Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7935 E. 2008/11598 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7935
KARAR NO : 2008/11598
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2001 yılında yapılan kadastro sırasında … İlçesi … Köyü 104 ada 8 parsel sayılı 8.137,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden ahşap samanlık ve tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … ve … adlarına, 104 ada 18 parsel sayılı 1.271,18m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı iddiasıyla her bir parsel hakkında ayrı dava açmıştır. Mahkemece, 104 ada 8 parsele yönelik davanın reddine, 104 ada 18 parsele ilişkin davanın ise kısmen kabulüne yönelik verilen kararların orman yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece ayrı ayrı bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.03.2005 gün 2004/13839-2005/3701 ve aynı gün 2004/13835-2005/3705 sayılı bozma kararlarında özetle: “Bir örneği dosyada bulunan tahdit haritası ile hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından yapılan hat uygulamasının açı ,eğim ve uzaklık itibariyle çelişik olduğu, raporun bu haliyle yetersiz olduğu, bu sebeple öncelikle 104 ada 8 ve 18 parsellere ilişkin dava dosyaları birleştirildikten sonra bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası, aplikasyon, orman rejimi dışına çıkarma haritası ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanıp değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman sınır noktasını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmazların tahdit haritasına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, dava dosyaları birleştirilerek davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek 104 ada 18 parselin tamamen, 104 ada 8 parselin ise … ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 2.990 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile işaretlenen 5.147 m2 yüzölçümlü kesiminin payları oranında … … ve … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 29.04.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, daha sonra 25.12.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre yazılı şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacı … yönetimi duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve birleşen 2005/13 esas sayılı dava dosyasında davanın kabulüne, temyize konu dosyada ise davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davalıların aleyhlerine dava açılmasına sebebiyet vermedikleri gerekçesi ile vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi doğru değil ise bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple hüküm fıkrasında yer alan “Davalıların dava açılmasına sebebiyet vermedikleri ve dava konusu yerin orman sınırları içinde kalıp kalmadığının tespitinin teknik bir konu olduğu anlaşılmakla yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak bunun yerine “Birleşen 2005/13 esas sayılı dosyada davanın kabulüne karar verildiğinden ve davacı … Yönetimi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 31/3 maddesi gereğince takdir edilen 150,00.- YTL’nin davalılardan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine,
Davacı … Yönetimi tarafından yapılan toplam 85,00.-YTL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2005/20 esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 31/3 maddesi uyarınca takdir edilen 100,00.- YTL’nin davalılardan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine,
Davacı … Yönetimi tarafından yapılan 300.- YTL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22.09.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.