2014/53 Karar sayılı kararıyla; kesinleşen mahkeme kararına dayanılarak yapılan icra ve haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, davanın suya (su isale hattına) elatmanın önlenmesi ve tazmiat istemine ilişkin olduğu, davacı 01.03.2011 tarihli izin kapsamındaki yerlere davalının müdahalesinin önlenmesini talep etmiş ise de davalı, taraflar arasında görülüp kesinleşen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2002 tarihli ve 2002/16-78 E.K. sayılı kararına dayanmış olduğundan mahkemece, konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla mahallinde keşif yapılarak davacı ve davalının dayandıkları izin ve kesin hüküm kapsamlarının belirlendikten sonra aynı yere ait olan kısımlar ve izin kapsamında olup kesinleşen mahkeme kararı kapsamı dışında kalan yerler hakkında tarafların delilleri de toplanmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile suya elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Bozma kararında belirtilen hususların gerektiği gibi araştırılmadığı, davalı köyün 49 yıllığına kiralama işleminden bu dava ile bilgi sahibi olduğu, kesinleştiğini belirterek dayanılan mahkeme kararı ile suyun her iki köyün müşterek kullanımına tahsis edildiği ortada iken bu karar yok sayılarak ve resmi mercilere bildirmeden yapılan kiralama işleminin yasaya aykırı olduğu, davalının haksız müdahalesinin bulunmadığı nedenleri ile hüküm temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya (su isale hattına) elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.