Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13055 E. 2023/3517 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13055
KARAR NO : 2023/3517
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 768 parsel (yenileme ile … Mahallesi 18289 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.06.2015 tarihli ve 2015/53 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu Buruk Mahallesi 768 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan 377,89 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.06.2015 tarihli ve 2015/53 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; yargılama devam ederken davalılardan …’ın hissesinin 12.03.2015 tarih ve 3225 yevmiye numarası ile … oğlu …’ye, davalılardan …’ın hissesinin 12.03.2015 tarihli ve 3222 yevmiye numarası ile … oğlu …’ye satış yolu devredildiği anlaşılmış olup davalıların malik sıfatının kalmadığı gözetildiğinde, dava dışı olan yeni malikler davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve davaya konu taşınmazın tek olması ile davanın mahiyeti göz önünde bulundurularak davalılar lehine tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gibi, tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.06.2022 tarihli ve 2021/32 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve dava konusu … Mahallesi 18289 ada 1 parsel(eski Buruk Mahallesi 768 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu … Mahallesi 18289 ada 1 parsel taşınmazın kamulaştırılan 114,45 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yenileme çalışmaları ile kamulaştırmaya konu 377,89 m²lik yerin 114,45 m²lik kısmının İstiklal Mahallesi 18289 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde kaldığı belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın cephe aldığı yolun açılması sırasında onaylı imar planı dikkate alınarak yol sınırlarının belirlendiğini ve söz konusu imar planı ile yeni oluşan parsel çakıştırıldığında yolda kalan kısmın 59,07 m² olduğunu, objektif değer artış oranı ile belirlenen m² birim bedelinin yüksek olduğunu, kamulaştırılan 114,45 m²lik alandaki tel çit bedelinin hesaplanması gerekirken yenileme öncesi parseldeki kamulaştırılan 377,89 m²lik alandaki tel çit bedelinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, takyidatların bedele yansıtılmadığını, tescil talep edildiği halde terkine karar verildiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 26.07.2022 tarihli Hükmün Tamamlanması Ek Kararı ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasına, (9) numaralı “Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına,” şeklinde bent eklenmek suretiyle hükmün tamamlanmasına ve tamamlama şerhinin gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verildiği anlaşıldığından davacı idarenin takyidatların bedele yansıtılmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.

4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Buna karşın …, …, … ve kısıtlı … ile vasisi olduğu belirtilen …’in eldeki dosyada taraf olmadıkları halde gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmeleri ve davacı idare tarafından tescil talep edildiği halde terkin hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile; Mahkeme kararının;
a. Gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilen “…”, “…”, “…” ve “kısıtlı …” ile vasisi olduğu belirtilen “…” isimlerinin çıkartılması,

b. (1) numaralı bendinde yer alan “ve tapudan yol vasfı ile TERKİNİNE” ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.